Mal olmayan şeyi satmak, ona karşılık bir şeyi satmak (satın almak) batıldır, kan, ölü eti, hürrü (satmak) gibi. Aynı şekilde ümmü veledin, müdebberin satışı batılır. Mükatebin satışı da aynıdır, ancak izin verirse müstesnadır. Aynı şekilde, kıymeti olmayan şarap ve domuz gibisini paraya karşı satmak ta batıldır. Aynı şekilde kın (halis) köle, hürre katılıp satılsa temiz et leşe katılıp satılsa ve herbirinin ücreti beyan edilse de (satışı) batıldır. İmameyne göre kölede ve temiz ette, eğer ücret beyan edilmişse satış sahihtir. Müdebbere katılıp satılan kın’da veya başka birinin kın’nına katılan kın’da hissesi ile sahihtir. Vakfa katılarak satılan mülkte de aynı şekilde caizdir. Sahih olan budur. Eşyanın şaraba karşılık satışı veya aksi de fasittir. Domuza karşı satışı da fasittir.
Havadaki kuşu, avlanmamış balığı satmak caiz değildir. Veya tutulup havuza atılmış fakat tuzak olmadan alınamıyor veya kendi oraya girdi de giriş yeri kapatılmadı. Eğer tutulup havuza atılsa ve tuzak kullanmadan alınması mümkün ise satışı sahihtir. Rahimdeki yavrunun, yeni doğmuş olanın satışı caiz değildir. Memedeki sütün satışı caiz değildir. Sadefteki incinin satışı da aynıdır. Koyunun sırtındaki yünün satışı da caiz değildir. Ebu Yusuf son iki meselede muhaliftir. Koyundaki etin satışı, avcının serpmesinden çıkan (balıkların) satışı, çatıdaki kerestenin satışı, elbiseden bir zira’nın satışı caiz değildir, kesilmesi söylense de. Şayet kereste sökülse, zira’ kesilse ve satış fesh edilmeden evvel teslim edilse sahihe döner. Müzabene satışı caiz değildir. Bu, hurma ağacı üzerindeki meyvesini, toplanmış hurmaya (mukabil), tahmini ölçeğine karşılık satmaktır. Muhakale satışı da caiz değildir. Bu, tahminen başaktaki buğdayı, tahmini ölçek ile buğdaya karşılık satmaktır. Dokunmakla, atışmakla, üzerine taş koymakla olan satışlar da caiz değildir. Şöyleki bir eşyada pazarlık ediyorlar, müşteri şayet eşyaya dokunursa bey’ lazım gelecektir. Veya eşyanın üzerine taş koyuyor. Veya satıcı eşyayı müşteriye atıyor. (Müşteriye değerse malı almaya mecbur olsun.) İki elbiseden birini satmak caiz değildir, ancak müşteri dilediğini alması şartıyla müstesnadır. Mer’aların satışı caiz değildir. Kiraya da verilmez. Arılar, kovanları olmadan satılmaz. İmamı Muhammed buna muhaliftir. İpek böceği ve yumurtası satılmaz. Ebu Yusuf’a göre, ipek böceği kozası ile birlikte ise satışı caizdir. Yumurtası hakkında Ebu Yusuf’tan iki söz vardır. İmamı Muhammed’e göre, her ikisinin satışı caizdir. Seçilen görüş budur. Kaçmış kölenin satışı caiz değildir, ancak yanında olduğu zannedilene satılması caizdir. Eğer köle satış fesh edilmeden evvel dönüp gelse akit sahihe dönüşmez. Denildiki sahihe döner. Kadının sütü, sağıldıktan sonra da satılmaz. Ebu Yusuf’a göre cariyenin sütünde sahihtir. Domuzun kılı (bile) satılmaz. Fakat dikiş zarureti için onunla menfaatlenmek mubahtır. Ebu Yusuf’a göre az bir su, domuz kılı ile fasit olur. İmamı Muhammed’e göre fasit olmaz. Ademoğlunun kılının satışı ve onunla menfaatlenmek caiz değil dir. İnsan cüzlerinden bir şeyle de menfaatlenmek caiz değildir. Tabaklanmadan evvel ölü hayvanın derisi satılmaz. Tabaklan-dıktan sonra satışı caizdir ve onunla menfaatlenilir. Ölü hayvanın kemiği satılır ve onunla menfaatlenilir. Sinirleri, boynuzları, yünü, kılı