İLİM VE ALİMİN KIYMETİ HAKKINDA BAZI HADİSİ ŞERİFLER
4078
- Ebu'd-Derda radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu
vesselâm'ın şöyle dediğini işittim: "Kim bir ilim öğrenmek için bir yola
sülûk eder/giderse Allah onu cennete giden yollardan birine dahil etmiş demektir.
Melekler, ilim talibinden memnun olarak kanatlarını (üzerlerine) koyarlar.
Semavat ve yerde olanlar ve hatta denizdeki balıklar âlim için istiğfar
ederler. Âlimin âbid üzerindeki üstünlüğü dolunaylı gecede kamerin diğer
yıldızlara üstünlüğü gibidir. Âlimler peygamberlerin vârisleridir. Peygamberler,
ne dinar ne dirhem miras bırakırlar, ama ilim miras bırakırlar. Kim de ilim
elde ederse, bol bir nasib elde etmiştir."
Ebu
Davud, İlm 1, (3641); Tirmizi, İlm 19, (2683); İbnu Mace, Mukaddime 17, (223).
4088
- Hz. Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu
vesselâm buyurdular ki: "Kim, bir ilimden sorulur, o da bunu ketmedip
söylemezse (Kıyamet günü) ateşten bir gem ile gemlenir."
Ebu
Davud, İlm 9, (3658); Tirmizi, İlim 3, (2651).
4089
- Sehl İbnu sa'd radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu
vesselâm buyurdular ki: "Vallahi, senin hidayetinle bir tek kişiye hidayet
verilmesi, senin için kıymetli develerden müteşekkil sürülerden daha
hayırlıdır."
Ebu
Davud, İlm 10, (3661); Buhari, Ashabu'n-Nebi 9; Müslim, Fedailu'l-Ashab 34,
(2046).
4096
- İbnu Mes'ud radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu
vesselâm buyurdular ki: "Benden bir şey işitip onu (artırıp eksiltmeden)
işittiği şekilde başkasına ulaştıran kimsenin (Kıyamet günü) Allah yüzünü taze
kılsın. Zira, kendisine ulaştırılan öyleleri var ki, bizzat işitenden daha iyi
kavrar."
Tirmizi,
İlm 7, (2658).
4097
- Abdullah İbnu Amr İbni'l-As radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah
aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Bir ayet bile olsa benden başkasına
götürün. Beni İsrail (hikâyelerin)den de rivayet edin, bunda bir mahzur yok.
Ancak kim bile bile bana yalan nisbet ederse cehennemdeki yerini
hazırlasın."
Buhari,
Enbiya 50; Tirmizi, İlm 13, (2671).
4099
- Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu
vesselâm'dan iki kap ilim hıfzıma aldım. Bunlardan birini aranızda neşrettim.
Ama diğerini söyleyecek olsam şu gırtlağımı kesersiniz."
Buhari,
İlm 42.
4108
- İbnu Amr İbni'l-As radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah
aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Allah ilmi (verdikten sonra),
insanların (kalbinden) zorla söküp almaz. Fakat ilmi, ülemayı kabzetmek
suretiyle alır. Ülema kabzedilir, öyle ki, tek bir alim kalmaz. Halk da
cahilleri kendine reis yapar. Bunlara meseleler sorulur, onlar da ilme
dayanmaksızın (kendi reyleriyle) fetva verirler, böylece hem kendilerini hem de
başkalarını dalâlete atarlar."
Buhari,
İlim 34, İ'tisam 7; Müslim, ilm 13, (2573); Tirmizi, ilm 5, (2654).
4109
- Ebu'd-Derda radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm
ile beraberdik. Gözünü semaya dikti. Sonra: "Şu anlar, ilmin insanlardan
kapıp kaçırıldığı anlardır. Öyle ki, bu hususta insanlar hiçbir şeye muktedir
olamazlar!" buyurdular.
