BERAAT GECESİ
Evvela Mukadderat-ı Beşeriye’nin tayin edildiği bu gecenin tüm İslam alemi için hayırlara vesile olmasını ve zamanın kutbu, müceddidi, kamil-i mükemmil Mahmud Efendi Hazretleri için hayırlı uzun ömürlere vesile olmasını Cenâb-ı Haktan niyaz ederiz.
Duhan Sûresinin 2.3.ve 4. âyetlerinin Berat Gecesinden bahsettiği bildirilmektedir.
"O apaçık kitaba and olsun ki, biz onu gerçekten mübarek bir gecede indirdik. Çünkü biz onunla insanları uyarmaktayız. Bütün hikmetli işler o gecede tefrik olunur."
Bu âyetler hakkında iki görüş vardır. Çoğu tefsir bilginlerinin görüşüne göre, bu mübarek gece Kadir Gecesidir. İkrime bin Eb-i Cehil'in de dahil olduğu bir grup alim ise; bu gecenin Berat Gecesi olduğunu söylemişlerdir.
Bu gecenin fezâili çoktur. Bu mübarek ayın değerini bilerek ibadetlerimizi yapmalı, alemlerin Rabbinden af dilemeliyiz.
Şöyleki; Rasûlüllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz şöyle buyurmuşlardı:
“Recep, Allah’ın ayıdır. Şaban, benim ayımdır. Ramazan, ümmetimin ayıdır”. Mübarek Recep ayının ardından gelen Şaban ayı Rasûlüllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in ayıdır.
Şaban ayının önemli özelliklerinden biri Beraat gecesi gibi müstesna bir gecenin bu ayın içinde bulunmasıdır.
Ebu Hüreyre (Radıyallahu Anh)’dan rivayet edildiğine göre: Rasûlüllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz şöyle buyurmuştur:
—“Şaban ayının on beşinci gecesinin ilk vaktinde Cebrail (Aleyhisselam) bana geldi; şöyle dedi:
—“Ya Muhammed, başını semaya kaldır” deyince
—“Bu gece nasıl bir gecedir? Diye sordum. Şöyle anlattı:
—“Bu gece, Allah-u Teâlâ, rahmet kapılarından üç yüz tanesini açar. Kendisine şirk koşmayanların hemen herkesi bağışlar. Meğer ki, bağışlayacağı kimseler büyücü, kâhin, devamlı şarap içen, faizciliğe ve zinaya devam eden kimselerden olsun. Bu kimseler tövbe edinceye kadar, Allah-u Teâlâ onları bağışlamaz.
Gecenin dörtte biri geçtikten sonra, Cebrail yine geldi ve şöyle dedi: "Ya Muhammed başını kaldır. Bir de baktım ki, cennet kapıları açılmış.
Cennetin birinci kapısında dahi bir melek durmuş şöyle sesleniyor: "Ne mutlu bu gece rüku’ edenlere.
İkinci kapıdan dahi bir melek durmuş şöyle sesleniyordu: "Bu gece secde edenlere ne mutlu".
Üçüncü kapıda duran melek dahi, şöyle sesleniyordu: "Bu gece dua edenlere ne mutlu." Dördüncü kapıda duran melek dahi şöyle sesleniyordu: -"Bu gece, Allah'ı zikredenlere ne mutlu".
Beşinci kapıda duran melek dahi, şöyle sesleniyordu: "Bu gece Allah korkusundan ağlayan kimselere ne mutlu."
Altıncı kapıda duran melek dahi, şöyle sesleniyordu: "Bu gece Müslümanlara ne mutlu." Yedinci kapıda da bir melek durmuş şöyle sesleniyordu: "Günahının bağışlanmasını dileyen yok mu ki, günahları bağışlansın.
Bunları gördükten sonra, Cebrail'e sordum: "Bu kapılar ne zamana kadar açık kalacak?
Şöyle dedi: "Ya Muhammed, Allah-u Teâlâ, bu gece, Kelp kabilesinin koyunlarının tüyleri sayısı kadar kimseyi cehennemden azat eder."
Hz. Aişe (Radıyallahu Anhâ) anlatıyor: "Rasûlüllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdular ki: "Allah-u Teâlâ Hazretleri, Nısf-u Şa'ban gecesinde (Beraat Gecesi) dünya semasına iner ve Kelb kabilesinin koyunlarının tüyünün adedinden daha çok sayıda günahı affeder."
Yine Rasûlüllah Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdular ki; "Şâban'ın 15. gecesi geldiğinde geceyi uyanık ibadetle, gündüzü de oruçlu olarak geçirin. O gece güneş battıktan sonra Allah rahmetiyle dünya semasına tecelli eder ve şöyle seslenir:
"İstiğfar eden yok mu, affedeyim ve bağışlayayım. "Rızık isteyen yok mu, hemen rızık vereyim.
"Başına bir musibet gelen yok mu, hemen sağlık ve afiyet vereyim.
"Böylece tan yerinin ağarmasına kadar bu şekilde devam eder."
Rasûlüllah Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu gecede şöyle dua yaptığı rivayet edilmiştir;
اللهم أعوذ بك من عقابك وأعوذ برضاك من سخطك وأعوذ بك منك لاأحصي
ثناء عليك أنت كما أثنيت علي نفسك
"Allahım ! Azabından affına, gazabından rızana sığınırım, Senden yine Sana iltica ederim. Sana gereği gibi hamd etmekten âcizim. Sen Kendini sena ettiğin gibi yücesin."
Bu gecede yapılacak ibadet hususunda Mahmud Efendi Hazretlerimiz şöyle buyurmuşlardır;
Kitaplarımızda her şey yazılıdır. Beraat gecesinde kılınacak 100 rekât namaz var, her rekâtında 10 ihlas-ı şerif okunacak. Bir gecede kılamazsan 10 günde 10'ar rekât kılarsın. 100 rekât olmuş olur. Ve bin tanede ihlâs okumuş olursun.
Rasûlüllah Efendimiz buyurdu ki; "Bin tane ihlâs-ı şerif okuyan kişi canını cehennemden satın almış olur." Kaza namazı da mühimdir, kazası olan da kaza kılsın. Bizim mezhebimizde kazası olan nafile kılamaz diye bir şey yok. Niye geldin dünyaya? Niçin yaratıldık? Kazada kılacaksın, nafilede. Mevlâ Teâlâ buyuruyor; "Ben cinleri ve insanları ancak beni bilsinler ve ibadet etsinler için yarattım." (Zâriat 56)
Allah-u Teâlâ’dan cümlemizi bu geceden hakkıyla istifadeye muvaffak kılmasını niyaz ederiz.
Allah’ın Rahmeti ve Bereketi üzerinize olsun…
| < Önceki | Sonraki > |
|---|









