.

.

E-posta Yazdır PDF

Umumi fıkıh kaideleri -1

hattatt-002.jpg1.    MADDE:
Fıkhın Tarifi:


Fıkıh: şeriatın ameli meselelerini, tafsili delillerinden bilmektir.(1)
Yani, fıkıh amellerle alakalı hususları, tafsilli delillerden bilmek, anlamaktır. Bu şekilde bilmeye fekâhat, bu kimseye de fakîh denir. Fıkıh ilmi tahsiline de tefekkuh denir.
Bir hadisi şerifte buna işaret buyurulmuştur.
Muaviye radıyellahu anhu'dan, Resulullah sallallahu aleyhi ve sel-lem şöyle buyurdu:

"Allah kim için hayır dilerse, onu dinde fâkih kılar."
Mes’ele: Küllî-umûmî- bir kaide olup, kendisi altına pek çok cüz'î şeyler uygun gelir.
Mesela: Şartlarını toplayan bir vakıf, lazım gelir-vakıf olur- denirse, bu “şartlarını cem eden bir vakıf luzum ifade eder” tarzında bir mesele olur ki, bu da bir küllî kaidedir. Buna göre Ahmet, Mehmet, Fatma gibi fertlerin yapacağı vakfın da luzum ifade edeceği zarureten anlaşılmıştır.
Kaide: Bir kat'i külli (veya ekseri) hükümdür ki, bir çok cüz'iyyatın hükmünün bilinmesi kendisi ile murad olunur.
Hüküm: Kulların fiili ile alakalı olan İlahi hitap. Yani kulların yapması veya yapmaması istenen hükümler; farz, vacib, haram, mekruh, sahih, fasit gibileri.
Fıkıh ilminin mevzusu: Mükellefin fiilleridir. Yani hayatı boyunca işleyeceği bütün hususlar, fıkhın konusu dahilindedir.
Fıkhın Gayesi: Dünya ve ahıret saadetine nail olmaktır.
Mükellef: Allahu teala tarafından kendisine bir şeyi yap-mak veya yapmamak külfeti/zahmeti lazım getirilen akıllı ve baliğ kimsedir. Bu külfeti ona lazım getirmeye de teklif denir.
Şari': Hak tealadır. Bazan Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve selleme de hükümleri beyan ve tebliğ edici olması haysiy-yetinden şari' denilir.
Şeriat: Din, islam, millet. Allahu tealanın kulları için tayin etmiş oldu-ğu dini/uhrevi ve dünyevi ahkamın toplamıdır. Bazan, islamda ceza hukukuna da –şeriat- söylenir.
Ameliyye: Kulların fiilleri ile alakalı hususlar. İbadetler, muameleler, alış verişler, miras ve vasıyyet gibileri. Buna itikadi hususlar dahil değildir.
Fıkhi meselelerin bazısı ahıretle alakalıdır. İbadetler bu kabildendir. Bazısı da dünya ile alakalıdır. Bunlar muameleler, nikahla alakalı hususlar ve cezalardır.
İnsan nevisinin kıyamete kadar bekası için evlilik mües-sesesi gereklidir; yaşam için sanat, ticaret, ziraat, alış veriş gereklidir;  bütün bunların düzgün işlemesi de adalete hak ve hukuka dayanır. İşte bütün bu hususları ihtiva için dinimiz dünya-lık olarak gerekli düzenlemeyi tayin etmiştir. Kulluk borcu olan ibadetler, muameleler, akitler ve cezalar.
İslam alimleri insanların ihtiyacı olan hususlarda fetva ve hüküm vermek için kolaylık hasıl etmekte konuları/meseleleri bablara, fasıllara ayırmış, bunlarla alakalı kaideler tertibleyerek önümüze, şu 'Mecelley-i ahkam-ı adliyye' dediğimiz eseri koymuşlardır.

(1):Arapca tarifi:  اَلْفِقْهُ : عِلْمٌ بِالْمَسَائِلِ الشَّرْعِيَّةِ الْعَمَلِيَّةِ الْمُكْتَسَبَةِ مِنْ اَدِلَّتِهَا التَّفْصِيلِيَّةِ 

Yasal uyarı : Sitedeki sohbet, yazı ve resimler; üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan ve kaynak göstererek alınabilir.
Üzerinde değişiklik yapılması, ticari amaçla kullanılması hukûken yasaktır.