İHVANIMIZ İÇİN ÇOK ÖNEMLİ BİR EDEP Evvela Allahu tealanın selamı ile sizleri selamlarım.. Allahu tealanın selamı rahmet ve bereketi tüm kardeşlerimiz üzerine olsun. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, âl ve ashabına da salat ve selam olsun. Muhterem kardeşlerimiz, malumunuzdur ki zor bir süreç içinden geçmekteyiz, bütün dünya müslümanları değişik imtihanlarla iptila edilmiş herkes kendini kurtarmanın çaresiyle meşgul, bizler de bunlardan mutlaka etmkileniyoruzz, ancak bizim için çok özel olan bir durum hiç kimsede yok gibi; kıymetli mürşidimiz asrın müceddidi Mahmud Efendhi Hazretleri k.s., uzun yıllar hizmet ettiği tekkesi ve cemaatinden bir müddetten beri uzakta.... Bu meseleyi bazı kardeşler değişik şekillerde yorumlamakta hatta gazetelere bile sözler ulaştırılmış, acaib ve asılsız yorumlar uluorta yapılmıştı hatırlarsınız.... Bu ve benzeri meseleler bir çok meşayıhımzın başına gelmiştir. İmamı Rabbani k.s. son dönemlerinde hapisten kurtulduktan sonra da askerler arasında kalıp tekkesinden bir müddet uzakta kaldı. Halidi Bağdadi k.s. bir çok hasetçiler yüzünden yer değiştirdi. İsmet Garibullah k.s. Edirne'den gelip Kocamustafapaşa'ya ordan da tekkeye geldi ama bir - iki sene sonra vefat etti, Ali haydar Efendi babamız k.s. bir çok kereler takipler mahkemeler yüzünden ihvanıyla buluşamadı... Daha bir çok misalleri kitaplarda okuyoruz... Bu kaderi ilahidir, zikir ehli bu zamanda garibtir gariblere müjde olsun hadisi şerifi onlar hakkında da geçerlidir. Yeterki bu garibliği fırsat bilip değerlendirelim. Ancak bir takım kimseler fırsattan istifade bazı kardeşlerimizi dürterek bir takım sözleri sarfetmeye sebeb olmaktadırlar, fakat bu sözler cemaate aksedince işin vahametini kestirmek mümkün olmaz... Çok yakın bir misal vereyim.. İki hafta önce sohbetin birinde duyduklarından etkilenen bir kardeşimiz o hiddetle Çavuşbaşına Efendi Hazretlerimizin k.s. hanesinin kapısına dayanıyor, aynı şekilde etkilenen biri daha geliyor ve içerdeki hizmetçilerle sert münakaşalar ve bazı olumsuz şeyler maalesef oluyor, buna sebeb olan kardeşimiz hocamız acaba neticede daha büyük felakete sebep olsaydı ne olacaktı, hangi samimiyyeti veya sofuluğu onu kurtaracaktı..... Halbuki Efendi Hazretlerimizin yakınları özellikle Ahmed Hoca Efendi ve diğerler hocalarımız açıkça Efendi hazretlerimizin gayet iyi olduğunu, hizmetlerin mükemmel yapıldığını ve görüşmeye gittiklerinde rahat bir şekilde görüştüklerini ismailağa sitesinde açıklamışlar... Öyleyse bazılarının luzumsuz lakırdılarına kulak asılmamasını önemle bütün ihvanımızdan rica ediyoruz, arada kırgınlık doğuracak sözlerden son derece sakınılması gerektiğini önemle hatırlatıyoruz. Bir de meseleye Efendi Hazretlerimizin k.s. açısından bakmak lazımdır, kendi keyfimize göre değil.... Sultanımız demek ister ki; "Bunca sene sizlere nice sözler söyledim, acaib olaylar kerametler yaşandı ve neticede elde ettiğiniz kemalat bu kadar, şimdi suküt ile sizleri terbiye etme zamanıdır.. Sözümüzden tesirlenmeyen, belki sukutumuzdan tesirlenir. Bundan da tesirlenmeyip kendi kafasına göre davrananlara ben ne yapayım!" Bedeni şerifi değil de ruhunun ruhlarımızı terbiye ettiğini yakinen bilen bir dervişin, olaylar karşısında itiraz mahiyyetinde ileri geri konuşması, tasavvuftan hiç bir şey anlamadığını, edeblerden yoksun olduğunu, kendini dev aynasında görüp diğerlerini düşük gördüğünü bize bildirir. Bunca ihvanın herbirisi, Efendi hazretlerimizle özel manevi irtibatlıdır, bu irtibatın daha fazla kuvvetlenmesi için gayret etmek lazımken, aksine bu irtibatı kesmeye sebeb olmak, kime ve neye hizmet olacak? Aklı selim ile ve eski ihvanlarla meşvere etmek en isabetli olanıdır. Bu kapıda bizden evvel gelip tecrübe sahibi olanların önüne geçmemek te büyük bir edebtir. Hasılı kelam, Mevla tealanın muradına tabi olan şu mübarek dostunun huzurunu bozacak şeylerden şiddetle sakınmak herbir ihvanımızın önemli vazifesidir. Rahmetli Abdul Hamid Han, işlerin Topkapı sarayında yürümeyeceğini anlayınca Yıldız sarayını yapıp oraya geçti ve işleri orda sessizce yürüttü.. Bunlar ince siyasetlerdir, bizim gibi kasırların aklı bu işlere ermez.. Tasarruf Mevla tealanındır, dostunu dilediği şekilde davranması için ilham ile manevi işaretlerle ikaz eder, biz kendi kendimize gelin güvey olmayalım.... İnşaallah sözlerimiz yanlış yorumlanmaz ve sağa sola çekilmez. Zira bu kapıya hangi niyetle gelmişsek aynı niyetimizi muhafaza için elden geldikçe bu işlere karışmamak isteriz, ancak bu kapının ihvanını haksız şekilde yönlendirmek, Sultanımıza maddi manevi hizmet eden herkesi müdafaa etmek bizim asli görevimizdir... Fitneyi uyandırana lanet edilmiştir, o yüzden herkes Efendi Hazretlerine k.s. niçin bağlandığını, gayesinin ne olduğunu iyi düşünsün, şunla bunla didişmeden hepsini umumi olarak sevmeye çalışarak Efendi hazretlerimizin gönlüne girmeye çalışalım... Ya Rabbi! Sultanımızın ömrünü ve sıhhatini uzun ve mükemmel eyle, islamın hakimiyyetini ona ve bizlere göster, Mehdi a.s. zamanına onu da bizi de kavuştur, Kur'anı her tarafa hakim eylemeyi ona ve bize nasib ederek göster.... Amin! Allahın selam ve rahmeti tüm kardeşlerimizin üzerine olsun Allahumme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala ali seyyidina ve nebiyyina Muhammed....