<<Hazreti
Hoca Ubeydullah Ahrar kuddise sırruhu der ki, ‘Şayet şeyhlik ve irşad
makamında olsaydım, asla alemdeki şeyhlerden hiç birisi mürid bulamazdı. Lakin
gayb aleminden başka bir işle emrolundum.”
Bu, şeriatı rağbetlendirmek, dini kuvvetlendirmektir. Bu sebeble sultanlarla sohbeti seçmiş ve onları tasarrufu ile kendine boyun eğdirmiş, onlar vasıtasıyla şeriatı rağbetlendirmiştir.>>
Deriz ki:
Bu yüce Nakşi yolunun bazılarının kontrolünde olduğunu, onların düzenlerine
alet olduğunu zırvalayan yeni yetme müçtehid bozuntuları, sahte şeyhleri ve
tarikatları bahane ederek islamı en güzel şekilde yaşayan şu büyüklere dil
uzatmaktadır. Bunlar hangi Allah dostlarına dil uzattıklarının farkında
olamyacak kadar cahil olan zavallılardır. Onlara cevap vermeye de gerek yok ama
asıl bizim derdimiz, saf kardeşlerimizi kandırıp itikadlarını bozmalarına mani
olmak, ehli sünnet cemaatini muhafaza etmektir.
Dikkat
ederseniz mensubu olduğumuz Nakşi yolunun şeyhleri ve tekkeleri, daime
gösterişten ve şafşatadan uzaktır, sade bir şekilde sünneti seniyyeyi ihya
ederler, fazla kalabalıklara itibar etmezler. Büyük büyük binalar yapmaz ve çok
toplulukları biraraya getirmek istemezler. Zira az ve öz olmasına dikkat
gösterirler. Kimsenin koltuğunda ve makamında, fabrikası ve parasında, elindeki
nimetlerde asla gözleri yoktur. Dünyaya metelik vermezler, bütün masivayı gönül
sahasından silip atarak sadece baki Olan Mevla’ya yönelirler.
Şeyh diye
bilinen nakısların derdi keramet, el öptürmek, adam etraf çoğalmak iken, bizim
büyüklerimnizin derdi sadece Efendimiz s.a.v in getirdiği dinin bütün cihana
hakim olup ışık tutması, herkesi kurtaracak bir halde kuşatması, dünya ve
ahıret saadetine nail olmasıdır.
Dertleri
sünneti ihya ve islamı revaçlandırmak olan bu büyüklere dil uzatan zalimler,
attıkları iftiralarında boğulacaktır, ama uşaklık ettikleri siyonist güçlere de
asla yaranamayacaklardır. İngiliz devleti, dominyon bakanlığı adı altında
kurduğu bir müessese ile islam aleminin her tarafına sahte alimler ve şeyhleri
yerleştirmiş, islamı değişik yorumlamakla insanların kafasını karıştırmıştır.
Ama Nakşi yoluna bir türlü diş geçiremediklerinden, rabıtayı inkara
kalkışmışlar ve müslümanlar ile Allah dostlarının bağlantısını kesmeye
kalkışmışlardır.
Kafkaslarda uzun seneler Ruslara karşı cihad
eden şeyh şamil k.s., Halid-i Bağdadi k.s. nun müridi idi. Manevi tasarrufla
askerlerini yetiştirmiş ve Ruslara kök söktürmüştü. Nezaman hatmi haceyi terk
etmişler, o zaman Ruslara yenilmişlerdir. Bu hususta şeyhi onu ikaz etmiş,
niçin hatmi haceyi terk ettiniz deniştir.
İslamın bütün asırlarda galibiyyeti, Allahın yardımının gelmesi hep Allah
dostlarının duaları bereketiyle hasıl olmuş, melekler ve gayb adamlarının
zuhuruyla islam orduları galib olmuşlardır. Şimdi bu galibiyyet ve yardım
nerde? Çünkü müslümanlar rabıtayı ve tevessülü inkara kalkıştılar, Allahu teala
da yardımını indirmiyor. Mesele budur, eğer tekrar dönersek, Allahu teala da
yardımıyla bizlere döner ve aziz eder. Değilse sürünmeye mahkumuz…İşte islam
alemindeki olaylar ve hareketler! Neticeye varan, galib olup islamı tatbik eden
varmı? Sadece şucu-bucu laflarıyla birbirimizi yemeye yok etmeye çalışıyoruz.
Düşman da bunu istiyor. Allahu teala tez zamanda doatlarının safında
birleştirsin ve galib eylesin. Sitemizde Efendi Hazretlerinin k.s. duasını
okuyalım ve hangi şeyleri taleb ettiğini görüp biz de öyle olmaya çalışalım. Bu
Allah dostlarını iyi tanımak için onlara yakın olmak, sözlerini dinlemek,
hallerini anlamak lazım.
| < Önceki |
|---|









