1. cilt 54. mektubtan
Yakınen
biliniz ki bid’atçının sohbeti, kafirin sohbetinden daha fesatlıdır.
Bid’atçıların hepsinin en kötüsü, en düşüğü, Resulullah sallallahu aleyhi ve
sellem’in ashabına buuz eden (ŞİA) taifesidir. Muhakkak Allahu teala yüce Kur’anında,
şu taife için kafirler diye ferman buyurdu, şöyle ki Hak subhanehu ve teala
buyurdu: “Kafirler onlarla öfkelensin için…”
Kur’anı
ve şeriatı tebliğ ediciler, ashabı kiramdır. Ashab, taan edilen-ler olursa, bu
durumda Kur’an ve şeriata da taan etmek lazım gelir.[1]
Hazreti
Osman ibni Affan (üzerine Allahın rızası olsun), Kur’anı cem etti. Eğer Osman
taan edilir olursa, Kur’an da taan edilmiş olur. Zındıkların itikadından
Allah’a sığınırız.
Üzerlerine
Allahın rızası olsun, ashab arasındaki ihtilaflar, kavgalar ve savaşlar,
nefsani heva yüzünden değildi. Zira onların nefisleri, beşerin en hayırlısının
(aleyhis-selam Efendimizin) sohbetinde tertemiz olmuş, emmarelik vasfından kurtulmuştu.
Fakat inancımız o ki hak, Ali kerremallahu vechehu tarafında idi. Hata,
muhalifleri tarafında idi. Fakat bu hata, ictihadî bir hata idi. Bu ise
fasıklık derecesine götürmez. Bilakis, bu gibi hatalarda levmetmeye/sövmeye
imkan yoktur. Bunda bile hata eden için, sevabtan bir derece vardır.
Yezid[2], saadetten
uzak olup ashabtan değildi. Saadet sahasından uzak olmasında hiç kimsenin
(itiraz eden) bir sözü yoktur. Zira yaptığı işi, Firenk kafiri yapmaz. Ehli Sünnet
alimlerinden bazıları ona lanet etmekte duraklamışlardır, ondan ve işinden razı
oldukları için değil, belki dönmesi veya tevbe etmesi ihtimaline riayet
ettikleri içindir.[3]
Şerefli
meclisinizde her gün, Kutbuz-Zaman Mahdum-ul Alem’in, Resulullah’ın ashabını
medih hakkında yazdığı kitaptan bir miktar okumak gerekir. O’nun ve
diğerlerinin üzerine salat ve selam olsun. Hangi çeşit bir edeple onları
zikretmiş, taki muhalifler mahçup ve zelil olsun.
Muhakkak
şu azgın ve yoldan çıkmış taife, şu günlerde (ashaba dil uzatmakta)
daldırdılar, çok fazla söz ile haddi aştılar, sözleri ufuklarda ve etrafta
yayıldı. Onların fesadlarını açıklamakta, bu sebeble bazı açıklamalar yazdık
ki şu taifeden olanlar, şerefli meclisinize katılmasın, kıymetli mahfilinizde
onlar için bir itibar olmasın.
Allahu
subhanehu, razı olunmuş yolda sizi sabit eylesin.
[1] Ashabın aleyhine konuşulursa,
onların naklettiği Kur’an aleyhine konuşulmuş olur.
[2] Yezid, Hazreti Muaviye radıyellahu
anhunun oğludur, ashab değildir. Hazreti Hüseyin’e (radıyellahu anhu) yaptığı
zulüm ve haksızlıktan dolayı büyük günah işlemiştir. Fakat dinden çıktığına
hükmedilmemiştir; aksi takdirde o zamanki müslümanlar, başlarında bulunan bir
kafire itaat etmişler hükmünde olurlardı. Böyle kargaşa ve fitne zamanında Ehli
Sünnet’in yolu, ıslah niyetiyle idarecilere nasihat etmektir. Savaşa ve
kargaşalığa sebeb olmak değildir.
[3] Ehli Sünnet’e göre açıkça kafir
olarak ölmeyen kimselerin peşinden lanet edilmez. Şeytana sövmektense,
salavat okumak daha efdaldir.
| < Önceki | Sonraki > |
|---|








