Hazreti Ali (r.a.), «Fazîlet, ancak ehl-i ilme mahsustur. Çünkü onlar doğru
yoldadır; hidâyet arayana yol gösterirler. Herkesin kadir ve kıymeti başarısına
göredir. Cahiller ehl-i ilme düşmandırlar. İmdi sen ilim elde etmeye bak, ilmin
ebediyyen cahili olma! İnsanlar ölü, ehl-i ilim diridirler» demiştir.
Hazreti Ali (r.a.) nın sözündeki cahillerden murad, şer'î ilimleri bilmeyenlerdir. Böyleleri başka ilimleri bilirlerse de ulemaya, avamdan daha fazla düşmanlık ederler. Câhilin düşmanlığına sebeb Hakk'ı bilmemesi, yahud âlimin onun fikrine muhalif fetva vermesi ve insanların âlime olan teveccühünü görmesidir. İnsanların ölü olmasından murâd, hükmen ölü olmalarıdır. Zira hiçbir faydaları yoktur. Onlar nebat yetiş-tirmeyen çorak toprağa benzerler.
Allahu Teâlâ Hazretleri; «Yoksa ölü iken dirilttiğimiz ve kendisine
verdiğimiz nurla insanlar içinde yürüyen kimse, karanlıklar içinde olan gibi
midir!», buyurmuştur. Bu âyet-i kerimedeki ölüden murâd câhil, diriltmekten
murâd ilim verilmesidir. Karanlıklar içinde yüzen de cahildir. Yani cahil iken
öğretilerek nurlandırılan bir kimsenin, cehâlet karan lıkları içinde bocalayan
cahillerle bir olamayacağı beyan buyurulmaktadır. Yahut ölüden maksad
kalblerinin ölmesidir.
İlyau-Ulûmi'd-Dîn'de şöyle deniliyor:
Fethu'l-Mevsılî, «Hastaya yiyecek, içecek ve ilâç verilmez se ölmez mi?»
demiş. -Evet ölür- demişler. «İşte kalb de öyledir. Ona üç gün hikmet ve ilim
verilmezse ölür!» demiş. Gerçekten doğru söylemiş! Çünkü kalbin gıdası ilim ve
hikmettir; onun hayatı bunlarla kâimdir. Nitekim vücûdun gıdası da yemektir.
Kimde ilim yoksa onun kalbi hastadır, ölmesi lâbüddür/kesindir.
«İlim her fazilete vesiledir»,
«İlim köleyi krallar meclisine yükseltir». «Ulema olmasa ümera helâk olurdu».
derler. Şâir de. «İlim, erbabı için azli olmayan bir sultandır. Gerçek emîr
odur ki, azledildiği zaman dahî emîr kalır, velâyeti elinden gitse de fazîleti
saltanatında kalır.» demiştir.
İhyâu'l-UIûm'da beyan edildiğine göre Peygamber (s.a.v.), «Hikmet
kişinin şerefine şeref katar; köleyi yükselterek krallar meclisine oturtur»,
buyurmuştur. Aleyhisselam Efendimiz, bununla ilmin dünyevi semeresine işaret
buyurmuştur. Malûmdur ki âhiret daha hayırlı ve baki-dir. İmam Gazâlî bundan
sonra Salim bin Ebi Ca'd'ın şu sözü-nü nakletmiştir:
«Sahibim beni üçyüz dirheme satın alarak azâd etti: acaba ne iş tutsam
dedim ve ilmi san'at edindim. Bir sene geçer geçmez Medine'nin Emiri ziyaretime
geldi. Ama ziyare-tine izin vermedim».
Evet ilim sahibi azledilmez bir sultandır. Çünkü onun saltanatı ilâhidir,
kulların onu azle güçleri yetmez.
Mu’temed kavle göre Allahu Tealâ Hazretleri'nin. «Allah'a itâat edin!
Resûlü'ne ve sizden ülü'l-emir olanlara da itâat edin» âyet-i
kerimesindeki Ülu'l-emirden murad ulemadır. İhyâu'l-Ulum'da beyan edildiğine
göre Ebu'l-Esved «İlimden kıymetli bir şey yoktur. Sultanlar insanlara hükmederler;
ulema ise sultanlara hükmederler» demiştir.
| < Önceki | Sonraki > |
|---|








