MESNEVİ’DEN
DUDU KUŞUNUN DİLEĞİ
MEVLANA CELALEDDİN-İ RUMÎ K.S.
Zengin bir tüccar alış-veriş için
uzak ülkelere gidecekti. Yola çıkmadan önce bütün ev halkına istedikleri
hediyeleri sordu. Herkes istediğini söyledi. Tüccar Allahaısmarladık diyerek evden çıkarken,
kafesinde boynu bükük duran dudu kuşunu gördü ve yanına yaklaşıp:
- Ya sen ne armağan istersin güzel
kuşum, istermisin sana altın kafes alayım? Dedi.
Dudu kuşu dilleniverdi.
- Muhterem efendim, gideceğin yerde
benim cinslerimi görünce halimi anlat. De ki:
Sizin hasretinizi çeken dudu, bizim evde, kafeste kapalı. Size selam
söyledi, yardım istedi, bir kurtuluş yolu sordu. Ben sizin hasretinizle gurbet
ellerde kalayım da, siz yeşil çayırlarda çiçekli ağaçlarda sefa sürün! Doğrumu
bu?
Tüccar dudusunun böyle hayret etti ve ona Senin isteğinide yerine
getiririm diye söz verdi.
Tüccar uzak doğu ülkelerine
gidiyordu.Hindistan’a varınca sınır boyunda birkaç dudu gördü ve kendi
dudusunun selamını bildirerek söylediklerini onlara anlattı. Onu dinleyen
dudulardan biri titredi, çırpındı, sonra düşüp kapkatı kesildi, öldü. Tüccar
ona selam getirdiğine pişman oldu. Bir cana kıydım diye üzüldü. Bu dudu benim
dudumun akrabası galiba diye düşündü.
Alış-verişini bitirip memleketine dönen
tüccar, bütün ev halkına getirdiği armağanları dağıttı. Dudu kuşuna bir şey
getirmemişti. Dudu sordu:
- Bana bir haber yokmu?
- Var ama, anlatamam, söylediklerini
oradaki dudulara anlattım diye hala pişmanlık duyuyorum.
- Niçin pişmansın anlat üzülmem.
- Şikayetini sana benzeyen dudulara
söyledim. İçlerinde biri senin derdini duyunca kalbi durdu öldü. Bu sözleri
duyunca oda titreyip düştü kaskatı kesildi.Tüccar çok üzülmüştü. Kafesin
karşısına geçip söylemeye başladı:
Ey benim güzel kuşum, sana ne oldu?
Sen benim ruhumun neşesi idin. Sana gözüm gibi bakıyordum, altın kafesler
içinde yatırıyor, güzel yiyecekler veriyordum. Sonra kuşu öldü sanarak
kafesinden çıkararak bahçeye attı.
Fakat duducuk, atıldığı yerden havalanıp
yüksek bir ağacın tepesine konuverdi. Dudusunun canlanıp uçtuğunu gören tüccar
kafasını kaldırıp sordu:
-Ey dudu , Hindistandaki cinslerin
ne yaptıda bana bu oyunu ettin?
Dudu cevap verdi:
-Ondan bir kurtuluş yolu dilemiştim.
O da bana bu yolu öğretti, sende benim gibi kendini ölmüş göster, sonra uçup
kurtulursun demek istedi. Ben de dediğini yaptım.
Kuş böyle dediktekten sonra
havalandı vatanına doğru süzülüp gitti.
Tüccar dudunun arkasından söyle
seslendi:
-Bana büyük bir öğüt vermiş oldun,
aydın bir yol gösterdin. Bundan sonra kafeste inleyenlerin derdini içimde
duyacağım, hür olmayanlara hürriyet dileyeceğim.
| < Önceki | Sonraki > |
|---|








