.

.

E-posta Yazdır PDF

Recm hakkında prof'un birine reddiye - 3

 

kitap25.jpgTEFSİRLERDE RECM HÜKMÜ İLE İLGİLİ AYET VE HADİSİ ŞERİFLER

 

 

İBNİ KESİR TEFSİRİ:

Nur suresi: ayet: 2

“Zina eden kadınla erkeğin herbirine yüz sopa vurun…”

Bu ayeti kerimede, zina edenin haddi hakkında hüküm vardır. Bu hususta alimleri ihtilafı vardır. Zina eden ya bekar olur yani evlenmemiştir. Ya da muhsan olur yani hür akıllı olup sahih nikahla evlenmiş olur.

Evlenmemiş bekarın cezası yüz sopadır.  Ayette olduğu gibi. Ebu hanife’nin hılafına cumhura göre bir sene de sürgün edilir. İmamı A’zam’a göre sürgün işi, halifenin görüşüne bırakılır, dilerse sürer, dilerse sürgüne göndermez.

Cumhurun delili, Sahihayn’de sabit olan şu hadisi şeriftir: Zühri, …ibni Mes’ud’dan, o da Ebu Hureyre’den  (r.anhuma), iki a’rabi hakkında rivayet etti: bu ikisi Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’e geldiler. Biri ded iki: Ya Resulellah! Şu benim oğlum, şu kişinin ücretli işçisiydi. Onun hanımı ile zina etti. Buna, yüz koyun ve bir de cariye vererek oğlumu (fidye karşılığında) kurtardım. İlim ehline sorduğumda, bana haber verdiler ki oğlun üzerine yüz sopa vurulmasını ve bir sene sürgüne gönderilmesi gerektiğini, şu adamın karısının da recmedilmesi gerektiğini söylediler.

Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: “Nefsim kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki, elbette  aranızda Allahın kitabı ile hükmedeceğim.[1] Cariye ve koyunlar sana geri verilecek, oğluna yüz sopa vurulacak ve bir sene sürgün edilecek. Ey Üneys, bu adamın hanımına git, eğer itiraf ederse onu recmet.” Kadının yanına gitti, suçunu itiraf etti ve onu recmetti. Burda bekar olan zinacının bir sene de sürüleceğine delil vardır.

Eğer muhsan ise, yani akıllı baliğ olup sahih nikahla evlenmişse o kişi recmedilir.

İmamı Malik’te buna hükmetti. İbni Abbas’tan rivayetle (r.anhuma) Ömer r.a. ayağa kalkıp hurbe irad etti ve Allah’a hamd ve sena etti, sonra dedi: Amma ba’du (bundan sonra): Ey insanlar! Muhakkak Allahu teâlâ Muhammed’i (sallallahu aleyhi ve sellem) Hak ile gönderdi. Ona kitab indirdi, o indirdiğinde recm ayeti vardı. Onu bize okudu ve biz de onu muhafaza ettik. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem recmetti, ondan sonra biz de recmettik. 

İnsanlara zamanın uzamasından korkarım da, içlerinden biri şöyle der: -Allahın kitabında recm ayetini bulmuyoruz- böylece Allahın indirdiği bir farzı terk ederek sapıtırlar. Allahın kitabında, zina eden muhsan erkek ve kadın üzerine recm haktır, şayet beyyine (şahit) kaim ise, veya hamilelik varsa, veya itiraf ederse.

Bunu Sahihayn’de Malik’in hadisi olarak uzunca rivayet etti. Burda zikrettiğimiz bir parçasıdır, muksudumuzu beyan eder.

İmam Ahmed Hanbel (r.a.leyh), Heysem’den, o da Zühri’den, o da Ubeydullah ibni Abdullah’tan o da İbni Abbas’tan rivayet etti: Bana Abdurrahman ibni Avf haber verdi ki Ömer ibni Hattab r.a. insanlara hitab etti, şöyle söylediğini işittim: Dikkat edin! Bir takım insanlar şöyle diyorlar: “Şu recm nedir? Allah’ın kitabında sopa var.”

Muhakkak Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem recmetti, ondan sonra biz de recmettik. Ömer Allahın kitabında olmayan bir şeyi ziyade etti diye konuşan biri konuşmasın veya tekellüm eden biri kelam etmesin diye sakınmasaydım, elbette indiği gibi onu (recm ayetini) Kur’ana sabitlerdim (yazardım.)