ve tüyleri de aynı şekildedir. Filin kemiği de aynıdır. İmamı Muhammed buna muhaliftir. Çökmüş olan üst katın satışı caiz değildir. Su yolunun satışı ve hibe edilmesi de caiz değildir. Yol da bu ikisi sahihtir. Cariye diye bir şahsın satılınca köle çıkması ile satış caiz olmaz. Koç satsa ve (alınca) onu koyun bulsa, satış sahihtir ve (müşteri) muhayyerdir. Sattığı şeyi, sattığından daha az bir fiyatla daha ücreti öden-meden evvel satın almak caiz değildir. Aynı şekilde onu evvelki ücrete karşılık başka birşeyle birlikte satmak ücretini ödemeden evvel yine caiz değildir. Diğer şey de satış, hissesi ile sahihtir. Zeytin yağını, kendi kabıyla tartması ve yağdan her bir kab için belli miktarı düşmesi (şartı) üzere satış caiz değildir. Kabın ağırlığı kadarını (darasını) düşmesi şartıyla sahihtir. Eğer kab ve miktarında ihtilaf etseler, söz müşterinin dediğidir. Şayet bir müslüman bir zimmiye şarabı satmak veya almak ile emretse sahihtir. İmameyn buna muhaliftirler. Aynı şekilde ihramlı olan biri, ihramsız birine kendi avını satmasını emretmesi sahihtir. Şayet bir kafir, müslüman bir köle alsa veya mushafi şerif satın alsa sahihtir, mülkünden bunları çıkartması ile emredilir. Aynı şekilde aktin gerektirmediği ve biri için menfaat gerektir meyen şartla satış sahihtir. Satın alınmış hayvanı satmamak şartı gibi. (Dilerse satın alan hayvanı satabilir.) Şayet aktin gerektirmediği bir şeyi şart koşsa ve bunda akit yapanlardan biri için veya mebi için hak edilen menfaat varsa, bu satış fasittir. Müşterinin köleyi hür etmesi veya müdebber yapması veya mükatep yapması şartı gibi veya cariyeyi ümmü-veled yapması şartı gibi. Şayet müşteri köleyi hür etse, satış sahihe dönü şür. Müşteri üzerine ücreti vermek lazım gelir. İmameyne göre sahihe dönüşmez, kıymeti vermesi gerekir. Satıcının köleyi bir ay hizmet ettirmesi şartı gibi veya binada oturması şartı gibi veya ay başına kadar mebiyi teslim etmeme şartı gibi. Veya müşteri satıcıya bir miktar para verecek veya ona bir hediye hibe edecek veya satıcı kumaşı kesip cübbe veya gömlek dikecek veya takunya yapacak veya takunyaya kayış takacak şartları gibi. Takunya da, istihsanen sahihtir. (Zira herkes bunu yapamaz.) Cariyeyi, karnındaki yavrusu hariç satmak caiz değildir. Nevruza kadar, mihrecana kadar, hıristiyanların orucuna kadar, yahudilerin iftarına kadar satış, eğer akit yapanlar bunları bilmiyorsa caiz olmaz. Hasat vaktine kadar, harman dövümüne kadar, bağ bozumuna kadar, koyun tüylerinin kırpılmasına kadar, hacıların dönmesine kadar olan satış caiz değildir. Şu vakitlere kadar olan kefalet sahihtir. Eğer vakti gelmeden evvel müddeti düşürse satış sahihtir. Aynı şekilde mutlak olarak satsa, sonra şu vakitlere kadar müddet verse sahih olur. Her kim binasından hisse-sini satsa ve akit yapanlar bu hisseyi bilse caizdir. Ebu Yusuf buna muhaliftir. İmamı Muhammed’e göre müşterinin bilmesi yeterlidir. <!--[if !supportFootnotes]-->
<!--[endif]-->
Bu zamanda bu zaruret kalkmıştır, zira pilastikten yapılan sert ve esnek şeyler kıla gerek bırakmaz.
Organ nakline fetva verenlerin meseleyi iyi düşünmesi gerekir.
Yağmur suyunun aktığı kanallar satılmaz, zira suyun akması için bırakılmıştır. Fakat arsaların kenarındaki yollar arsadan sayılır, sahibi tarafından satılabilir.