Hayrettin Karaman - Yeni ŞafakNassın bulunduğu yerde ictihad
İctihad, "konu ile ilgili âyet ve hadislerden (naslardan) amele dair hüküm (farz, vacib, mekruh, haram, şart, rükün…) çıkarmak için alimin yaptığı çaba" olarak tarif edilir. Yalnızca bu tarife bakarak dahi "ictihadın, nassın bulunduğu yerde" de yapılacağı sonucunu çıkarmak mümkündür. Naslarda (ayetlerde, hadislerde) bir konu (mesela bir olayın hükmü) açıklanırken daima aynı üslub kullanılmamıştır; apaçık, üstü kapalı, detaylı, detaysız, doğrudan, dolaylı… anlatımlar vardır. Bir konu ile ilgili birden fazla nassın bulunduğu ve bunlar arasında bazen birbirini açıklama, bazen de –ilk bakışta- çatışma ilişkisi bulunduğu da görülür. İşte bütün bu açıklama ictihaddır.
Nassın bulunduğu yerde yapılan ikinci ictihad çeşidi "mesalih: fayda-zarar, ihtiyaç, zaruret" esasına dayalı ictihaddır. Müctehid, hakkında nas bulunan bir meselenin, bir olayın, bir ilişkinin uygulanmasında güçlük, uygulama alanının geçici durumu yüzünden zarar, nassa aykırı uygulamada zaruret olup olmadığını araştırır ve bazı durumlarda "konu ile doğrudan ilgili naslara aykırı" olan, ama Kitap ve Sünnet'in genel ilkelerine, dinin gayesine uygun bulunan hükümler çıkarır ve bunlarla fetva verir.
Üçüncü ictihad çeşidi nassın bulunmadığı yer ve durumlarda yapılan ictihaddır ki, bu genellikle "kıyas" şeklinde uygulanır ve Mecelle'ye de girmiş bulunan "mevrid-i nasta ictihada mesağ yoktur: nassın bulunduğu yerde ictihad yapmak caiz değildir" cümlesi işte bu çeşit ictihad içindir; çünkü nas varsa, bunu yok sayıp başka bir konu ile ilgili nassın hükmüne kıyas yapmak gereksiz olur. Ama bu durumda da gerektiğinde, yukarıda zikredilen "delaleti belirleme, mesalihe riayet etme" ictihadları yapılır.
İctihadı ancak ehli olan; yani ilmi ve ahlakı ile dini hükümleri kaynağından çıkarmaya ve fetva vermeye yetkisi bulunan kimseler yapar. Günümüzde ve ülkemizde, yetkisi/yeterliği olmadığı halde ictihad edenler bulunabilir, bunları engellemek de liberal demokratik ortamda mümkün olmaz, ama telaş etmeye de gerek yoktur; çünkü bu gibi kişiler ve onların "fetvaları" kabul görmez, köpük gibi -televizyonlarda, diğer yayın organlarında- bir süre kabarır, kocaman ve parlak gözükür, ama kısa zamanda sönüp gider ve yalnızca yapanların kötü şöhretleri devam eder.
Bir zamanlar "ictihad kapısının kapalı olduğu, bundan sonra müctehid yetişmeyeceği, eskilerin ictihadlarının feza çağında bile yeterli olduğu, onları tekrarlamaktan başka bir şeye ihtiyacın bulunmadığı" söylenir dururdu; bu ilme ve dine aykırı hurafe önce teorik olarak yıkıldı, sonra da bütün İslam dünyasında, ilim kurumlarında, ferd veya topluluk tarafından ictihad metodu ile yapılan çalışmalar, çözümler yaygınlık kazandı. Üniversitelerde yapılan doktora çalışmalarının büyük kısmı birer ictihaddır.
abdulselam diğer yorumları
2009-06-07 16:19:09
hocanın yazısının son paragrafını okuyun
"dine ve ilme aykırı hurafe" diye adlandırdığı ve "teorik olarak" yıkıldığını söylediği "hurafe"nin yerine önerdiğine bakın hele.. çağdaş ve laik üniversitelerin bir üst makama geçmek için olmadık yorumlar ve yalakalıklar ile yaptıkları ve adına "doktora" dedikleri mügalata ve "kıl-ü kal"lere içtihad diyor. müslümanlara söylüyorum "hurafe"lerinize sahip çıkın.sizin o kadim hurafeleriniz bu modernlerin "ayet"lerinden ve kurana dayandırdıklarını iddia ettikleri çağdaş "içtihadlarından" bin kat daha değerlidir
EDİTÖR:
Karaman hoca içtihattan bahsetti, kısımlara ayırdı, fakat içtihad ehlinin vasıflarını beyan etmeye hiç yanaşmadı.... sadece kuru bir ilimle içtihad olacağını zannediyorlar. İmamı A'zam'ın bir mesele için 20 sene fetva vermediğini duymadılar mı? 40 sene yatsı nın abdestiyle sabah namazını kılmış (uyumamış9 duymadılar mı? Kabe içinde iki rekat kılmış ve bütün Kur'anı okumuş duymadılar mı? İçtihad ehlinin ilmi dirayeti çok yüksek olmakla birlikte ahalkı ve maneviyatı da son derece mükemmel olmalıdır. Bu zamanda artık Mehdi ve isa aleyhisselamlardan başka gerçek müçtehid mevcut olmaz....
Üniversite tezlerinin içtihad lduğunu söyleyecek kadar aklını yitirömiş bu kişiler, ancak gazete köşesinde müçtehid olur, islam ıkhında değil....
Müceddid olur, sünneti ihya edenler bulunur ama bütün ümmeti bağlayan şekilde içtihad ehli asırlardır yoktur. Allahu teala tez zamanda ehlini nasib eylesin....
| < Önceki | Sonraki > |
|---|