İbni Abbas’tan başka bir tarik ile  şöyle rivayet edildi: Ömer ibni Hattab r.a. hitab ederek recmi zikretti ve şöyle dedi: Muhakkak recm Allahın hadlerinden biridir. Dikatt edin! Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem recmetti, biz de ondan sonra recmettik. Şayet biri –Ömer Allahın kitabında olmayan şeyi ziyade etti- demesinden korkmasaydım, elbette onu mushafın bir kenarına yazardım.

Ömer, Abdurrahman bin Avf, filancı ve filancı şahittirki muhakkak Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem recmetti ve biz de ondan sonra recmettik. Dikkat edin! Sizden sonra bir kavim gelecek recmi tekzib edecekler (inkar edecekler), deccali de, şefaati de, kabir azabını da, bir kavmın azab gördükten sonra cehennemden çıkartılacağını da inkar edecekler. [2]

Sa’d ibni Müseyyeb, Ömer r.a. ten şöyle rivayet etti: “Recim ayeti sebebiyle helak olmanızdan sizi sakındırırım!” (Tirmizi)

Mervan‘ın yanında iken Zeyd beraberimizde idi. Zeyd ibni Sabit r.a. dediki: Biz şöyle okurduk: “Şeyh ve şeyhuha[3] zina ettikleri vakitte  elbette onları recmedin.”

Mervan dediki: Bunu Mushafa yazsaydınya!

Zeyd: Bunu söyledik, Ömer içimizde idi, şöyle dedi: Ben size bu hususta yeterliyim.

Zeyd: Dedik ki, nasıl olacak?

Ömer dedi: Adamın biri Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’e geldi, şöyle şöyle anlattı ve recm den bahsetti ve Ya Resulellah ! (sallallahu aleyhi ve sellem), bana recm ayetini yaz.

Buyurdu: Şu an gücüm yetmez. Bu ve benzeri bir şey dedi.

Bu rivayet pek çok tarikla gelmiştir ve recm ayetinin Kur’anda yazılı olduğuna delalet eder, okunuşu nesh edilmiştir, hükmü bakidir ve el an onunla amel edilir.

Ayrıca Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem bir kadının recmedilmesini emretti ki işçi çalıştıran birinin karısı idi, işçi ile zina edince onu recmetti.

Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Maiz r.a. ve Gamidiyye isimli kadını recmetti. Bunlarda Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in sopa cezası verdiği nakledilmemiştir. Sahih rivayetlerde zikredilen bütün hadisi şeriflerde recmden evvel sopa vurulduğu zikredilmemiş tir. İşte bu görüş cumhurun mezhebidir. Ebu hanife, Malik ve şafii r.aley him bu görüştedir.

İbni Kesir’den alıntı bu kadar.>>>

Şimdi düşünürsek iyi anlayacağız, bizim yeni prof. ve doç. lar, ya buralara kadar gelemediler yada geldiler de alamadılar, nasib işi herkesin kârı değil, “Allah bir kişiye nur vermemişse onun nerden nuru olacak!”

Açıklamalarımızın sonunda prof ve doç ların görüşleri ve yanılgı noktaları beyan edilecek, inşaallah!

 

<<<KURTUBİ TEFSİRİ:

Nisa suresi ayet: 15

“Eğer şahitlik ederlerse, onları evlerde tutun” (Dört erkek şahit, zina ettiklerine şahitlik ederlerse, suçlu kadın hapsedilirdi…)

Bu ayet zinanın cezası hakkında ilk olandır. İslamın evvelinde böyle idi; Ubade ibni Samit, Hasen ve Mücahid böyle demiştir. Daha sonra bu hüküm, ilerde gelen “onlara eziyet edin…” (Nisa 16.) ayetiyle neshedildi. Sonra bu hüküm de, Nur suresinin 2. ayeti (recm ayeti) ile, dul –muhsan- hakkında neshedildi. Bazı alimler –eziyyet- ayeti öncedir, sonra –evlerde tutun- ayeti gelip onu neshetti derler. İbni Furek bunu zikretti. Şu evde tutmak ve eziyet etmek islamın evvellerinde, zina işi çoğalmadan evveldi. Suçlar çoğalınca, kuvvetlendirmek için hapishanelerde hapsedildiler. İbni Arabi böyle dedi.

İbni Zayed derki: Hapisle, evlenmekten men edildiler, ceza olsun için ölene kadar orda tutuldular. Bazıları bunun, had (ceza) olduğunu savunmuştur. Ancak bu hapis, bir müddetle sınırlı idi ki, sonra gelen eziyet edin ayetine kadardır. Her iki hüküm de, bir noktaya kadardır, bu da Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in Ubade ibni Samit r.a. hadisinde açıkladığı husustur: “Benden alın, benden alın. Muhakkak Allah onlar için yol açtı. Bekar bekarla zina ederse yüz sopa ve bir sene sürgün. Dul dul ile zina ederse yüz sopa ve recm.”

