16. MADDE:
İctihad, misli ile bozulmaz.(1)
Müctehidin biri şeri’ bir meselede ictihad edip onun hük-münce
amel edince, sonra kendisi için başka bir görüş zahir olsa, ikinci ictihadı,
evvelki ictihadının hükmünü bozmaz. Aynı şekilde bir müctehidin hükmü üzerine
başka bir müctehid başka bir şekilde hüküm verse, evvelki müctehidin ictihadı
üzere dayanan hüküm bozulmaz.
Müctehidlerin bazı şartları var ki, usul kitablarında zikredilmiştir. Alim için,
şartlarına haiz olmadıkça müctehid denmez. Bununla beraber sonra gelen alimler, hükümlerin dağınık
olmasından korktukları için ictihad kapısının kapan-dığına hükmetmişlerdir.
Hemde mevcut olan dört mezheb hakkında yeterli olan hükümler söylenmiştir.
Ancak şiadan olan bazılarına göre ictihad kapısı kapanmamıştır ve kendile-rinde
her an müctehidin bulunduğunu iddia ederler. İran ve ırak bölgesinde bu hal
mevcuttur.
Müctehidin hükmünün, evvelki ictihadın hükmünü boza-mamasının
sebebi, bir ictihad için diğeri üzerine tercih sebebi bulunmamasıdır. Hem de
ikinci ictihad, evvelkiden daha isabetlidir demek te mümkün değildir. Zira
ictihad, zannı gali-bin hasıl olmasından ibaret olup kendinde hataya da ihtimal
mevcuttur. Bütün ictihadların isabetli olması caiz olduğu gibi, aynı şekilde
hatalı olmaları da caizdir.
Mesela Ebu Bekir Sıddık radıyellahu anhu tarafından yapı lan
bazı ictihadlarda, o mecliste Ömer radıyallahu anhu oldu-ğu halde ve görüşü de
Ebu Bekir’e (radıyellahu anhu) muhalif olduğu halde, yerine halife olduğu
zamanda onun ictihadların-dan bir şeyi nakzetmiş (bozmuş) değildir.
Aynı şekilde bir hakimin, evvelki hükmünün hılafına ola-rak
ikinci bir mes’elede başka bir hüküm vermesi de caiz olup bu ikinci hükmü,
evvelki hükmünü iptal etmez.
Ancak bu kaideden bir mes’ele müstesnadır:
Umuma ait bir meselede, umum hakkında maslahat varsa, evvelki ictihad, umumun menfaatine olarak ikinci bir ictihad ile bozulur.
--------------------------------------------
(1) - Metnin arapçası:
َاْلاِجْتِهَادُ
لاَ يُنْقَضُ بِمِثْلِهِ
| < Önceki | Sonraki > |
|---|








