| Ehli Hak derki: |
|
|
|
| Yazar Mustafa Tezel | |
| Pazartesi, 28 Temmuz 2008 | |
|
Bunlardan her bir hassa ile, o hassa ne için vaz' edilmiş ise o şey üzerine vakıf olunur. Haberi sâdık iki kısımdır. Birisi haberi mütevâtirdir. Bu, yalan üzerine ittifakları tasav vur olunamayan bir topluluğun lisanları üzere sabit olan haberdir.
Bu, zaruri ilmi gerek tiricidir. Eski zamanlarda yaşayan sultanları bilmek, uzak beldeleri (bilmek) gibi.
İkinci nevi, mucize ile kuvvetlendirilmiş Peygamberin haberidir. Bu, istidlâli ilmi gerektirir. Bununla sabit olan ilim yakin ve sebatta, zaruret ile sabit olan ilme benzer. Akıl, diğerleri gibi ilme sebebtir. Bedahetle ondan sabit olan zaruridir. Her şeyin, cüz'ünden büyük olduğu gibi. Akıldan istidlal ile sabit olan kesbidir.
İlham ehli hak indinde, bir şeyin sıhhatini bilmek sebeblerinden değildir. Araz, zatı ile kaim olmayandır. Renkler, oluşlar, tadlar ve kokular gibi cisimlerde ve cevherlerde ortaya çıkarlar. Alemi icat eden Allahu Teala'dır. Birdir, kadimdir, diridir, kadirdir, alimdir, semi'dir, basirdir, dileyendir, irade edendir. Araz, cisim, cevher değildir. Şekillenmiş, sınırlanmış, adetlenmiş, kısımlara ayrılmış, cüzlere bölünmüş, terkib edilmiş, nihayeti olan değildir. Maiyyet ile, keyfiyyet ile vasıflanmaz. Bir mekanda mekan tutmaz.(2) Üzerine zaman cari olmaz. Hiçbir şey ona benzemez. İlmin den ve kudretinden hiçbir şey çıkmaz.
Allah için ezeli olan ve zatı ile bulunan sıfatlar vardır.
Bunlar ne O, ne de O'nun gayrısıdır. Bunlar ilim, kudret, hayat,
kuvvet, semi', basar, irade, meşiyyet, fiil, tahlık, terzık Tekvin, Allah (Celle Celaluh)'ın ezeli sıfatı dır. Bu, alemi ve onun her bir cüzünü, meydana geleceği vakitte icat etmesidir. Bize göre tekvin, mükevvenin gayrısıdır.
İrade, Allah (Celle Celaluh) 'nı sıfatı olup Zatı ile kaimdir. Allahu Teala, kulların küfür, iman, taat ve isyandan olan bütün fiillerini yaratıcıdır. Bunların hepsi, Allahın iradesi, dilemesi, hükmü, kazası ve kaderi iledir. Kullar için ihtiyari fiiller vardır. Onlarla sevablanır ve azaba uğratılırlar. Bunlardan güzel olanları, Allah’ın rızası iledir. Çirkin olanları rızası ile değildir. İstita'at, fiille birliktedir. Bu fiilin kendisi ile meydana geldiği kudretin hakikatıdır. Bu isim, sebeplerin, aletlerin, azâların selameti üzerine de söylenir. Teklifin sıhhatı şu istita'- ata dayanır. Kul, takatında olmayan ile teklif olunmaz. İnsana vurmanın akabinde vurulan kişide duyulan elem, insanın kırması akabinde bardakta ortaya çıkan kırıklık ve buna benzeyen şeylerin tamamı Allahın mahlukudur. Kulun bunların yaratılmasında bir tesiri yoktur. Maktul, eceli ile ölmüştür. Ölüm, ölü ile kaimdir. Ecel tektir.
Haram rızıktır. Herkes, helal olsun haram olsun kendi
rızkını tam alır. Bir insanın rızkını yememesi tasavvur edilmez. Veya
başka sının onun rızkını yemesi (tasavvur edilmez.) Kafirler için ve bazı asi mü'minler için kabir azabı vardır. İtaat ehlinin kabirde nimet lenmesi vardır. Münker ve Nekir'in suali sem'î delilllerle sabittir. Öldükten sonra dirilmek haktır. Terazi (mizan) haktır.
