Seyr Kitabı-Mülteka
Cihad, bizim tarafımızdan başlanmak bakımından farzı
kifayedir. Bazı müslümanlar bunu ikame ederlerse, diğer bütün müslümanlar
üzerinden sorumluluk düşer. Herkes terk ederse, tüm müslümanlar günahkar olur.
Çocuk, kadın, kör, ayağı kesik ve kötürüm olana farz
değildir.
Eğer düşman galib olursa, herkese farz (farzı ayın) olur.
Bu durumda kadın ve köle, kocası ve efendisinin izni olmadan şavaşa çıkar. Eğer
(hazinede) ganimet varsa ücret vermek mekruh olur. Eğer yoksa, ücret vermek
mekruh olmaz.
Kafirleri muhasara ettiğimiz zaman, onları islama davet
ederiz. İslama girerlerse ne alâ; değilse cizye ehlinden (ehli kitab veya arap
olmayan müşrik ve putperestlerden) iseler cizye vermeye davet ederiz. Onlara
cizyenin miktarı ve ne zaman vacib olduğu beyan edilir. Eğer kabul ederlerse,
bizim lehimize ve aleyhimize olan hususlar, onlar için de sabit olur. (Kanları
ve malları koruma altında olur.)
Kendilerine (islam) daveti ulaşmayan kimselerle, onları
davet etmeden evvel savaşmak haramdır. Davet kendilerine ulaşanları tekrar
davet etmek mendubtur.
Eğer cizye vermeyi kabul etmezlerse, Allahu tealadan
yardım isteriz ve onlarla savaşırız. Mancınıklar hazırlayarak, ateşler yakarak,
su ile boğarak, ağaçlarını keserek, ekinlerini ifsat ederek onlarla savaşırız.
Müslüman esirleri siper yapsalarda onlara (mermi) atarız ve (bu atışlarda)
kafirleri kasdederiz.
Kadın ve Kur’anı, emniyetine güvenilmeyen müfreze ile
birlikte göndermek mekruhtur. Emniyet olan ordu içinde götürmek mekruh
değildir. Bizden birinin izinle onların arasına mushafı şerifi götürmesi, ahdi
ifa ederlerse mekruh olmaz.
Ahdi bozmaktan, ganimetten çalmaktan, müsle yapmaktan
(düşmanın kulağını, burnunu kesmek gözünü oymak gibi) men edildik. Kadın
öldürmekten, mükellef olmayan (küçükleri) ve yaşlıları öldürmekten, kör veya
kötürüm olan veya sağ eli kesik olanı öldürmekten men olunduk; ancak bunlar
savaşmaya güç yetirirlerse veya savaş işinde fikir sahibi iseler veya mal
sahibi olup onunla adamlarını savaşa teşvik ediyorsa veya sultan (idareci) iseler
müstesnadır (bu durumda öldürülürler.)
Kişi, kafir babasını öldürmekten men edildi, belki
başkasının öldürmesi için oğul sakınır; ancak babası onu öldürmeyi kasdetse ve
onu def etmesi ancak öldürmesiyle mümkün ise bu durumda müstesnadır (oğul,
kafir babasını öldürür.)
Şayet lehimize maslahat varsa onlarla sulh etmek caiz
olur. Onlarla sulh etmek için onlara mal vermek caiz olmaz, ancak helak olma
korkusu hali müstesnadır. Daha sonra anlaşmayı bozmakta bizim için menfaat
varsa, onlara haber verilip anlaşna bozulabilir. Onlardan biri hıyanetlik
ederek bize karşı savaşsa sadece o kişi öldürülür, eğer ittifaklı iseler veya
sultanlarının izniyle olursa, anlaşmanın bozulduğunu bildirmeksizin hepsi ile
savaşılır.
Onlara silah satılmaz, at ve demir gibi madenler de
satılmaz, sulhten sonra olsa da. (Mühim madenler ve silahlar bu hükümdedir.)
Açıklama:
Yukarki metin, osmanlı döneminin en makbul fetva kitabı
olan Mülteka’dan tercüme edilmiştir. Şimdi iyi düşünmek lazımdır. Bu hükmü
uygulamak için evvela islamın gücü ve birliği olmalıdır, ilk iş müslümanların bu
birliği sağlamaları ve bu gücü hazırlamalarıdır. Kafirlerle dostluk için
vaktimiz yok, zira onların hedefi bizi de kendileri gibi yapıp dünyada cizye vermeden
istedikleri gibi (hayvan gibi) yaşamaktır. İslamın hükmü tatbik edilmeyince
onların hükmü geçerli olur.
Eğer bu hüküm uygulanmazsa veya bu niyet bulunmazsa o
zaman islamın neresindeyiz? Kime müslüman olduğumuzu kabullendirebiliriz ki!
İşte islam aleminin başını tahtından indiren ahmak
müslümanlar, alim ve üstad kılıklı sahte din hırsızları, islam ümmetini başsız
bırakıp en büyük darbeyi içerden vurdular. Son dönem tarihini iyi okuyanlar
yapılan ihanetin dehşetini anlarlar. Şimdi adam diye lafı edilenlerin o zaman
kimlere yataklık ettiğini bizzat keşfederler.
Şimdi bu hükümleri bir kenara bırakıp iman ve cihadı örtbas edip genç zihinleri avrupa ve batı medeniyyeti ile büyüleyen, onlarında din sahibi olduğunu, aynı Allaha inandığını, cennete gireceklerini vesair bir sürü zırvalamayı körpe dimağlara ve kalblere zerkeden aldanmış ve aldatıcı kimselerin ne yapmak istediğini biraz anlamaya çalışmış oluruz. Madem onlarda bizim gibi idiler de ecdadımız neden onlarla yüzlerce kez savaştı can verdi kan verdi??? İlayı kelimetullah -İslam dinini yüceltmek- davası nerde kaldı??? Kim islamı yaşayacak, kim cihad edecek, kim düşmanla boğuşacak? Bırak bunları böyle bir niyeti kalbinde taşıyan kaç kişimiz var. Vaktinin imamını bilmeden ölen cahiliyye üzere ölmüştür hadisi şerifini ve Cihadın kıyamete kadar devam edeceğini bildiren hadisi şerifleri de hatırlatırız.
| < Önceki | Sonraki > |
|---|









