| Abide şahsiyet, muhteşem sözler.. |
|
|
|
| Yazar Rehnüma | |
| Salı, 02 Haziran 2009 | |
|
Ebu Muhammed ed-Darimi müsnedin’de rivayet etti ki, Yakub ibni İbrahim, Muhammed ibni Ömer ibn-il Kümeyt’ten o da Ali ibni Vehb el-Hemedani’den o’da ed-Dahhak ibni Musa’dan rivayet etti ki, Süleyman ibni Abdülmelik el-Mervan Mekke’ye giderken Medine’ye uğradı ve birkaç gün kaldı. Bir ara dedi ki, “peygamberimizin arkadaşlarından Uhud savaşına katılan bir sahabe var mı?” o’na, “Ebu Hazım radıyellahu anhu var” dediler. Yanına gitti, odasına girip ona dedi ki: - İsabetli konuştun ya Ebu Hazım. Peki, yarın Allahu teala’nın huzuruna varışımız nasıl olacak? - İyi olanlar, kaybolup ta sonradan ailesine dönenler gibi (sevinçli), günahkârlar ise efendisinden kaçmış köle gibi (mahcup ve hüzünlü) dönerler. Halife Süleyman: “Allah katında halimiz ne olacak?” diye ağlamaya başladı. Ebu Hazım radıyellahu anh şöyle dedi: - Yaptıklarını Allahın kitabı ile karşılaştır o zaman öğrenirsin, dedi. - Peki, neresi ile karşılaştırayım? - Şu ayeti kerime'ye; “muhakkak rablerine verdikleri sözlere sadık kalan iyi kullar elbette Naim cennetinde, günahkarlar ise elbette cehennemdedirler” (infitar: 13) - Öyleyse Allahın rahmeti nerededir ya Ebu Hazım? - Elbette ki Allahın rahmeti rablerine verdikleri sözlere sadık kalan iyi kullara çok yakındır. - Ey Ebu Hazım Allahın en kıymetli kulu kimdir? - Kişilik sahibi, akıllı insanlardır. - Hangi işleri yapmak daha faziletlidir? - Günahlardan sakınmakla birlikte farzları eda etmek. - Hangi dua kabule daha layıktır? - İyilik gören kişinin iyilik edene duası daha makbuldür. - Hangi sadaka daha faziletlidir? - Muhtaç olana, kendisinde başa kakma ve eziyet olmayan, onun haline en müsait olan miktarı vermek. - Hangi söz daha adildir? - Kendisinden korktuğun yahut ta faydasını umduğun kişinin karşısında gerçeği konuşmaktır. - En akıllı mümin kimdir? - Allah itaata gayret eden ve insanları da buna yönelten kişidir. - En akılsız mümin kimdir? - Zalim arkadaşının istek ve arzularına uyarak alçalan ve böylece ahiretini başkasının dünyalığı için satan kişi. - Çok isabetli konuştun. Peki, bizim içinde bulunduğumuz durum hakkında ne dersin? - Ey müminlerin emiri söyleyeceklerimden dolayı beni mazur görürmüsün? - Hayır! Fakat faydalı bir nasihat olursa müstesna. - Ey müminlerin emiri babaların insanları kılıçları ile kahrettiler, bu mülkü, Müslümanlarla istişare etmeden, onların rızası olmadan zorla aldılar. Hatta onlardan birçoğunu öldürdüler. Nihayet bırakıp gittiler. Keşke onların ne dediklerini ve onlar hakkında insanların dediklerini bileydin. Orada oturanlardan birisi, “ne çirkin şeyler konuştun ey Ebu Hazım” dedi. Ebu Hazım radıyellahu anh’ta cevaben: - Yalan söyledin. Zira Allahu teala âlimlerden, insanlara hakkı söyleyeceklerine ve onlardan hiçbir şey gizlemeyeceklerine dair söz aldı. Süleyman dedi ki: - Bizim nasihatimiz ne şekilde olmalı? - Övünmeyi bırakırsınız, kişilikli olmaya yapışıp taksim edeceğiniz şeyleri insanlara eşit taksim edersiniz. - O mallardan almamız nasıl olmalı? - Helalinden alırsınız. Kalanını da ehli olanın yanına bırakırsınız. - Ey Ebu Hazım bizimle beraber olmaz mısın ki, biz senden sende bizden istifade edesin. - Allaha sığınırım. - Neden böyle söyledin. - Size meyledip hakkı söyleyememekten ve Allahın bana hayatın ve ölümün kat kat azabını tattırmasından korkarım. - İhtiyaçlarını söyle yerine getirelim. - Beni cehennemden kurtarıp cennete girdir. - Böyle bir imkânım yok. - Benim bundan başkasına ihtiyacım yok ki. - O zaman bana dua et, dedi Süleyman. Ebu Hazım’da: - Ey Allahım! Eğer Süleyman senin dostun ise ona dünya ve ahiret hayırlarını kolay eyle. Eğer düşmanın ise onu perçeminden tut sevdiğin ve razı olduğun işlere götür, şeklinde dua edince Süleyman: "Hiçbir zaman Allahın düşmanı olmadım" dedi. - Eğer Allaha dost birisi isen kısa fakat altında çok manalar yatan bir dua yaptım. Eğer Onunla dost değilsen kirişi olmayan yaydan ok atmaya çalışmayayım. - Bana tavsiyede bulun. - Sana kısa ve öz bir tavsiyede bulunacağım; rabbine tazim et (hürmet göster). Seni yasakladığı yerlerde görünmekten, emrettiği yerlerde de görünmemekten sakın. Kurtubî tefsiri:1/338-Dârimî Müsned Yorumlar
(0)
|
| Sonraki > |
|---|




