.

.

Bilinmeyenler

E-posta Yazdır PDF

İsmet Baba Tekkesi

vakf-2.jpg İsmet Garibullah k. s. Tekkesi, İsmailağa sokağından girilip devam edilirse yolun sonunda büyük bir arsa içinde camisi ve Efendi Baba Ali Haydar Efendi k.s. nun evi ayrıca İsmet Garibullah  k.s. ve Halil Nurullah k.s. ile bazı zevatın kabri şeriflerini ihtiva eden bir mübarek mekandır.
Kendisi Edirne'de Sultan camiinde hizmeti sürdürürken o taraflardaki hocala rın tarikatı ve rabıtayı inkarı yüzünden padişaha haber vermiş ve mani olun malarını istemiş, aksi takdirde Trakya'nın elden çıkacağını bildirmiştir. Söz dinlenmediği için ordan istanbul'a gelip önce Kuca Mustafa paşa'ya ordan şimdiki Tekke dediğimiz arsayı alıp vakfetmiştir. Tekkeyi buldunuz ama mürşi di yitireceksiniz diyerek kısa bir müddet sonra vefat edeceğine işaret eyle miştir. 
Kendisinden sonra Halil Nurullah k.s. görevi devam ettirmiş ve vefatında şeyhinin ayak tarafına defnedilmiştir. 
Pazartesi, 04 Ağustos 2008 18:03 tarihinde güncellendi
E-posta Yazdır PDF

Adapazarlı Bilal Efendi

336423_2.gif.jpg

 
Adapazarlı  Bilal Efendi (Allah rahmet eylesin), çok sadık ve çalışkan bir derviş idi. Efendi Hazretlerine çok hizmet etmiş, beraber seferlerde bulunmuş ve şakayı severdi. Efendi Hazretlerine nazı geçerdi. Hatta bir seferinde, Efendi Hazretlerini kucaklayıp illede uyuması yatağına yatırmıştır.
Kendi isteğini yapmak için taktik denemiş, hac yolculuğuna hazırlanmış, biletini almış giderken Efendi Hazretlerine uğrayıp izin istemiş;

 

Cuma, 01 Ağustos 2008 19:00 tarihinde güncellendi
E-posta Yazdır PDF

İsmailağa'nın Tamiratı

i-ismaila-.jpg
 
İsmailağa Camminde 80 li yılların ortalarında bir tamirat olmuştu, fakat iş uzun sürdü. O kadar ki camiyi tamir edip boya yapacağız dediler ama iş öyle değilmiş. Caminin tekkeyi andıran bütün işaretleri nerdeyse kazınmış ve değiştirilmiştir. Boyası, sıvası, mermerleri, mihrabı,
Cuma, 01 Ağustos 2008 18:47 tarihinde güncellendi
E-posta Yazdır PDF

Hurşit Dayı

cuppeler2.jpg Cemaatin en renkli isimlerinden olan Hurşit dayı, ilmi olmadığı halde çok işler görmeye azmetmiş yaşlı bir amcaydı. Namazları en ön safta kılardı. Taviz verenlere karşı gelirdi. Bir gün beni yolda gördü ve cübbemin yakalarına yapıştı:
-"Bunlar nee" diye haykırdı. Ben,
-"İhsan Efendiye sor" deyince, baktı ki iş büyük hocalara dayanıyor beni bıraktı. (Allah gani gani rahmet eylesin.)
 
Bir gün Samsun taraflarında bir camiye tebliğ için gitmişler. Camiye girince ayakkabılıkta bir şapka görmüş ve tutup şapkayı dışarı atmış. Ama şapka
Cuma, 01 Ağustos 2008 13:41 tarihinde güncellendi
E-posta Yazdır PDF

İsmaliağa-Kabe Alakası

ismailaga00215ft.jpg

 

İsmailağa camiinin mazisi, orayı vakfeden Şeyhul-islam İsmail Efendi ile başlar. Aynı aileden olan İsmail Efendi ve diğer dört şeyhul-islam avludaki kabristanda yatmaktadır.

İsmail Efendi, Hicaz da şeyhul-islamlık vazifesi görmüş, İstanbula gelince yaşadığı evini Allah yoluna vakfetti. Camisinin kubbe altında kalan kısmı -sütunların arası- Kabe'nin ölçüsüne göredir.  Avlunun ötesinde kalan kısmı medrese olarak inşa ettirmiştir.

Osmanlıdan sonraki dönemde cami ve medrese harabeye dönmüş, hatta son dönem resimlerinde kubbenin üzerinde otlar ve ağaçlar bitmişti.

    1950 lerde Ali Haydar Efendi Baba k.s. nun emri ile tamir edildi ve Mahmud Efendi k.s. orada imamlık vazifesine başladı. Cami tamir edileceği zaman içeriyi bazı kimseler ev olarak kullanıyordu. Hatta minberin altından bir kaç el arabası insan pisliği atıldığı söylenmiştir.

Daha sonra camiye ilaveler yapılmış ve şimdiki halini almıştır. Fakat medrese bölümü hala daha kapalıdır, belki Kütüphane olarak kullanılması mümkün olabilir.  

 

Çarşamba, 06 Mayıs 2009 04:58 tarihinde güncellendi

Daha Fazla İçerik...

Sayfa 1 - 2

  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »

Yasal uyarı : Sitedeki sohbet, yazı ve resimler; üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan ve kaynak göstererek alınabilir.
Üzerinde değişiklik yapılması, ticari amaçla kullanılması hukûken yasaktır.