Bu emir gelince evvelkilerin hükmü kalkmış oldu. Burda neshe gerek yok, zira nesh, her bakımdan zıt olan iki kavil arasında olur. Halbuki burdaki hükümlerde ikisini bir arada cem etmek mümkündür. Burda hapsetmek, sopalamak ve recmetmek mümkündür. Bazı alimler derki eziyetlendirmek ve ayıplamak, sopalamak ile birlikte bakidir. Zira bunlar arasında zıtlık yoktur. hapsedilmesi, icmaen nesh edilmiştir.

Nuhas derki, eziyet eyeti, Nur suresinin ayetiyle neshedilmiştir. Denildiki neshedil memesi daha evladır, yani suçluya şöyle denir: Cür’et ettiniz, fasıklık ettiniz, Allahın emrine muhalefet ettiniz…

Ali ibni Ebi Talib r.a., Şuraha el Hemedani’ye yüz sopa vurdu ve sonra recmetti, şöyle dedi: Allahın kitabıyla ona sopa vurduk, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in sünnetiyle onu recmettik.

Bu sözü Hasanı basri, Hasan ibni Salih ve ishak  almıştır.

Diğer bir topluluk ki Zühri, Nehai, Malik, Sevri, Evzai, Şafii, Hanefi, Ahmed ebi Sevr sadece recm edileceğini, sopa vurulmayacağını söylemiştir.

Delileri: Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Maiz’i ve Gamidiyye’yi recmetti, onlara sopa vurmadı.

Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Üneys’e r.a. şöyle dedi: Şu adamın hanımının yanına git, eğer itiraf ederse onu recmet. Bu iki rivayette sopa zikredilmemiştir.  Eğer meşru’ olsaydı elbette söylenirdi. >>>

Diğer tefsirler ve ahkamı Kur’an tefsirleri de aynı minval üzere recmin sabit olduğunu açıkça beyan etmektedir.

Şimdiki harici zihniyetli kişilerin, şu sabit delilleri kendi kafalarına ve hevalarına göre yorumlamaları, hiçbir şeyi değiştirmez sadece kendileri –Kur’anla sapmış- olurlar. “Allah onu ilimle sapıttı”  ayetindeki tehdide dahil olurlar.

 

RECMİ  İNKAR  EDENLERDEN BİR PROF. UN  DELİLİ

 

 “Ey peygamberin hanımları! İçinizden kim açık bir fahişelik yaparsa onun için o azab (el-azab) ikiye katlanır.” (Ahzab 33/30)

Peygamber hanımlarının evli olduğu açıktır. Onlara verilebilecek bir cezanın katlanabilir cinsten olması gerekir. Ölüm cezasının iki katı olmaz ama, 100 değnek ikiye katlanabilir. Bu âyetlerde geçen el-azab kelimesi de, sadece Nur suresindeki 100 değneği gösterir.

Sonuç olarak zina suçunun tek cezası 100 değnektir. Bu kadar açık delillerden sonra bunun aksi iddia edilemez. Zaten Allah’ın Elçisi şöyle demiştir:  İmkan buldukça şüphelerle had cezalarını düşürün.  

 

PROF…UN DELİLİNE CEVABLARIMIZ:

 

Bu ayette (Ahzab 33/30) bahsedilen –azab- hakkında,

Tefsiri İbni Kesir’de Dünya ve ahıret azabı der. Ebi Necih ve Mücahid’den bunun benzeri rivayet edildi.

Taberi Tefsirinde ibni Abbas’tan r.a.nhuma : ahıret azabıdır.

Kurtubi’de: Onlar Allah tarafından korunmuş olduklarından bu işi yapmaları düşünülemez. Katade’den: Dünya ve ahıret azabı olduğunu zikretti.

Bağavi Tefsirinde: Bu husus “Şayet şirk koşarsan, bütün amellerin yok olur.” Ayetindeki tehdit gibidir, yoksa bu işi işlemeleri değildir.

İbni Abbas’tan r.a.nhuma: Fahışeden murad, nüşüz –itaatsiz- ve kötü ahlaklı olmaktır.

Alûsi Tefsirinde: Fahişeyi işleyenler azabta bir gün kalacaksa, Efendimizin hanımlarından böyle bir şey olursa, azabta iki gün kalırlar.

Zadu-l Meysere: Ahırette bir cürmün –günah- azabı, iki cürüm azabı gibi yapılır.

