Okullara uyuşturucu alarmı veriliyor!
Sarsılmıyor musunuz? Beğenmediğimiz geçmişte, böyle bir hal kabul edilebilir miydi? Mesela 50’li, 60’lı, 70’li yıllarda... “Kumar” bu kadar yaygın mıydı? Bir kere, “kavram” olarak başka bir şeydi. Ayıptı, gizliydi. Bu anlayış bile, toplumda “bir güvenlik kuşağı” oluşturur. Simdi oluşturabiliyor mu? Fuhuş da öyle, yolsuzluk da. Zinanın suç olmasının kaldırılması esnasındaki mücadeleleri, yazılıp çizilenleri, tartışmaları, TBMM’deki yaşanan olayları hatırlayın. Zannedersiniz ki “genelev patronları” ülkeyi istila etmiş. “Kavram” telakkisinin oluşturduğu subjektif güvenlik kuşakları kalktı. Tonlamalar, geçişkenlik tuzakları, benzeşme hileleri, adeta bir “kültür yıkımı propagandası” halinde etkili olmaya başladı. Asıl mesele burada. Her ilgi alanının bir mafyası oluştu. Çek-senet mafyası, ihale mafyası, arsa mafyası, şu-bu.
Bir şeyleri düşünmenin zamanı gelmedi mi artık? Bir “manevi-kültürel buhran” içinde miyiz, değil miyiz? İnternete getirilen (üstelik tercihe dayanan) bir “filtre programı”na gösterilen tepkileri görünce “Aman Ya Rabbi!” demekten kendimizi alamıyoruz.
Köşe başını tutmuş liberal aydınlar, muhafazakâr demokratlar, gazeteciler nasıl da savunuyorlar tamamen serbestliği. Her şeyin serbest olması, ferdi ve toplumu nereye götürür? Hiç düşünülüyor mu? Sebebi olduğumuz hallerin sonucundan şikâyete hakkımız yok! Liberalizm ve kapitalizmin bireyi, bir ekonomik insandır. Zenginleşmeyi ve özgürleşmeyi düşünür. Peki “insan olmak” için bu yeter mi? O adam, özgürleşmek ve zenginleşmek için neler yapacak; sonra da o özgürlüğü ve zenginliği nasıl kullanacak, nasıl yaşayacak? Bu insanın sorumluluk bilinci ve kişiliği nasıl oluşacak? İlkeli, kişilikli, sevgi ve saygı insanı; sorumluluk bilincinin insanı bireyi nasıl var olacak? Bir birey, cezalandırılmayacağından emin olduğunda; niçin çalmayacak, niçin rüşvet almayacak, niçin zulmetmeyecek? Bu soruların cevabı, hangi ‘izm’de var?
| < Önceki | Sonraki > |
|---|









