BÜTÜN
KULLARIMI HANİFLER OLARAK YARATTIM
13- Iyaz ibni Hammar el Mücaşii radıyellahu anhu, Resulullah sallallahu
aleyhi ve sellem’in, bir gün hutbede şöyle buyurduğunu rivayet etti: Dikkat
ediniz! Rabbim bana, bilmediğiniz şeyden bu günümde bana bildirdiğini, size
bildirmemi emretti.
(Allahu teâlâ buyurdu) :Hangi kula mal ihsan etmişsem,
Allahu teâlâ, yer ehline nazar etti, arabına acemine buuz etti, ancak
ehli kitabtan kalanı hariç; buyurdu: muhakkak seni imtihan etmek için ve
seninle imtihan edilmek için gönderdim.
Üzerine bir kitab indirdim ki, su onu yıkayamaz, uyurken ve ayık iken
onu okursun.
Muhakkak Allahu teâlâ bana, Kureyşi yakmamı emretti, ben dedim: Rabbi!
Başımı yardıkları zaman, onu yufka haline getirirler.
Allahu teâlâ buyurdu: Seni çıkarttıkları gibi onları (ordan) çıkart,
onlarla savaşırsan bizde savaşırız, infak edersen üzerine infak ederiz. Ordu
gönderirsen, beş mislini göndeririz. Sana itaat edenlerle birlikte asi
olanlarla savaş.
Buyurdu: Cennet ehli üç kısımdır.
Adaletli sultan, muvaffak kılınmış ve tasadduk edici.
Merhametli, her bir yakınına ve müslümana karşı yumuşak kalbli.
Kalabalık aile sahibi iffetli kişi.
Buyurdu: Cehennem ehli beş kişidir.
Zayıf kimse ki,
Hain kişi ki,
Sabah akşam senin ehlin ve malında sana hile yapan.
Cimri veya yalancı yı zikretti.
Fahiş ahlakı kötü kimse.
Ebu Ğassân, hadisinde “İnfak et, yakında sana infak edilecek” kısmını
zikretmedi.
(Müslim
cilt 10, sahf: 314)
14- Said’ten, o da Kadade’den şu isnadla rivayet etti, hadisinde şu
kısmı zikretmedi: “Her mal ki onu kula ihsan ettim, helaldır.”
15- Iyaz ibni Hammar’dan (r.a.) rivayetle şöyle demiştir: Bir gün Resulullah
sallallahu aleyhi ve sellem aramızda iken ayağa kalkıp bize hitab etti ve
buyurdu: “Muhakkak Rabbim bana emretti,,,” diyerek hadisi şerifi, Katade’nin
rivayetine göre nakletti; orda şu ziyadeliği getirdi:
“Allahu teâlâ bana tevazu etmenizi emretti, hatta hiç biri başkasına
karşı öğünmesin. Hiç kimse diğerine karşı azgınlık yapmasın.”
Hadisinde şunu dedi: Onlar içinizde tabilerdir, ehli ve malı yoktur.
Dedim ki, Ey Eba Abdullah! Bu olacak mı?
Dedi ki: Evet, Allaha yemin olsun ki, onları cahiliyyede idrak etmiştim.
İTİKADIN
DÜZELTİLMESİ
16- Ebu Hureyre’den (radıyellahu anhu)
rivayetle şöyle demiştir; Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle dedi:
Allahu teâlâ buyurdu: Âdemoğlu bana eziyet ediyor, zamana –dehr- söver, halbuki
ben –dehr- im, işler elimdedir, geceyi ve gündüzü değiştiririm. (Biri gider,
diğeri gelir.)
(Buhari, cilt 8, sahf: 41)
17- Ebu Hureyre’den (radıyellahu anhu)
rivayetle şöyle demiştir; Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle
dedi: Allahu teâlâ buyurdu: Âdemoğlu dehr’e söver, halbuki ben dehr’im. Gece gündüz benim elimdedir. (Buhari)
18- Âdemoğlu bana eziyyet eder ve
der: Ey zamanın ziyanı/iflası.
Muhakkak ben dehr’im, gecesini gündüzünü değiştiririm.
ADEMOĞLUNUN
BENİ YALANLAMASI
19- Ebu Hureyre’den (radıyellahu anhu)
rivayetle şöyle demiştir; Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle
dedi: Allahu teâlâ buyurdu:
Âdemoğlu beni tekzib etti, bu ona layık değildir. Bana sövdü, bu onun
için doğru değildir. Beni tekzib etmesi, şu sözüdür: ‘Beni yarattığı gibi
tekrar diriltmeyecek.’ Halbuki halkı ilk yaratmak, tekrar diriltmekten daha
kolay değildir.
Bana sövmesi, şu sözüdür: Allah çocuk edindi.Ben bir ve samed olanım.
Doğmadım doğurmadım. Hiç bir şey bana denk değildir.
(Buhari cilt 6, sahf: 160)
20- Buharinin diğer bir rivayetinde: Beni yalanlaması şöyle deme-sidir:
Ben, onu ilk yarattığım gibi diriltemeyecekmişim.
Bana sövmesi, şöyle demesidir: Allah çocuk edindi. Ben samed’im,
doğmadım, doğrulmadım, hiç kimse bana denk değildir.