Bahru-l Ulum: Kelbinin sözünde, sopa ve recm cezasıdır.

 

Burda bahsedilen Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in ailelerinin farzu muhal işleyecekleri bir suçtan dolayı, diğer müslümanlardan ayrı olarak iki kat günaha muhatab olmalarıdır, yoksa -hâşa zina etseler- onlara 200 sopa mı vurulacak, be ahmak adam…

Azabın katlanması illada aynısının iki kat olması demek değildir.

Ayrıca buna benzer tehditler Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem için de zikredilmiştir. Halbuki o masumdur, gelmiş geçmiş bütün zeleleri affedilmiştir. Böyle şiddetli kullanılması, ellerindeki nimetin büyüklüğü gibi yapacakları hatanın da cezasının fazla olacağını beyandır. Haremde işlenen günahların kat kat fazla olacağının beyan edilmesi gibi. Sayın prof un yaptığı kıyas buraya tatbik edilmez ve bunu da kimse söylememiştir. Ancak nahivcilerden Ebu Ubeyde -üç misli olur- demiştir, yani bir kendi suçunun cezası, ikisi de ayetteki iki kat lafzından anlaşılan olup toplamı üç olur demiştir, fakat ulema bunu kabul etmemiştir. Zira miras hususundaki tesniye –ikil- lafızlar, cemi manasında kullanıldığı gibidir, yani orda kullanılır, diğer yerlerde tatbik edilmez.

ZİKRETTİĞİ HADİSİ ŞERİFE GELİNCE:

 

“İmkan buldukça şüphelerle had cezalarını düşürün.”  

Bu hadisi şerif ile zaten recm olayının tatbiki nerdeyse yok kadar olmuş, ancak kendisi ikrar ederse kişiye tatbik edilmiştir. Zira ilk önce zikrettiğimiz gibi, en ufak bir şüpheli durumda hakim recmi uygulamaz. Ya ta’zir –belli sayıda sopa- cezası verir ya sürgüne gönderir, yada  had düşer tatbik edilmez.

Bu hadisi şerifin recm yapmayın manasına geleceğini hiçbir muhaddis ve fukaha söylememiştir.

Hadisi şerifin asıl lafzı şöyledir: “Müslümandan, gücünüz yettikçe hadleri düşürün, eğer onun çıkış yolu varsa yolunu serbest bırakın.”

Bu ve benzeri lafızlarla rivayet edilmiştir. Bütün şerhlerin ifadesine göre haddi uygulamamak için çıkış yolu varsa had düşürülür. İslam, milleti öldürmeye ve ceza vermeye gayret etmez, belki örtmeye affa ve temizlemeye bakar. Eğer had –recm- sabit olamıyorsa ki, bunun şartlarını yukarda beyan etmiştik, o zaman kâdı çıkış yollarını araştırır, demektir. Yoksa haddi tatbik etmeyin demek değildir, bu manayı anlayacak kadar basit düşünce, ancak ehli heva ve reformcu zihniyette olur. Ehli salah ve ehli ilim, aslına sadık kalıp ceza vermekte, rahmet damarları kabarıp Allahın emrinden geri durmazlar.

Bu zaman profları, sanki Allah  ve Resulünden daha merhametli de, milletin lehine cezaları hafifletmeye kalkışıyor. Bu cezalarda heybet vardır, bunu bilen kişi suçtan geri durur ve neticede masıyetler azalır. Kısasın hayat bahşetmesi gibi.

Netice olarak derizkli, muhterem kardeşlerimiz! Ortalıkta dolaşan inkar ve nefse tabi olma rüzgarlarına kapılmamak için, ehli sünnetin temel eserlerini elden düşürmeyelim, gerçekten ibadet ehli takva alimleri ve Allah dostlarını bulalım, onlara bende olalım. Selamet yolu, sadıklarla beraber olmaktadır. Vesselam.

a.      kara.

 



[1] Burda zikredilen belli ki Kur’andır. Zira rivayette gelenlerin yahudi olduğu söylenmedi. Dolayısıyla -recmin Tevrata dayandrılmasına ve Tevrat nesh edildiği için recm de neshedildi demeye hiçbir mahal yoktur, ancak kör bir inat vardır.

[2] Şu sayılanları inkar edenler o zamanda bu zamanda mevcut. Ömer r.a. bunu haber verdi.

[3] Evli erkek ve kadın

Yasal uyarı : Sitedeki sohbet, yazı ve resimler; üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan ve kaynak göstererek alınabilir.
Üzerinde değişiklik yapılması, ticari amaçla kullanılması hukûken yasaktır.