Tefsiri kebir yunus suresi, ayet : 3
Allah Teâla’nın Arşa İstivası
Cenâb-ı Hakk'ın, "Sonra
Arş üzerinde -istiva etti- hükümran oldu"
ayetine gelince, bu hususta birkaç konu bulunmaktadır:
1) Bu ifade, Cenâb-ı Hakk'ın, Arş üzerinde oturmuş, karar kılmış olduğu zannını uyandırır. Bu husustaki tafsilatlı açıklama, Tâ-hâ sûresinin başlarında geçmiştir. Ancak ne var ki biz burada, kısa bir açıklama ile yetiniyor ve şöyle diyoruz: Ayet-i kerimeyi zahirine hamletmek mümkün değildir.
Bunun böyle oluşunun
delilleri şunlardır:
a) "Allah'ın Arş'a istiva
etme"si, Arş'ın olmaması halinde düşeceği ve aşağıya doğru inecek bir
biçimde ona yaslanmış ve onun üzerinde karar kılmış olması demektir. Bu bizim
tıpkı, "Falanca, koltuğuna dayanmıştır" dediğimizde, bu sözden, böyle bir
mânânın anlaşılmasına benzer. Ancak ne var ki, bu mananın kabul
edilmesi, Cenâb-ı Hakk'ın, Arş'a muhtaç olmasını ve Arş'ın olmaması halinde O'nun
düşme sini ve aşağıya
doğru inmesini gerektirir
ki, bu imkânsızdır. Çünkü müslü manlar, Arş'ı tutanın ve onu
muhafaza edenin, Allah olduğu hususunda mutabık tırlar. Hiç
kimse Allah'ı tutanın
ve O'nu koruyanın
Arş olduğunu söyleme miştir.
b) Cenâb-ı Hakk'ın, "Sonra Arş
üzerinde hükümran oldu " buyruğu, O'nun, daha önce Arş'a dayanmadığına
delâlet eder. Bu da, Allah Teâlâ'nın bir halden başka bir hale geçtiğini
gösterir. Bir halden başka bir hale geçen her varlık "muhdes" (sonradan
meydana gelmiş) olur. Oysa, Allah Teâlâ hakkında bu, ittifakla bâtıldır.
c)
O vakitte "istiva" meydana gelince, bu, Allah Teâlâ'nın o
vakitten önce bir hareket ve kımıldanış içinde olmasını gerektirir. Halbuki
bütün bunlar, sonradan meydana gelmiş olan şeylerin niteliklerindendir.
d) Ayetin zahiri, Allah Teâlâ'nın,
gökleri ve yeri yaratmasından sonra Arş'a istiva ettiğine delâlet eder.
Zira, -sonra- kelimesi, terahiyi,
sonralığı gerektirir. Bu da, Allah Teâlâ'nın Arş'ı yaratmadan önce Arş'tan
müstağni olduğuna delâlet eder. Binâenaleyh, Allah Arş'ı yarattığı zaman O'nun
hakikat ve zâtının istiğna halinden, muhtaç olma haline dönüşmesi imkânsız
olur. Dolayısiyle Allah'ın, Arş'ı yarattıktan sonra da Arş'tan müstağni olarak
kalması gerekir. Böyle olan bir zatın, Arş üzerinde karar kılmış olması imkânsız
olur. Bu sebeple, yapılan bütün bu izahlarla, bu ayeti, zahirî manasına
hamletmenin, ittifakla mümkün olmadığı sabit olmuş olur. Bu böyle olunca da,
bununla, Allah için bir mekân ve bir cihetin isbat edilmesi hususunda istidlal
edilmesi imkânsız olur.
| < Önceki | Sonraki > |
|---|








