
KABİRDE OLANIN SELAMI ALMASI
وفي الحديث
"ما من عبد يمر بقبر رجل كان يعرفه في الدنيا فيسلم عليه إلا عرفه ورد عليه
السلام"
(الفتح الكبير في ضم الزيادة إلى الجامع الصغير - (3 / 110) 10894 )
( خط وابن عساكر ) عن أبي هريرة كنز العمال في سنن الأقوال والأفعال - (15 / 646) 42556
الجامع الصغير من حديث البشير النذير - (2 / 284) 8062 )
Hadisi şerifte şöyle geldi:
“Kişi dünyada tanıdığı birinin kabri yanına uğrar da ona selam verirse, mutlaka kabirde olan da onu tanır ve selamını alır.”
(Fethul Kebir/Camiussağir üzerine: no: 10894—Kenzul Ummal Ebu Hureyre’een rça rivayet etti:No: 42556 -- Camiussağir: No: 8062)
Bunun tevilinde bazıları, hal itibarıyla selamını alır demişlerdir. Bu durumu ifade eden başka rivayetlerde, kabirde yatanların amellerinin kesilmesinden dolayı hasret çektiği beyan edilmiştir.
Hadisi şerifin zahirine göre dil ile selamın alındığını söylemek nassa zıt olmaz, zira başka rivayetlerde bizzat Efendimizin s.a.v kabri yanına gelip selam verenlerin selamını bizzat aldığı bildirilmiştir.
O halde, ölüm olayının, ruhun bedenden ayrılması olduğunu bildiğimize göre, kabirde yatan cesed ile semadaki makamında olan ruh arasında keyfiyetini bilemediğimiz bir alaka olduğu kesindir. Eğer kabirdeki zat Allah katında hatırlı olanlardan (Peygamber, sıdık, şehid ve salihlerden) biri ise, onun kabrine varıp selam vermek Allahu tealaya dua etmek, dileklerin istakların kabulü için kabirde yatanı (amin diyerek) duasına vesile ve ortak etmek nerden şirk olacak???? Vehhabi selefi şaşkınlara Allah hidayet versin, manevi nasib versin de husrana uğramasınlar…..
| < Önceki | Sonraki > |
|---|








