.

.

E-posta Yazdır PDF

KİTABA ABDESTSİZ DOKUNMAMAK

altn_mahfz.jpgKİTABA ABDESTSİZ DOKUNMAMAK Kitaba ta’zim ilme ta’zimdendir. İlim talibinin abdestsiz kitabı tutmaması gerekir. Şemsu-l eimme Hulvani (r.a.) den hikaye edildi ki kendisi şöyle buyurdu: “Bu ilme ancak ta’zimle ulaştım. Ben kağıda ancak abdestle tuttum. Şemsul-eimme Serahsi (r.a.), karın ishali olmuştu, aynı gece-de (hastalığının tekrarından dolayı) on yedi kere abdest aldı. Zira Serahsi (abdestsiz kağıda tutmayıp) abdesti tekrar ederdi. Çünkü ilim nurdur, abdestte nurdur, abdestle ilmin nuru artar. Vacib olan tazimdendir, kitaba doğru ayak uzatmamak. <<Ayak uzatmak hafife almaktandır, bundan sakınmak lazım-dır, zira küfre götüren şeyler hafife almak, haramı helal saymak- helalı haram saymaktır.>> Tefsir kitaplarını diğer kitapların üstüne koymalıdır. Kitabın üzerine başka bir şey koymamalıdır. <<İhtiyaç yoksa ayrı ayrı koymalıdır. İhtiyaç anında en önce nahiv ve diğer alet kitaplarını, onların üstüne fıkıh kitabını, onun üstüne hadisi şerif kitabını, onun üstüne tefsirleri ve en üste Mushafı şerifi koymalıdır.>> Üstadımız Şeyhul-islam Burhaneddin (r.aleyh), meşayıhtan bi-rinden hikaye ederdi: Fakihlerden biri kitap üzerine mürekkep hokkasını koymuştu. Farsça (lisanla) o fakihe: “Bu hareketinle ilminden bir menfaat bulamazsın” dedi. Kazı Han diye meşhur olan Üstadımız yüce İmam Kadı Fahrud din (r.aleyh) “Kitap üzerine bir şey koymakla hafife almak kasdetme-mişse bir sakınca yoktur, fakat uygun olan bundan sakınmaktır” der-di. <<İhtiyaç yokken kalem, makas, mürekkeb hokkası, divit gibi yazı aletle rini kitabın üzerine koymaz, kitab üzerinde bir şeye yazı yazmaz.>> Kitabı güzel yazıyla yazmak vacib olan ta’zimdendir. Karışık yazma malı, zaruret olmadıkça haşiye yazmayı terk etmelidir. Ebu Hanife (r.aleyh) karışık yazı yazan bir katip gördü ve ona dedi ki: “Yazını karışık yapma, eğer yaşarsan pişman olursun, eğer ölürsen kınanırsın”; yani yaşlanınca, gözlerin zayıflayınca bundan dolayı pişman olursun. <<Yaşlanınca yazıların küçüklüğü ve silik olmasından dolayı okuyamaz, düzgün yazmadığına pişman olur.>> Şeyhul-imam Mecduddin Serahsi (r.a.) den hikaye olundu, bu zat dedi ki: karışık yazdığımızdan pişman olduk. Kısa tuttuğumuz (tafsilatsız) dan pişman olduk, nüshasını karşılaştırmadığımızdan pişman olduk. <<Karışık yazılar için, niçin böyle yazdık diye pişman olduk. Kısa notlar için, neden daha fazla tafsilat yazmadık diye pişman olduk. Baskıları birbiriyle karşılaştırmamak, eldeki nüshanın sağlam olmamasına sebeb olur ki bu zarardır.>>

Yasal uyarı : Sitedeki sohbet, yazı ve resimler; üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan ve kaynak göstererek alınabilir.
Üzerinde değişiklik yapılması, ticari amaçla kullanılması hukûken yasaktır.