ilmin tefsiri: ilim, zikredilen şeyler kendisi ile kaim olan kişi için, açılan,
zahir olan bir sıfattır.
<<Seyyid
Şerif Cürcani Hazretlerinin Tarifatında ilmin tarifi:
İlim:
Vakıaya mutabık olan kesin itikaddır.
Mantıkçılara
göre, akılda bir şeyin suretinin hasıl olmasıdır.
Şöyle de
tarif edilmiştir: İlim, bir şeyi olduğu hal üzere idrak etmektir.
Bilinenden
gizliliğin kalkmasıdır. Cehalet bunun zıttıdır.
İlim,
derinleşmiş bir sıfat olup onunla külliyat ve cüziyyat idrak edilir.
İlim,
kişinin bir şeyin manasına ulaşmasıdır.
Seyyid
Şerif Cürcani Hazretleri şöyle devam eder:
İlim iki kısma ayrılır: Kadim ve hâdis.
İlmi
Kadim: Allah’ın
zatı ile kaim olan ilimdir ki kulların son-radan elde ettikleri ilimlere
benzemez.
İlmi
hadi: Kulların ilmi olup üçe ayrılır:
A: Bedihî
ilim: herhangi bir
mukaddimenin takdimine ihtiyaç duyulma yandır. Kişinin kendi varlığını bilmesi,
bütünün cüzünden büyük olduğunu bilmesi gibi.
B: Zaruri
ilim:
mukaddimelere ihtiyaç duyulmadan hislerle hasıl olan ilim. Beş duyu organı ile
hasıl olan ilim.
C: İstidlali
ilim:
mukaddimelerin takdimine ihtiyaç duyulan ilim. Yaratıcıyı bilmek, arazların
ortaya çıkışını bilmek gibi.
İlmi
Fi’lî:
Başkasından alınmayan ilim.
İlmi
İnfiâlî:
Başkasından alınan (tesirlenilen) ilim.
İlmi
husulî: Zihinde
bir şeyin sureti hasıl olduktan sonra o şeyin ilminin hasıl olmasıdır.
İlmi
Huzurî: Bir şeyin
suretinin zihinde hasıl olmadan kişide hasıl olması. İnsanın kendi varlığını
bilmesi gibi.
Bu iki
kısım İmamı Rabbanî (kuddise sırruhu) tarafından şöyle açıklanır:
İlmi
husuli:
Çalışmakla, gayretle elde edilen ilimdir ki bütün mahlukatın ilmi bu
kabildendir.
İlmi Huzuri: Mevlanın manevi huzurunda verilen
ilimdir ki bunda çalışmanın bir tesiri yoktur. Bundan bir cüz, ilmi husulinin
tamamından daha üstün ve fazladır.
Ayrıca
bildiğimiz bazı ilim dalları da şöyledir:
İlmi
meanî: Muktezayı-hale
uygun olan arapça lafızların hallerini bildiren ilimdir.
İlmi
badii’: Muktezayı-hale
mutabık olduktan sonra, kelamı güzelleştirme vecihlerini bildiren ilimdir.
İlmi
kelam: İslam
kaidesi üzere mevcudatın zatına arız olan şeylerden bahseden ilimdir. Mebde ve mead
meselelerini bildiren ilimdir. Daha açıkçası, Yaratıcının zatı ve sıfatlarında,
kabir, ahıret hallerinden ve diğer bütün itikadi konulardan bahseden ilimdir.
İlim
Rabbimizin en çok sevdiği vasfıdır ve onu da sevdiğine na-sib eder. İlimle eşya
kişiye aydınlanır. >>
<<İlim
sebebleri insanlar için üç türlüdür.
Evvelkisi
salim hislerdir. İkincisi doğru haberdir. Üçüncüsü akıldır.
Hisler
beş tanedir: İşitmek,
görmek, tad almak, dokunmak, koklamak. Bunlar ile elde edilen ilim hisler sağlam
olduktan sonra kesindir.
Doğru
haber: Peygamberin
verdiği haberler ve mütevatir ha-ber. Bu iki şekildeki haber yakini olmakta son
derece katidir. Din hususlarında inkari küfürdür.
Akıl: İnsanı hayvandan ayıran bir özellik olup
ilim vasıtası olarak bizde bulunan en büyük alettir. Bununla kişi mükellef
olur. Fakat akıl kendi başına müstakil delil değildir, kitap ve peygamber
gelmekle vazifesini idrak edebilir.>>
| < Önceki | Sonraki > |
|---|








