Kureyş müşrikleri, Medine’de islam Devletinin kurulup yayılmasına
engel olmak için Medine’ye kadar gelerek baskın yaparak müslümanların
develerini götürdüler.
Şehre saldıracaklarını da bildirip maddi hazırlıklar için Şam’a
ticaret kervanı gönderdiler.
Peygamberimiz’de üçyüz on üç kişiyle kervanı ele geçirmek için yola çıktı.
Kervan
reisi yardım için Mekke’ye adam gönderdi. Mekke’li kafirler hemen hazırlanıp
kalabalık bir orduyla yola düştüler.
Peygamberimiz
(Sallallahu
aleyhi ve sellem) kervanın nerede oldu-ğunu araştırırken Mekke’den başka bir
ordunun çıktığını haber aldı. Ve İslam ordusu zor durumda kaldı.
Kureyşlilerin kalabalık ordusu kervanın kurtulduğunu bildikleri
halde sırf intikam almak için İslam ordusunun üzerine yürüyürek, Bedir’e kadar
geldiler.
İslam ordusu az sayıda ve hazırlıksızdı. O yüzden İslam asker-leri
savaşa isteksizdi.
Ama sonunda razı olup savaş düzenine girdiler. Bu zorlu mücade lenin
sonunda savaşı kazanıp kureyşlilerin ileri gelenlerini öldürdüler. Bir
çoklarını da esir aldılar.
Din için yapılan ve
hazırlıksız olan islam’ın bu ilk ordusu, galibiyet sevinci ile Medine’ ye
döndü.
Bedir’de harap olan Kureyş ordusu, babalarının intikamını almak
için üç bin kişilik bir ordu ile Medine’ye hareket ettiler. Uhud dağının
eteklerine yerleşip karar kıldılar.
Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) durumu öğrenince
ashabına danıştı. Hepsi değişik bir şey söyledi.
Peygamberimiz ise şehirden çıkmayarak savunma savaşı yapılma sını
istiyordu. Fakat sahabeler dışarı çıkıp göğüs göğüse düşmanla vuruş mayı
istiyordu. Hazreti Hamza’da bunlardandı.
Peygamberimiz’de onların sözlerini dinleyerek Medine’den çıkıp
Uhud dağına vardılar.
Allah’ın yardımı ile ilk anda müslümanlar savaşı kazandı. Uhud
dağınınyan tarafın da bir boşluk vardı ki Peygamberimiz oraya okçuları
yerleştirmiş, benden emir gelmedikçe yerinizden ayrılmayın diye tenbihle mişti.
Müslümanların galip olduğunu gören okçular, ganimet sevdası ile
yerlerinden ayrıldılar. O yerin boşaldığını gören düşman askerleri de arkadan
müslümanları bastılar. Kazanılan
savaş, okçuların hatası ile kaybedildi.
Peygamberimiz’in (Sallallahu aleyhi ve sellem) mübarek dişi şehid
oldu. Hazreti Hamza ve bir çok müslüman şehid oldu.
Bu hezimet müslümanlara Allah'u Teala tarafından verilen bir
derstir. Kumandanın sözünden çıkmamak ve emre itat etmek gerekir.
Uhud harbini kazanmış gibi görünen Kureyşliler bir kaç sene sonra
yine Medine üzerine yürüdüler.
Bu kez Peygamberimiz, şehrin etrafına Hendek kazdırarak müdafa
harbi yapılmasına karar verdi. Kendisi de bizzat hendek kazımına yardım etti.
Kureyş’liler gelip hendekleri görünce çok şaşırdılar. Çaresiz taş
ve okla savaşmaya karar verdiler.
Sonunda Allah’ın yardımı olan fırtına çıktı. Düşman askerlerinin
ateşlerini söndürdü, yemek pişirdikleri kazanlarını devirdi.
Çadırlarını söküp attı, kumu, toprağı gözlerine çarptı. Bu kalaba-lık
ordu böylece bozguna uğrayıp Medine’yi terk ettiler.
Hicretin 6. yılında peygamberimiz bin dörtyüz kişiyle birlikte
Kabe’yi ziyaret etmek için yola çıktı. Fakat kureyş’liler izin vermediler.
Hudeybiye denilen yerde uzun uzun görüşüp aralarında anlaş-maya
vardılar.
Bu anlaşmaya Hudeybiye anlaşması adı verildi. Bu anlaşmanın pek
çok yararı görülmüştür.
Kureyş’lilerden emin olunduğu için diğer ülkelere elçiler gönderilmiştir.
Suriye yakınlarında
Hayber denilen bir kale vardı. Bu yerde yahudiler ikamet ediyordu.
Bunların Medine’ye saldıracaklarına dair haber alan Peygamberimiz
(Sallallahu
aleyhi ve sellem) onlara elçi gönderip anlaşma teklif etti. Fakat yahudiler bunu
kabul etmediler. Peygamberimiz’de ordusunu hazırlayarak üzerlerine yürüdü.
Onların geldiğini gören Hayber’liler kalelerine kapandılar.
Son anlaşma teklifini de kabul etmeyince savaş başladı. Ve
kaleleri bir bir alındı. Bu savaşta kahramanlığı ile dikkat çeken Hazreti Ali
(r.a) olmuştur. Ve böylece Hayber feth edilmiş, yahudiler cezalandırılmıştır.
| < Önceki |
|---|








