TASAVVUF EHLİNİN SÖZ VE ESERLERİNDE ZİKREDİLEN DELİLLER – 2
TEVBE SURESİ AYET: 119
“Ey İman edenler, Allah’a karşı gelmekten sakının ve
sadıklarla beraber olun.”
Tarikat ehli, bu ayeti kerimeyle tasavvufun ve rabıtanın
islamdaki yerini isbat etmişlerdir.
İlk delilimizde, Allaha ulaşmakta vesile arama emrinin umumu
altına, Allahın rızasına götüren her şeyin girdiği ve bununla da tasavvufun,
Allaha yakınlık için lazım olduğu hasıl olmuştu. Şimdi yazdığımız ayeti kerime
ile de, sadıkların yolu olan zühd ve takva, zikir ve tefekkürün de islamda
büyük bir yeri olduğu, bunun da gerçek manada ancak Salihlerle her an birlikte
olmakla hasıl olduğu anlaşılacaktır…İnşaallahu teala.
DÜRRÜ-L MENSUR 7/581
“Sadıklarla beraber olun..” Muhammed s.a.v ve ashabıyla ile
beraber. İbni Cerir, Said ibni Cübeyr’in şu ayet hakkında şöyle değini tahriç
etti: Ebu Bekirle ve Ömerle birlikte olun(r.anhuma)
KEŞF VE BEYAN – TEFSİRİ SA’Lİ 5/109
Ali bin Ebi Talib ve arkadaşlarıyla birlikte olun.
Cabir’den, oda Ebi Cafer’den rivayetle şöyle dedi: Âli
Muhammed s.a.v ile birlikte olun.
İbni Abbas’tan rivayette: Niyetleri sadık olanlarla,
kalbleri ve amelleri istikamet üzere olanlarla, Resulullah s.a.v ile birlikte
Tebuk savaşına gidenlerle, ihlas ve niyetle birlikte olun.
Katade: Niyette sıdktır. Veya gece gündüz, gizli aşikar
sadakat üzere olun.
İBNİ KESİR TEFSİRİ
4/234
Dahhak derki: Ebu Bekir, Ömer ve arkadaşlarıyla beraber
olun.
Haseni Basri derki: Sadıklarla beraber olmayı istersen,
dünya hakkında züh üzere olmaya yapış.
Tefsiri ibni Ebi Zemin 1/265
Allahu teala bu ayet ile, Medineye hicret etmeyenlere hitab
etikti onlar da hicret etsinler.
BEYZAVİ TEFSİRİ 1/
178
“Sadıklarla beraber olun.” İmanlarında ve ahitlerinde. Veya Allahın dininde,
niyet söz ve amel bakımından beraber olun. Tevbelerinde ve inabelerinde
–yönelmelerinde- sadık olanlarla beraber olun. Bu takdirde murad, savaştan geri
kalan üç kişi ve benzerleri olur.
SİRACI MÜNİR TEFSİRİ 1/519
Denildiki: Günahlarını itirafta sadık olanlar, yalan batıl
özürlerle özür beyan etmeyenler. Denildiki –beraber- kelimesi, -min- kelimesi
manasınbdadı, mana: Sadıklardan olun.
SA’Dİ TEFSİRİ 1/355
“Sadıklarla beraber olun.” Sözlerinde, fiillerinde, hallerinde
sadık olanlar ki; bunların sözleri amelleri ve halleri ancak doğru olur,
tembellikten ve gevşeklikten uzak olur, kötü maksatlardan arınmış olur, Salih
niyet ve ihlasa şamiş olur. Zira doğruluk –birre- takvaya götürür, takva da
cennete götürür.
SÜLEMİ TEFSİRİ 1/291
Bazıları derki: Hak
yol üzere mukim olanlarla birlikte olun. Bazıları da şöyle dedi: Gizlide,
aşikarede, zahirde ve batında halleri razı olunmuşlarla birlikte olun.
Ebu Süleyman derki: Sıdk ve safa üzere sohbet –arkadaşlık-,
sadakat yolu üzere sabit ve kaim oldukları müddetçe, arkadaşlık yapanlardan
bütün illetleri giderir. Zira Allahu tealşa “Sadıklarla beraber olun” buyurdu.
ŞA’RAVİ TEFSİRİ
1/3765
“Sadıklarla beraber olun”
Yani: Onlara katılın, onların beraberinde olursunuz, onlarla beraber
olduğunuzda, sizden sonra gelenler sizi de sadıklarla beraber bulurlar.
TABERİ TEFSİRİ 14/558
Kelamın manası: Dünyada Allahtan sakınmakla, ahırette
sadıklarla beraber olun.