Ziyad
İbnu Lebid el-Ensari araya girip: "Bizler Kur'an'ı okuyup dururken ilim
bizlerden nasıl kapıp kaçırılır? Vallahi biz onu hem okuyacağız, hem de
çocuklarımıza, kadınlarımıza okutacağız!" dedi. Resulullah da:
"Anasız kalasın, ey Ziyad, ben seni Medine fakihlerinden sayıyordum. (Bak)
işte Tevrat ve İncil, yahudilerin ve nasranilerin elinde, onların ne işine
yarıyor (sanki onunla amel mi ediyorlar)?" buyurdu. Cübeyr der ki:
"Ubade İbnu's-Samit radıyallahu anh'a rastladım. Kardeşin Ebu'd-Derda ne
söyledi, işittin mi? dedim. Ve ona Ebu'd-Derda'nın söylediğini haber verdim.
bana: "Ebu'd-Derda doğru söylemiş, dilersen kaldırılacak olan ilk ilmin ne
olduğunu sana haber vereyim: İnsanlardan kaldırılacak olan ilk ilim huşu'dur.
Büyük bir câmiye girip huşu üzere olan tek şahsı göremiyeceğin vakit
yakındır!" dedi."
Tirmizi,
İlm 5, (2655).
4110
- Ömer İbnu Abdilaziz rahimehullah'dan nakledildiğine göre, (Medine valisi) Ebu
Bekr İbnu Hazm'a şöyle yazmıştır: "Bak, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın
hadisinden ne varsa yaz. Zira ben, ilmin kaybolmasından ve ülemanın gitmesinden
korkuyorum. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın hadisinden başka bir şey kabul
etme. Alimler ilmi yaysınlar, ilim için (herkese açık yerlerde) halkalar teşkil
etsinler, ta ki bilmeyenler de böylece öğrensin. Zira ilim, gizli kalmazsa
helak olmaz."
Buhari,
İlm 34.
6021
- Muaz İbnu Enes'in babası anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm
buyurdular ki: "Kim bir ilim öğretirse ona bu ilimle amel edenlerin sevabı
vardır. Bu amel edenin ücretini eksiltmez."
6022
- Ebu Katâde babasından naklediyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm
buyurdular ki: "Kişinin (öldükten sonra) geride bıraktıklarının en
hayırlısı şu üç şeydir: "Kendisine dua eden salih bir evlad, ecri
kendisine ulaşan bir sadaka-i cariye, kendinden sonra amel edilen bir ilim.
6024 - Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor:
"Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Sadakanın en
üstünü, kişinin bir ilim öğrenip sonra da onu müslüman kardeşine öğretmesidir."
6034
- Hz. Câbir radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm
buyurdular ki: "Bu ümmetin sonradan gelenleri önce gelenlerine lânet
ettiği vakit, kim bir hadisi söylemez, ketmederse, Allah'ın indirdiğini
ketmetmiş (gizlemiş) olur."
6035
- Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm
buyurdular ki: "Kim bir ilimden sorulur, o da bunu gizlerse, Kıyamet günü
ateşten bir gem ile gemlenir."
6036
- Ebu Sa'îdi'I-Hudrî anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm
buyurdular ki: "Kim insanların dini işlerinde Allah'ın faydalı kıldığı bir
ilmi gizlerse, Allah, Kıyamet günü onu ateşten bir gem ile gemler."
Buhari ve diğer sahih hadis kitaplarından derlediğimiz şu
rivayetler alimlerin ne kadar kıymetli
olduğunu ifade eder. Kıymetli olanların sözü de kıymetli olur. O halde
alimlerin önüne geçmek sanki Allah ve resulünün önüne geçmek gibi olacağından,
haddimizi bilerek ilim ehlinin sözlerine itibar etmek lazımdır. Ancak her Müslümanın
tabi olacağı alim aynı olmaz, tutacağı yol –mezheb- bir olmaz. Bu yüzden her
çeşit insanın hallerine uygun olan mezhebler İslam aleminde uygulanmış ve ortak
noktada cem olunarak 4 mezhebte icma olmuştur. Zira bunların dışına çıkılması
mutlaka heva yoluna girmek olacaktır.
Bizler gerçekten ehli sünnet itikadında olan bütün alimleri
ve Allah dostlarını severiz kabul ederiz. Uygulamada mensub olduğumuz mezheb ve
meşrebi yaşamaya çalışırız.
Alimlere dil uzatmak, söz atmak çok kere kişinin imansız kalmasına
sebeb olur, zira söz atan kişi ilimden nasibsiz ise nereyi tenkit edeceğini
bilemez ve haddi aşar. Alimlerin arasındaki ilmi münazara ve ihtilaflar hadisi
şerifin beyanına göre zaten rahmettir. Bu rahmeti anlamayanlar için iş zahmet
olur, artık doğru olduğunu bildiği meseleleri bile kabullenemez…
| < Önceki | Sonraki > |
|---|









