.

.

E-posta Yazdır PDF

Tadil-i erkânın Terkinin zararı

lav02.jpg124- (Tadil-i erkânın)Terkinin yirmi altı kadar zararı vardır.

Evveli: Fakirliğe sebeb olur.

İkinci: Ahiret uleması/gerçek âlimler ona buğz eder/sevmezler.

Üçüncü: Adaletten düşer, Şahitliği makbul olmaz.

Dördüncü: Namaz kıldığı mekân yevm-i kıyamette aley hine şahitlik eder.

Beşinci: Bir kimse tadili erkânsız namaz kılarken öte yanında biri görüp söylemese günahkâr olur.


 

Altıncı: Ol namazı geri çevirmek/yani kaza etmek üzerine vacip olur.

Yedinci: İmansız gitmesine sebeb olur.

Sekizinci: Namazın hırsızı (peygamberimizin hadis-i şerifinde kötülediği)olur.

Dokuzuncu: Allah'u Teala'nın nazarı rahmetinden sakıt olur/düşer.

125- Onuncu: Kıldığı namaz eski bez gibi yevmi cezada yüzüne vurulur.

On birinci: Allah'u Teâlâ'ya münacatta sü-i edep (edepsizlik) etmiş olur.

On ikinci: Namazın fazla olan sevabından mahrum olur.

On üçüncü: Sair ibadetlerin sevabı verilmemeğe sebep olur.

On dördüncü: Nâra (ateşe) müstehak olur.

On beşinci: Cahiller onu görüp(örnek alarak) tadili erkânı terk etmelerine sebeb olur.

On altıncı: İmamına muhalefet etmiş olur.

On yedinci: İntikalatta olan (rükûdan secdeye geçerken olan sünnetleri) terk etmiş olur.

126- On sekizinci: Allah'u Azimüşşan'ın gazabına mazhar olur.

On dokuzuncu: Şeytanı sevindirmiş olur.

Yirminci: Cennetten ırak (uzak) olur.

Yirmi birinci: Cehenneme yakın olur.

Yirmi ikinci: Kendi nefsine zulm etmiş olur.

Yirmi üçüncü: Tahir (temiz) olan nefsini, mülevvet (pis) etmiş olur.

Yirmi dördüncü: Sağında ve solunda olan melaikelere eziyet etmiş olur.

Yirmi beşinci: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) i mahzun etmiş olur.

Yirmi altıncı: Cemi mahlûkata zararı dokunmuş olur. Zira ol âdemin günahı sebebiyle yağmurlar yağmaz ve yerlerde ekinler bitmez ve yağmur vaktiyle yağmaz olur.

127- Ve dahi imamın arkasında durana yüz sevap, solunda durana elli sevap verilir. Evvelki safta durana yirmi beş sevap, ikinci saftan ta geriki safa varıncaya kadar durana on sevap verilir. Bu sevapların bir tanesi bin vakıyye (ölçek), o vakıyyenin her bir tanesi bin dirhem ve o dirhemin her bir tanesi uhud dağından ağır gelse gerektir.

128- Ve dahi bir âdem iftitah tekbirini imam ile beraber alsa güz günlerinde ağaçların yaprakları rüzgâr estikçe nasıl dökülürse ol âdemin günahlarıda öyle dökülse gerektir.

129- Bir gün Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namaz kılarken bir kimse sabah namazında iftitah tekbiri ne yetişemedi. Vardı bir kul azad eyledi gelip Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) e etti (dedi) :

'Ya Rasulullah! Ben bu gün iftitah tekbirine yetişemedim. Bir kul azad ettim, acaba iftitah tekbirinin sevabına nail olabildim mi’ ?

130- Rasulullah Hazretleri, Hazreti Ebu Bekir'e:

'Sen ne dersin bu iftitah tekbirinin hakkında' buyurdu. Ebu Bekir Sıddık (Radıyellahu anhu) buyurduki:

'Ya Rasulullah! Kırk deveye malik olsam, kırkınında yükü cevahir olsa cümlesini fukaraya tasadduk etsem yine imam ile beraber alınan iftitah tekbirinin sevabına nail olamam'. Ondan Rasulullah Hazretleri:

 'Ya Ömer sen ne dersin bu iftitah tekbirinin hakkında dedikte,

131- Hazreti Ömer (Radıyellahu anh) etti:

  'Ya Rasulullah! Mekke ile Medine arası develerim olsa yükü cevahir olsa cümlesini fukaraya tasadduk etsem yine imam ile beraber alınan iftitah tekbirinin sevabına nail olamam'. Andan Rasulullah Hazretleri:

 'Ya Osman sen ne dersin bu iftitah tekbiri hakkında dedikte, Hazreti Osman Zinnureyn (Radıyellahu Anhu) etti/dedi:

'Ya Rasulullah! Ben gecede iki rekât namaz kılsam her bir rekâtında Kur'anı Azimüşşanı hatm eylesem yine imam ile beraber alınan iftitah tekbirinin sevabına nail olamam'.

132- Daha sonra Rasulullah Hazretleri:

'Ya Ali sen ne dersin bu iftitah tekbiri hakkında dedikte, Hazreti Ali (Kerremellahu vechehü) etti:

'Ya Rasulullah mağrip/batı ile meşrık/doğu arası küffar ile dolu olsa Rabbim bana kuvvet verse cümlesini kırıp katl eylesem yine imam ile beraber alınan iftitah tekbirinin sevabına nail olamam'.

133- Andan Rasulullah hazretleri:

'Ey benim ümmeti ve ashabım; yedi kat yerler ve yedi kat gökler kâğıt olsa ve deryalar mürekkep olsa, bütün ağaçlar kalem olsa, cümle melâikeler kâtip olsalar kıyamete kadar yazsalar yine imam ile alınan iftitah tekbirinin sevabını yazamazlar' deyü buyurmuş. Ve eğer Allah'u Azimüşşan'ın yarattığı melekler bu kadarmıdır? Desen, Rasulullah Hazretleri miraca çıktığı gece cenneti ve cehennemi ve beyti mamuru seyran ettikte bakıp gördü, beyti mamuru melâike tavaf edip giderlerdi.

134- Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) etti:

'Ya karındaşım Cebrail! Bu beyti mamuru tavaf eden melaike geri dönmüyor, onlar nereye giderler? Ol vakit Cebrail (Aleyhis- selam) etti:

'Ya Habibellah! Ben halk (yaratıldığım) günden bu güne gelin- ceye kadar bu beyti mamuru tavaf edip giden melaikenin geri döndüğünü görmedim. Bir kere tavaf edene kıyamete kadar bir dahi nevbet (sıra) gelmez' dedi.

Yasal uyarı : Sitedeki sohbet, yazı ve resimler; üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan ve kaynak göstererek alınabilir.
Üzerinde değişiklik yapılması, ticari amaçla kullanılması hukûken yasaktır.