FAHRUR RAZİ TEFSİRİ – TEFSİRİ KEBİR 1/2308
İlk mesele: Allahu teala mü’minlere sadıklarla birlikte
olmayı emretti. Sadıklarla beraber olmak ne zaman vacib olur. O halde mutlaka
sadıkların her vaiktte mevcut olması gerekli oldu. Bu durum da herkesin batıl
üzerine ittifakını imkansız kılar. Herkesin batıl üzerine ittifakı mümkün
olmadığı kesinleşince, o takdirde üzerinde ittifak ettikleri şeyin hak olması gerekli
oldu. Bu da içma-ı ümmetin huccet olmasına delalet eder.
Şöyle denilirse: “Sadıklarla beraber olun” kavlinden maksad,
-sadıkların yolu üzere olun- manası murad edilmesi niçin caiz olmasın?
Cevab: Şu emir, sadıklara muvafakat emridir, onlardan ayrı
olmaktan mendir. Bu ise, sadıkların mevcudiyetini gerektirir. Vacibin ancak
kendisiyle tamam olduğu şey de vacibtir. Bu ayet, sadıkların mevcut olduğuna
delalet eder.
Sadece onların yolu üzere olmak yeterlidir denilirse, deriz
ki bu, delil olmadığı halde ayetin zahirinden dönmektir.
Bu emir sadece Nebi s.a.v zamanına aittir denirse, bu iddia
birkaç yönden batıldır deriz:
Evvela: Tevatürle
sabittirki Muhammed s.a.v in dinindeki emirler kıyamete kadar bakidir. O halde
bu emir de bakidir.
İkincisi: Emir sıygası bütün vakitlere tenavul eder. Zira
ondan bazısını istisna edebilmek sahihtir.
Üçüncüsü: Ayetin lafzında muayyen vakit zikredilmeyince,
ayeti bazısına hamletmek kalanlara hamletmekten daha evla olmadı. Hiçbir vakte
hamletmezsek boşa gitmiş olurki bu da batıldır. Veya tüm vakitlere hamledilir
ki asıl matlub budur.
Bu emirle muayyen kişi ve zaman kasdedilmediği sabit olunca,
sadıklarla birlikte olma manasının her yönde umumi olması da sabit olur.
KUŞEYRİ TEFSİRİ 3/180
Şu halde ey iman edenler sadık Müslümanlardan olunuz ki,
halinizin sonu da sadıklarla birlikte olsun. İmanda sadakat üzere daim
olunuz ki, yarın ahırette cennette sadıklarla beraber olursunuz. Denildiki
sadıklar, evvelki sabikundur (öne geçenler), onlar da Ebu Bekir, Ömer, Osman,
Ali r.anhum ve diğerleridir.
Denildi ki; sıdk hallerin nihayetidir. Bu ise sırrın ve
aleni olanın eşit olmasıdır.
Sıdk sözlerde olduğu gibi hallerde de olur, bu sıdkın en
tamam kısmıdır.
NİSABURİ TEFSİRİ 4/217
Bazı alimler derki, emrin zahiri vucub için olmasıdır. Bütün
mü’minler üzerine sadıklarla beraber olmak vacib oldu. Bu da ancak musahabe
–arkadaşlık- ile olur. Bir şeyle birlikte olmak, o şeyin mevcut olması ile
şartlıdır. Dolayısıyla mutlaka sadıkların mevcut olması lazım gelir.
Bundan sonra deriz ki, Muhammed s.a.v in dininde tevatürle
sabit oldu ki, Kur’anda zikredilen teklifler kıyamete kadar ebedidir. Bu emir,
sadece Resullullah s.a.v ve ashabı ile savaşlarda beraber olmaya da has
kılınmaz, bilakis bundan daha umumidir.
Ekseri müfessirler derki: Sadıklar, Allahın dininde sadık
olanlardır. Taatten söz verdikleri şeylerde niyet, söz ve amel cihetinden sadık
olanlardır.
RUHUL BEYAN 5/29
“Sadıklarla beraber olun” Birlikte olmak ya suret iledir, bu da sıdk ehline
mülazemet (yanlarında olmak) onlarla birlikte oturmak şeklinde olur.
Bir de manevi
birliktelik olur ki bu, sırları almak, manevi münasebet elde etmekle olur. O
halde sadıklardan biriyle mutlaka irtibat kurmak lazımdır.
RUHUL BEYAN 5/29
“Sadıklarla beraber olun” Sadıklar cümlesinden olun, onlarla arkadaş olun. Bu
sebeble şöyle denildi;kişi için dinen en güzel kalıcı şeyleri tercih etmesi
lazımdır, taki sadık kardeşlerle yardımlaşmış olsun.
RUHUL MEANİ – ÂLÛSÎ TEFSİR 11/56
“Sadıklarla beraber olun” Niyet, söz ve fiil bakımından sadık olanlarla. Yani,
sıdktan vasıflandıkları şeyle vasıflanmakla. Onlara karışın ki onlar gibi
olasınız, yakın olan yakın olduğuna tabi olur.
