İnternet yazılı basında geçenlerde bir yazı gördük... Bir müddet belki red edilir diye bekledik ama kimsenin bir şikayeti yok galiba..... Ancak ehli sünnet olanların bunu kabullenmesi imkansız......
<<< Cemaat üyelerinin evlendikleri yabancılar dinlerini değiştirip Müslüman mı oluyorlar?
Hayır. Gülen, İslam uygarlığının vaktinin artık geldiğine inanıyor. Bu uygarlığı Arap Müslümanlığının sağlayamadığını, tarihte bir ara bir uygarlık yaratıp çöktüğünü, bundan böyle çok daha insan temelli bir Anadolu Müslümanlığının ortaya çıkacağını düşünüyor. Anadolu İslamı’nın, Türk kalkınması ve Rönesansı üzerinden İslam âleminde yepyeni bir dinamizm yaratacağını öngörüyor. O yüzden de Müslüman Türklerin dünyada yaygınlaşması, cemaat değerleri üzerinden bir yeni Türk Müslümanlığı Rönesansı’nı başlatmasını istiyor. Burada farklı din ve kökendeki insanlar arasındaki ilişki, din değiştirme üzerinden değil, “iman” üzerinden, “değerler” üzerinden yürüyor. “Dinin, milletin ne olursa olsun, bu hümanistik değerleri kabul et” yaklaşımıdır bu.
Gülen hareketi, Müslümanlaştırmak üzerine yürümüyor muydu?
Başta öyleydi. Başta bir din toplumu yaratma isteği muhakkak ki vardı. Şimdi vardığı nokta, bir Türk-İslam uygarlığı yaratmak. Gülen buna “Anadolu İslamı” diyor. Sorulduğunda, “İslam evrenseldir ama, Anadolu’nun değerlerinin yansıdığı bir İslam anlayışı da vardır” diyor. Hoşgörü, diyalog ve çeşitliliğe dayanan bir İslam anlayışı bu. Kendisiyle yaptığımız uzun konuşmalardan biliyorum. Gülen, Batı’dan kopulmamasını istiyor. Bugün dünyada bir İslam âlemi olmadığını, sadece Müslüman toplumlar olduğunu söylüyor. “Bir İslam âlemi olmadığı için de ortak düşünen, hareket eden bir blok yok” diyor.
İslam âlemi yok demek, bir İslam uygarlığı yok mu demek?
Aynen öyle. Bir İslam dini var, Müslüman toplumlar var ama İslam uygarlığı yok. Üstelik İslam toplumlarında yönetenle yönetilen arasında Batı’dakinin aksine büyük bir kopuş da var. Çünkü orada milletin devleti yok. Hep devletin milleti var. Gülen bunun çok farkında ve “bu, İslam’ın özünden uzaklaşmadır” diyor. Gülen şunu da söylüyor. “İslam’ın, siyasete ve devlete ilişkin hükümleri yüzde üçü, beşi aşmaz” diyor.
Yani şeriat devleti diye bir şey olamaz, öyle mi?
Evet. “İslam’ın daha çok ibadete, imana, ahlaklı davranışa ve ahlaklı topluma yönelik ilkeleri vardır. Gerisi, insanların kendi aralarında vardıkları karar ve kurallarla oluşturacakları yönetimlerdir. İşte insanların ürettiği bu kurallar ve hukuk, dinin esaslarıyla çelişmemelidir. Dinin içinde siyasal olan kısım yüzde üçtür, beştir. İnsanın yaptığı hukukun çelişmemesi gereken kısım da budur. Onun ötesinde siyaset de, hukuk da dünyevi bir olgudur” diyor. Bu çok önemli. Çünkü böylece toplumu radikalize etmiyor.
Sivil hukukun, dinin yüzde üçlük kısmına aykırı olmaması da önemli değil mi?
Ama din yahu bu...
Ama dinin bu yüzde 3-5’lik bölümünün içinde kadını mirastan mahrum eden, onun tek başına şahitliğini tanımayan, faizi yasaklayan pek çok kural var. Ticaret hukukundan ceza hukukuna varıncaya kadar pek çok hüküm var. Öyle değil mi?
Fethullah Gülen, “bunların çoğu tarihî bir dönemde, bir toplumun yaşam tarzından çıkan yorumlardır” diyor.
Kadının örtünmesine, başörtüsüne de tarihî bir yorum olarak mı bakıyor?
“Örtünme, amir hüküm değildir. İslam’ın zorunlu kurallarından biri değildir. Örtünmenin kendisi de, biçimi de tercihe dayalıdır. Esas olan kadının kendini teşhir etmemesidir” diyor. Türban krizi bağlamında bir başka şey daha söylüyor. “İman eden kişi örtünmek istiyorsa, onu zorla açmak kötü bir şeydir. Ama örtündüğü için okuyamamak daha kötü bir şeydir. O yüzden daha az kötüyü tercih emek lazım” diyor.
Türbanlı kızlara başınızı açın ve üniversitenize devam edin mi diyor?
Aynen öyle. Bu o kadar rahatlatan bir şey ki...
Gülen önemsenen bir adam olduğu için ona her yerden bilgi gittiğini söylediniz. Ne demek istediniz?