Kitap haktır, sual haktır, havzu kevser haktır, sırat haktır,
cennet haktır, ateş haktır. Bu ikisi yaratılmış olup mevcutturlar. Baki
olup fani olmazlar ve içlerinde bulunan ahalileri de fani olmaz.
Mü'minlerden büyük günah işleyenler cehennemde ebedi kalmazlar. Ameller, imanın nefsinde ziyadelik yapar, iman artmaz eksilmez. İman ile islam birdir. Kuldan tasdik ve ikrar bulununca, onun için 'Ben Hakka müslümanım' demesi sahihtir. 'İnşaallah ben müslümanım' demesi sahih olmaz.
Said, bazan şaki olur, şaki olan, bazan said olur. Değişiklik, seadet
ve şekavet üzerinde olur, said etmek veya şaki yapmakta olmaz. Bu
ikisi, Allahın sıfatlarındandır. Allah (Celle Cela luh) ve sıfatları
üzerinde bir değişiklik olmaz.
Resullerin gönderilmesinde hikmet vardır. Allahu Teala
muhakkak beşerden beşere, resul göndermiştir. Onlar müjdeci, korkutucu
ve insanlara dünya ve din işlerinden ihtiyaç duydukları şeyleri beyan
ederler. Onları, adetleri yaran mucizelerle kuvvetlendirmiştir.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) in uyanık halde şahsı
ile semaya yükseltilmesi, sonra yüce makamlardan Allah (Celle Celaluh)
'ın dilediği yerlere kadar (çıkması) haktır.
Ümmetinden biri olan velinin elinde ortaya çıkan bu keramet,
peygamberi için mucize sayılır. Bununla veli olduğu belli olur.
Veli olması ancak dininde hak üzere olması iledir. Dininde hak üzere
olması resulünün risaletini ikrar etmesi iledir.
Hılafet, otuz senedir, sonra emirlik ve sultanlık gelir. Müslümanlar için, hükümlerini geçerli kıl mak, hadleri geçerli
yapmak, surları sağlamlaş tırmak, askerleri teciz etmek, sadakaları
almak için, baş kaldıranları, hırsızları, yol kesenleri kahretmek için,
Cuma ve Bayramları ikame etmek için, kullar arasında vakı’ olan sürtüşmeleri halletmek için, haklar üzere kaim olan şahitlikleri kabul için,
velisi olmayan küçük kız ve erkek çocukları evlendirmek için, ganimet
leri taksim etmek ve diğer hususları halletmek için, elbette bir imam
lazımdır.
İmam, Kureyş'ten olur. Başkalarından olma sı caiz değildir. Beni
Haşim ve Hazreti Ali'nin evlatlarına tahsis edilmez.
Siyaset ehli, hükümleri geçerli yapmaya kâ- dir, İslam yurdunun
sınırlarını korumaya ve zalimden mazluma insaf etmeye kadir
olmalı. Her bir iyi ve günahkar kişinin üzerine cena ze namazı kılınır. Ashabın zikrinde hayırdan başkasını söylemeyiz. Peygamberimiz’in (Sallallahu aleyhi ve sel- lem) müjdelediği on kişinin cennetlik olduğuna şahitlik ederiz. Seferde ve ikamet halinde mestler üzerine mesh etmeyi caiz görürüz. Hurma şirasını haram saymayız. Hiçbir veli asla Peygamber derecesine ulaşamaz. Kul, kendisinden emir ve yasakların düştüğü bir dereceye ulaşmaz. Kitap ve sünnetten olan naslar zahiri ma- nalarına hamledilirler. Bunlardan dönüp ehli batının iddia ettiği manalara gitmek küfür ile dinden çıkmaktır. Nasları reddetmek küfürdür. Masiyeti helal görmek küfürdür. Onları hafife almak küfürdür. Şeriat ile alay etmek küfürdür. Allahtan ümit kesmek küfürdür. Allah’ın azabından emin olmak küfürdür. Gaibten verdiği haberde kahini tasdik etmek küfür dür.
Madum şey değildir.
Peygamber Aleyhisselam'ın haber verdiği kıyamet alametlerinden
Deccalın çıkması, Dabbetül arz, Ye'cüc ve Me'cüc, İsa (Aleyhisse lam)
ın gökten inmesi, güneşin battığı yerden doğması haktır. Yorumlar
(0)
|
|
| Son Güncelleme ( Çarşamba, 27 Ağustos 2008 ) |
| < Önceki |
|---|