21- Ebu Hureyre’den (radıyellahu anhu)
rivayetle şöyle demiştir; Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle
dedi: Allahu teâlâ buyurdu:
Âdemoğlu beni yalanladı, beni yalanlaması onun için uygun değildir. Âdemoğlu bana sövdü, bana sövmesi onun için
uygun değildir.
Beni tekzib etmesi şu sözüdür: Benim, onu ilk yarattığım gibi tekrar
iade edemeyeceğim. (Sözü.) Halbuki halkın sonu, bana ilkinden daha zor değil.
Beni sövmesi, şu sözüdür: Allah çocuk edindi. Ben bir olan ve samed olan
Allahım. Doğmadım, doğrulmadım, benim
için hiçbir şey denk değildir.
(Nesei cilt 4, sahf: 112)
22- Zeyd ibni Halid el Cühenî’den (radıyellahu anhu) der ki, Resulullah
sallallahu aleyhi ve sellem bize Hudeybiye’de sabah namazı-nı gece yağmurun
peşinden kıldırdı, namazını bitirince sallallahu aleyhi ve sellem insanlara
döndü ve onlara buyurdu: Rabbinizin ne söylediğini biliyormusunuz? Dediler ki:
Allah ve Resulü en iyisini bilir.
Buyurdu: Kullarımdan bana iman ederek sabahlayan var, kafir olarak
sabahlayan var. Allahın fazlı ve rahmeti ile yağmur yağdırılıdık diyen, bana
iman etmiştir, yıldızı inkar etmiştir. Amma şu ve şu yıldızla yağdırıldık
diyen, işte bani inkar eden, yıldıza iman edendir.
(Buhari,
istiska babı)
23- Zeyd ibni Halid el Cühenî’den (radıyellahu anhu) şöyle rivayet
edildi: sallallahu aleyhi ve sellem e yağmur yağdırıldı. Buyurdu ki, Allahu
teâlâ buyurdu: Kullarımdan bazısı iman ederek ve bazısı da küfrederek
sabahladı.
24- İmam Malik rahımehullah, Muvatta’ kitabında Zeyd ibin Cüheni’den,
Buharinin lafzı gibi lafızlarla bu hadisi şerifi rivayet etmiştir.
25- Ebu Hureyre’den (radıyellahu anhu) şöyle dediği rivayet edildi:
Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: Allahu azze ve celle buyurdu:
Kullarıma hangi nimeti ihsan ettiysem, ancak onlardan bir fırka o nimetleri
inkar ederek sabahlamıştır. Şöyle derler: Yıldız, yıldız ile.
26- Zeyd ibni Halid el Cüheni radıyellahu anhu dan şöyle rivayet edilmiştir; Nebi sallallahu
aleyhi ve sellem’e yağmur yağdırılmıştı da şöyle buyurdu: Rabbinizin bu gece ne
buyurduğunu işitmediniz mi? Kendisi buyurdu: Kullarıma hiçbir nimet ihsan
etmedim ki, ancak onlardan bir taife bu nimetleri inkar ederek sabahlamıştır.
Şöyle derler: Şu ve şu yıldızla
yağdırıldık. Amma bana iman eden, yağdırmam üzerine hamdeden, işte o kişidir
bana iman eden ve yıldıza küfreden.
Her kim, şu ve şu yıldız sebebiyle yağdırıldık derse, o kişi bana küfretmiş
ve yıldıza iman etmiştir.
27- Ebu Hureyre radıyellahu anhu derki, Resulullah sallallahu aleyhi ve
sellem’in şöyle buyurduğunu işittim: Allahu azze ve celle buyurdu: Benim
yarattıoğım gibisini yapmaya kasdeden kişiden daha zalim kim olabilir? Zerreyi
yaratsınlar bakalım! Veya bir buğday
tanesi veya arpa tanesi yaratsınlar bakalım!
(Buhari tevhid kitabı)
28- Ebu Zür’a haber verdi ki, kendisi Medine’de Ebu Hureyre (radıyellahu
anhu) ile birlikte bir evde girmiş, evin tavanında bir kişi suret yapıyordu.
Ebu Hureyre dedi ki: İşittim ki Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle
diyordu: (Yani Allahu teala tarafından) : Benim yarattığım gibisini yapmayı
kasdeden kişiden daha zalim kim olabilir? Bir tane yaratsınlar! Bir zerre
yaratsınlar!
Sonra Ebu Hureyre bir tas su istedi, ellerini yıkadı, taki koltuğuna
kadar su ulaştı. Dedim ki, Ya Ebâ Hureyre! Resulullah sallallahu aleyhi ve
sellem’den işittiğin bir şeymi? (Bu yaptığın?)
Dedi ki: Hılyenin bittiği yere kadar. (Suyun ulaşması, cennette altın
halkanın takıldığı pazulara kadardır.)
(Buhari, libas kitabı)
29- Müslim, sahihinde şu lafızla rivayet etti: Ebu Hureyre ile birlikte
Mervan’ın evine girdim. Orda suretler gördü. Dedi ki: Resulullah sallallahu
aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğunu işittim: Allahu azze ve celle buyurdu:
Benim yarattığım gibisini yapmayı kasdeden kişiden daha zalim kim olabilir?
Zerre yaratsınlar veya arpa yaratsınlar!
| < Önceki | Sonraki > |
|---|