Hareketi, iki buçuk yıllık incelemeden sonra benim çıkardığım sonuç şu... Bir Selefi İslam diye cihadist bir İslam var. Bir de İran’da olduğu gibi radikal bir Şia var. Şimdi bunlara karşı bir de Fethullah Gülen gibi şiddeti dışlayan, moderniteyle ve Batı’yla İslam’ın uyumlu hale gelmesini Müslümanlar için uygun gören biri var. Batı dünyası böyle birine olumlu bakıyor. Batı, bu adamı yarattı demek değil bu. Tam tersine hiç öyle yatırım falan yapmaz. Bakar ki böyle bir güç doğuyor. Batı ondan faydalanmak ister. Şimdi ortada böyle Fethullah Gülen gibi biri ve hareketi varken, İslam dünyasındaki radikal hareketlere karşı onun da görüşlerini alacaklardır ve onun da saflarında olmasını isteyeceklerdir... >>>
NOT:
Yazıyı esefle okudum, röpörtaj olduğundan yazarın kendi görüşleri kendi çıkardığı hükümlerdir diye hüsnü zan etmeye çalıştım ama yine de bu gibi yazılara reddiye yapılmadığından işin ciddi olduğu anlaşılmakta zorluk çekilmez.
Hümanistlik mi yoksa Allahın kullarını yaratanı hatırına sevmek mi? Kullara hizmeti Allaha hizmet için yapmak mı? Bizim mükemmel tabirlerimiz dururken niçin avrupalının diliyle konuşurlar acaba???
Cemaat üyelerinin evlendiği yabancılar acaba erkek mi yoksa bayan mı? Bir bayan müslüman yabancı dinli ile nasıl evlenebilir??? Müslüman erkek niçin yabancı bir kadınla evlensin? Şu memlekette nice sahipsiz kızlar helak olurken kötü yola düşerken islam aleminde mülteci kamplarında milyonlar perişanken sen nasıl yabancı kadınla evleneceksin???
Anadolu islamı.... Bu tabir türkçülerin türk islam sentezine benziyor arapların arap ırkçılığı gibi. Bu denemeleri yapanlar ne halde, başkalarının sonundan ibret almak lazım.
Müslümanlaştırmak, yani islamı tebliğ ve tatbik ederek alemi kurtarmaya çalışmak Allahın emri ve Resulullahın s.a.v davası değilmi? İlayı kelimetullah...
Şeriat devleti olmaz diyor, ama ahır zamandan bahseden hadisi şerifler islamın tüm dünyaya hakim olacağını ve islam adaletiyle hükmedileceğini bildiriyor, İsa a.s. ın kırk yıl kadar hüküm süreceğini haçı kıracağını domuzları öldüreceğini v.s. beyan ediyor..... Kim neyi iddia ediyor dikkat etsin..... Boşuna çalışmasınlar....
Şeriat islamın kendisidir, Ö.N.Bilmen in ıstılahatı fıkhiyye kamusunda böyle der, ancak dinin ahkam kısmına da şeriat denir, bu durumda dinin yüzde 3 , 5 i değil belki yarıya yakını ahkamdır, zaten bir fıkıh kitabı okusaydılar (Nur risalesinden başka birşey bilmezler ki) fıkhın içinde bahsedilen namaz ve diğer ibadetlerin diğer ahkama göre belkide dörttebir kadar az olduğunu kendi gözleriyle görürler. Mülteka isimli meşhur fıkıh kitabında 55 kadar bölüm vardır bunların çok az kısmı ibadetlerden bahseder.... iyi mütaala etmeyenler bilgi dışı konuşur....
Daha az kötüyü tercih, yani ehveni şer kaidesi.... Ancak bu kaide hakkında nass olmayan yerlerdedir, yani kişinin tercihinde kaldığı muamelelerde hakkında kati delil yoksa az zararlı olanı alınır, yazarın dediği gibi okuldan geri kalmak çok büyük zararsa o zaman başını açarak okula git ve az zararı tercih et, bu mu islamın hükmü??? Zavallılar, kadının Rabbi onun örtünmesini ve erkeklere karışık olmamasını emretmiş, ayrıca gözlerin yumulmasını da her iki cinse emretmiş... Bunun üzerine mükellefler ne yapabilir, ancak bu hükmü en güzel şekilde tatbik.... Bu hükmü çağın gereğine göre değiştirmeye kalkarsanız o zaman din nerde kalır, iman nerde kalır, herkes aynı şeyi yapabilir...... şarap yerine birayı tercih edebilir, oruç yerine iftar edip kendini oruçsuzlardan gösterebilir, zina yerine flörtü tercih eder v.s.....
Şianın ve vehhabilerin iki zıt kutbu arasında güya orta yol, halbuki orta yol ehli sünnet yoludur ifrat ve tefriti reddeden ehli sünnet aynı zamanda küfre karşı cihadı da emretmektedir. Bu sünnet olan yol dururken tabiiki avrupa işlerine gelenleri besleyip reklam edecek, okul açmasına izin verecek... sen git bir medrese aç bakalım, şeriartı öğret ve yaşamaya çalış bakalım, kıyameti koparırlar... işte avrupada örtü çarşaf peçe meselesi, minare ve mescid yapımı meseleleri, karikatür ve diğer iftiraları...... Kafirin çirkin yüzünü görmeyen göz ne işe yarar, küfrü düşman bilmeyen kalb ne işe yarar, hakkı söylemeyen dil ne işe yarar sadece sahibine yük ve mesuliyyet olur.....
| < Önceki | Sonraki > |
|---|









