.

.

E-posta Yazdır PDF

Müctehid -3

mctehd.jpgg) Doğru bir anlayış ve iyi bir takdir gücüne sahip olmak.
Müctehidin, gerçek fikirleri yanlış olanlardan ayırdetme melekesine sahip olması gerekir. Bu da doğru bir anlayış ve keskin bir görüşe sahip olmakla gerçekleşebilir.
h) İyi niyet ve sağlam bir itikad sahibi olmak.
İslâm dinî, ancak kalbi iman ve ihlasla aydınlanmış olan-ların idrak edeceği bir dindir. İtikadı bozuk kimse bid'at ve nefsî arzularının peşine düşer; tarafsız bir gönülle naslara yönelemez. Kötü niyet düşünceyi de kötüleştirir. Bu yüzden büyük mücte-hidler fıkıhla şöhret yapmadan önce ihlâs ve takvâlarıyla meşhur olmuşlardır. İhlaslı kimse gerçeği nerede bulursa bulsun kabul eder, taassub göstermez. Büyük imamların hepsi; "Bizim görüşü müz doğrudur, yanlış da olabilir. Başkalarının görüşü yanlıştır, fakat doğru da olabilir" demişlerdir

İşte İslâm hukukçularının müctehidde bulunmasını gerekli gördükleri şartlar bunlardır. Bu şartları kendisinde toplayan müctehide "mutlak veya müstakil müctehid" denir.

Fıkıh usulü alimleri, müctehidleri/fukahayı yedi tabakaya ayırırlar:
1) Şerîatte müctehidler. Ebû Hanîfe, İmam Şâfiî, Mâlik ve Ahmed b. Hanbel gibi.
2) Mezhebte müctehidler. Ebû Yusuf, Muhammed, Züfer, el-Müzenî, Abdurrahman b. Kasım gibi.
3) Meselelerde müçtehidler: Tahâvî, Kerhî, Serahsî, Kerhi, Halvani, Pezdevi, Kâdıhân, İsfereyânî ve Şîrazî gibi.
4) Tahriç ashabı: İçtihada yetkili olmayanlar. Ebu Bekir Razi/Cessas
5) Tercih ashabı: Kuduri, Merginani ve benzerleri.
Bunlar; "Şu görüş rivâyet bakımından daha sağlam ve delilî yönünden daha kuvvetlidir" gibi açıklamalar yapmışlardır.
6) Kuvvetli ve zayıf arasını temyiz edenler: Dötr fıkıh metni (kuduri, kenz, muhtar, vikaye) müellifleri gibi.
7) Mukallidler tabakası. Bunlar, fıkıh kaynaklarını anlayabilir, fakat görüş ve rivayetler arasında tercih yapamazlar.
Dayandığı Kitap, Sünnet, İcmâ delillerinden biri bilinmeksizin bir müctehidin sözünü alıp bununla amel etmeye "taklid"; deliline bakmak, öğrenmek ve ictihadına katılmak suretiyle bir müctehidin reyini benimse-meye ise "ittiba" denir.

HANEFİ FUKAHASI BEŞ KISIMDIR:
1- Ulemamızın ilk evvelki tabakası. Ebu Hanife’nin talebe-leri Ebu Yusuf, Muhammed, Züfer gibileri. Bunlar mezhebte müç tehid olup dört delilden hükümleri, hocaları olan Ebu Hanife’nin kaidelerine göre çıkartmaktaydılar. Asılarda üstadlarını taklit etmekle beraber, bazı fer’i konular-da ona muhalefet etmişlerdir. Diğer üç mezheb imamı ki, Ahmet ibni Hanbel, Şafii ve İmam Malik (r. Aleyhim), fer’i konularda Ebu Hanife’ye muhalefet etmekle beraber asıl konularda onu taklit etmemişlerdir.
2- Sonra gelen alimlerin büyükleri. Hassaf, Tahavi, Kerhi, Halvani, Serahsi, Pezdevi, Kâdıhân, Zahire kitabının müellifi, Muhiti Burhani’nin müellifi, Burhanuddin Mahmud, Nisan kitabı-nın müellifi, Hulasayı Feteva’-nın müellifi gibileridir.
Bunlar mezheb sahibini rivayeti olmayan meselelerde içti-had etmişlerdir. Ama mezheb sahibine asla muhalefete kadir değillerdir.
3- Mukallidlerden olan tahriç ashabı. Razi ve benzerleri gibi.
Asla içtihada malik değillerdir. Asıl kaideleri bildiklerinden, Ebu Hanife ve sahibeynden nakledilen mücmel kavillerin  cihet-lerini izaha kadirdirler.
4- Mukallitlerden tercih ashabı olanlar.
Kuduri, Mergınani ve benzerleri.  Evla ve esah olan kaville-rin tafsilini yaparlar.
5- Kuvvetli ve zayıf arasını temyiz eden mukallitler.
Kerderi, Cemaluddin Husayri, Nesefi ve benzerleri. Dört metin müellifi de bunlardandır. Kitaplarında merdut ve zayıf rivayetleri bulundurmazlar. Bunlar, fakihlerin en aşağı tabakasıdır.
Bunlardan düşük derecede olanlar nakıs körlerdir ki, asırlarında bulunan şu (beş sınıf) alimleri taklit etmeleri gerekir. Bunların fetva vermeleri, ancak hikaye yolu (aktarma şeklinde) olabilir. 

Yasal uyarı : Sitedeki sohbet, yazı ve resimler; üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan ve kaynak göstererek alınabilir.
Üzerinde değişiklik yapılması, ticari amaçla kullanılması hukûken yasaktır.