BU AYETİ AÇIKLAYAN HADİSİ ŞERİFLER VE DİĞER RİVAYETLER
RİYAZUS- SALİHİN ŞERHİ 1/62
Sıdk iki kısımdır: Allah ile beraber sıdk, Allahın kulları
ile beraber sıdk.
MİRKATUL MEFATİH 8/21
1-Hadisi kudsinin açıklamasında: “Onlar meclis arkadaşlarıdır,
onlarla oturan mahrum olmaz” Zikir
ehli ile musahabet edenlerin arasında, o niyetle bulunmayanların dahi
mağfire-te nail olacağı bildirilmiştir.
Sonra şu rivayet zikredildi: Bazı arifler deki: “Allah
ile beraber olun. Şayet buna güç yetiremez seniz, Allah ile beraber olanlarla
birlikte olun.”
Denildiki hayırlılarla musahabet hayrı getirir, şerlilerle
musahabet şerri getirir. Rüzgar gibi ki, hoş koku üzerine eserse hoş kokar. Leş
üzerine eserse kötü kokar.
Hasılı kelam musahabet tesir eder, bu yüzden Allahu teala “Sadıklarla
beraber olun” buyurmuştur. (a.g.e. 14/307)
2-Hazreti Ali’den r.a., Nebi s.a.v in şöyle söylediği
rivayet edildi:
“Kişi sevdiği ile beraberdir.”
(Ebu Davud)
İbni Kesir pek çok huffaza göre mütevatir olduğunu söyledi.
İbni Kesir başka bir hadiste “Kim bir kavmi sever,
onlarla haşrolunur” demiştir. (3/521)
Risale-i Küşeyri: 1/145
Allah için mahabbet edenler, dünya ve ahıret şerefini alıp
götürdüler. Zira Nebi s.a.v buyurdu: “Kişi
sevdiği ile beraberdir.” Onlar Allah
ile beraberdirler.
Yahya ibni Muaz r.a derki: Mahabbetin hakikatı, cefa ile
noksanlaşmaz, iyilikle artmaz. Denildiki: mahabbetini iddia edip hadlerini
muhafaza etmeyen kişi sadık değildir.
Kişinin sevdiği ile beraber olması, onun gibi yüksek
derecede amel etmesini de gerektirmez. Zira bedevinin –kıyamet nezaman
kopacak?- sorusuna –onun için ne hazırladın?- buyuran Resulullaha s.a.v,
şöyle cevab verdi. “Allah ve resulünün sevgisi”.
Bunun üzerine “Sen, sevdiğinle berabersin.” Diye
cevab vermiştir.
Bunu rivayet eden Enes r.a şöyle demiştir: Müslümanları bu
hadisten daha fazla sevindiren bir şey olmamıştır. (İbni Kesir: 8/246)
Riyazus-Salihin üzerine (deliler) 1/372
3- Ebu Hureyre r.a Nebi s.a.v ‘den şöyle rivayet etti: “Ben,
beni zikredenin celisiyim (meclis arkadaşıyım).” (Deylemi)
“Kulum beni zikredib dudaklarını zikrimle hareket
ettirdiğinde, ben onunla birlikteyim.”
(Zerkeşi Durer’de, Beyhakinin rivayet ettiğini söyledi.)
NOT: Dikkat edilirse yukardaki tefsirler ve diğer eserlerin
açıklamaları, nerdeyse tamamen zahir ulemasının beyanlarıdır, aynı şekilde
birinci delilimizde de böyle yapmıştık. Yani delil olarak zikrettiğimiz ve
zikredeceğimiz diğer ayet ve hadisi şerifleri genel olarak İslam aleminde
makbul eserlerden aktarıyoruz ki kendimize ait özel eserlerden seçtiğimiz
söylenmesin. Tasavvuf ehlinin bu ayet ve hadisi şeriflere çok daha derin ve
özel manalar verdiğini, onların eserlerinden bulabilirsiniz. Biz ortak noktaya
dikkat çekerek tasavvufi hal ve düşüncelerin tamamen ayet ve hadisi şerif
kaynaklı olduğunu ortaya koyalım. Bu temel kaynaklara tabi olup sadık kaldıktan
sonra, bunun üzerine tafsilatlı işaret manalarını anlamak kimsenin itirazına
mahal olamaz.
“Her ilim sahibi üzerinde, daha iyi bilen biri vardır.” Ayetini unutmayalım. Her mana
herkese açılmaz. Anlaşılamayan hususların düşünmeden inkarı da yakışmaz….
Bu delilimle de salih kişilerden olan Allah dostlarıyla, bedenle veya kalbi -ruhi- beraberlikle birlikte olmaya çalışmak islamın bir emridir. Bu beraberliği sürekli yapma haline rabıta denir. Allahın sevdiğine gönlünü bağlayanın elbette sevdiği ile birlikte olacağı aşikaredir....
| < Önceki | Sonraki > |
|---|








