.

.

E-posta Yazdır PDF

İslamın Kafirlere Karşı Durumu!

kitap01.jpgSeyr Kitabı-Mülteka

Cihad, bizim tarafımızdan başlanmak bakımından farzı kifayedir. Bazı müslümanlar bunu ikame ederlerse, diğer bütün müslümanlar üzerinden sorumluluk düşer. Herkes terk ederse, tüm müslümanlar günahkar olur.

Çocuk, kadın, kör, ayağı kesik ve kötürüm olana farz değildir.

Eğer düşman galib olursa, herkese farz (farzı ayın) olur. Bu durumda kadın ve köle, kocası ve efendisinin izni olmadan şavaşa çıkar. Eğer (hazinede) ganimet varsa ücret vermek mekruh olur. Eğer yoksa, ücret vermek mekruh olmaz.

Kafirleri muhasara ettiğimiz zaman, onları islama davet ederiz. İslama girerlerse ne alâ; değilse cizye ehlinden (ehli kitab veya arap olmayan müşrik ve putperestlerden) iseler cizye vermeye davet ederiz. Onlara cizyenin miktarı ve ne zaman vacib olduğu beyan edilir. Eğer kabul ederlerse, bizim lehimize ve aleyhimize olan hususlar, onlar için de sabit olur. (Kanları ve malları koruma altında olur.)

Kendilerine (islam) daveti ulaşmayan kimselerle, onları davet etmeden evvel savaşmak haramdır. Davet kendilerine ulaşanları tekrar davet etmek mendubtur.

Eğer cizye vermeyi kabul etmezlerse, Allahu tealadan yardım isteriz ve onlarla savaşırız. Mancınıklar hazırlayarak, ateşler yakarak, su ile boğarak, ağaçlarını keserek, ekinlerini ifsat ederek onlarla savaşırız. Müslüman esirleri siper yapsalarda onlara (mermi) atarız ve (bu atışlarda) kafirleri kasdederiz.

Kadın ve Kur’anı, emniyetine güvenilmeyen müfreze ile birlikte göndermek mekruhtur. Emniyet olan ordu içinde götürmek mekruh değildir. Bizden birinin izinle onların arasına mushafı şerifi götürmesi, ahdi ifa ederlerse mekruh olmaz.

Ahdi bozmaktan, ganimetten çalmaktan, müsle yapmaktan (düşmanın kulağını, burnunu kesmek gözünü oymak gibi) men edildik. Kadın öldürmekten, mükellef olmayan (küçükleri) ve yaşlıları öldürmekten, kör veya kötürüm olan veya sağ eli kesik olanı öldürmekten men olunduk; ancak bunlar savaşmaya güç yetirirlerse veya savaş işinde fikir sahibi iseler veya mal sahibi olup onunla adamlarını savaşa teşvik ediyorsa veya sultan (idareci) iseler müstesnadır (bu durumda öldürülürler.)

Kişi, kafir babasını öldürmekten men edildi, belki başkasının öldürmesi için oğul sakınır; ancak babası onu öldürmeyi kasdetse ve onu def etmesi ancak öldürmesiyle mümkün ise bu durumda müstesnadır (oğul, kafir babasını öldürür.)

Şayet lehimize maslahat varsa onlarla sulh etmek caiz olur. Onlarla sulh etmek için onlara mal vermek caiz olmaz, ancak helak olma korkusu hali müstesnadır. Daha sonra anlaşmayı bozmakta bizim için menfaat varsa, onlara haber verilip anlaşna bozulabilir. Onlardan biri hıyanetlik ederek bize karşı savaşsa sadece o kişi öldürülür, eğer ittifaklı iseler veya sultanlarının izniyle olursa, anlaşmanın bozulduğunu bildirmeksizin hepsi ile savaşılır.

Onlara silah satılmaz, at ve demir gibi madenler de satılmaz, sulhten sonra olsa da. (Mühim madenler ve silahlar bu hükümdedir.)

 

Açıklama:

Yukarki metin, osmanlı döneminin en makbul fetva kitabı olan Mülteka’dan tercüme edilmiştir. Şimdi iyi düşünmek lazımdır. Bu hükmü uygulamak için evvela islamın gücü ve birliği olmalıdır, ilk iş müslümanların bu birliği sağlamaları ve bu gücü hazırlamalarıdır. Kafirlerle dostluk için vaktimiz yok, zira onların hedefi bizi de kendileri gibi yapıp dünyada cizye vermeden istedikleri gibi (hayvan gibi) yaşamaktır. İslamın hükmü tatbik edilmeyince onların hükmü geçerli olur.

Eğer bu hüküm uygulanmazsa veya bu niyet bulunmazsa o zaman islamın neresindeyiz? Kime müslüman olduğumuzu kabullendirebiliriz ki!

İşte islam aleminin başını tahtından indiren ahmak müslümanlar, alim ve üstad kılıklı sahte din hırsızları, islam ümmetini başsız bırakıp en büyük darbeyi içerden vurdular. Son dönem tarihini iyi okuyanlar yapılan ihanetin dehşetini anlarlar. Şimdi adam diye lafı edilenlerin o zaman kimlere yataklık ettiğini bizzat keşfederler.

Şimdi bu hükümleri bir kenara bırakıp iman ve cihadı örtbas edip genç zihinleri avrupa ve batı medeniyyeti ile büyüleyen, onlarında din sahibi olduğunu, aynı Allaha inandığını, cennete gireceklerini vesair bir sürü zırvalamayı körpe dimağlara ve kalblere zerkeden aldanmış ve aldatıcı kimselerin ne yapmak istediğini biraz anlamaya çalışmış oluruz. Madem onlarda bizim gibi idiler de ecdadımız neden onlarla yüzlerce kez savaştı can verdi kan verdi??? İlayı kelimetullah -İslam dinini yüceltmek- davası nerde kaldı??? Kim islamı yaşayacak, kim cihad edecek, kim düşmanla boğuşacak? Bırak bunları böyle bir niyeti kalbinde taşıyan kaç kişimiz var. Vaktinin imamını bilmeden ölen cahiliyye üzere ölmüştür hadisi şerifini ve Cihadın kıyamete kadar devam edeceğini bildiren hadisi şerifleri de hatırlatırız.

 

    

Yasal uyarı : Sitedeki sohbet, yazı ve resimler; üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan ve kaynak göstererek alınabilir.
Üzerinde değişiklik yapılması, ticari amaçla kullanılması hukûken yasaktır.