.

.

E-posta Yazdır PDF

TEVESSÜL -ŞEFAAT - 1 BEHCETÜN- NÂZIR

BEHCETÜN- NÂZIR


FİT- TEVESSÜLÜ BİN-NEBİYYİT- TÂHİR


(TERTEMİZ OLAN NEBİ S.A.V İLE TEVESSÜL)


TERCÜME: ALİ KARA

BİSMİLLAHİRRAHMÂNİRRAHÎM!

MUKADDİME

Bizi yaratan ve tesviye eden, takdir edip hidayete ulaştıran, mahsulleri yerden bittirip sonra onları çörçöp haline getiren, Nebisi sallallahu aleyhi ve selleme hitaben :"Yakında sana okuyacağız da asla unutmayacaksın" diyen Allahımıza hamd ederiz ki, Nebimizi mutlak olarak halkın efdali yaptı.

zira Allahu subhanehu bütün nebilerden, O'na iman etmeleri ve yardımcı olmaları hususunda ahid ve misak aldı.

Hak ve mübin olan Allah'tan başka ilah olmadığına, yaratmada tek olduğuna, alemde tesir eden zarar ve menfaati yaratan sadece kendisi olduğuna şehadet ederim.

Efendimiz Muhammed'in (s.a.v.) Allahın kulu ve resulü olduğuna, sözü doğru, sadık ve emin olduğuna, bütün alemlere rahmet olduğuna şahitlik ederim.

Allahım! Efendimiz Muhammed s.a.v üzerine, bütün peygamberler üzerine, herbirinin âli ve ashablarının tamamı üzerine salat eyle.

Bundan sonra, şu risalede inşaallah özellikle Nebi s.a.v. ve âli ile tevessül ile ondan şefaat istemek, genelde bütün nebilerle ve salihlerle tevessül etmenin delillerini zikredeceğiz.

Bunun, meşru' ve mendub bir iş olduğunu beyan edeceğiz. Bu zamanda bazılarının iddiaları buna muhaliftir.

Bu eserimizi sırf keremli Zatı için yapmasını dilerim, Nebisi ile tevessül ederim, bu eser sebebiyle beni ve bunu muhafaza eden ve neşredenleri de sevablandırmasını dilerim. O, çömertlik ve ikram sahibidir.

Bu risaleyi dört fasıl olarak tertipledik:

Birinci fasıl: Nebi sallallahu aleyhi ve sellemin yüce kadrini beyan hakkındadır.

ikinci fasıl: Umumi olarak bütün peygamberler, hususi olarak Nebi sallallahu aleyhi ve sellemin zatı ile tevessülün delilleri. O'nun zatı, cahı (makamı) ve Allah katındaki makamı ile tevessül.Zira sıfat zattan ayrılmaz.

Üçüncü fasıl: Alimler sözleriyle Nebi sallallahu aleyhi ve sellem ile tevessül.

Dördüncü fasıl: Tevessülü men edenlerin şüphelerini red, hak ile batılı karıştırmalarında düştükleri hatayı açıklamak ve hadisi şeriflerin sahih veya zayıf olmasında ancak hafız olanların söz söyleyebileceğini, hafızın tarifini beyan hakkındadır.

BİRİNCİ FASIL

NEBİ SALLALLAHU ALEYHİ VE SELLEMİN

KADRİNİN YÜCELİĞİNİ BEYAN HAKKINDA BİR MUKADDİME

Bilki Allahu teala sana merhamet etsin! Bu konuda ayetler, hadisi şerifler ve eserler cidden pek çoktur. Bunları Şifa isimli eserinde Hafız Kadı Iyaz toplamıştır. Biz bunlrdan bir miktarını özetlemek istiyoruz.

Bilki Nebi sallallahu aleyhi ve sellemin kıymetini yüceltme hususu Allahu tealanın bütün peygamberlere hitabında isimleriyle hitab etmesi, nebimiz sallallahu aleyhi ve selleme ise ismiyle hitab etmemesidir.

Ya Nuh! ya ibrahim ya Musa gibi. Ya eyyühen- Nebi! Ya eyyuher - Resul!

Allahu teala bütün peygamberlerden O'na iman etmeleri ve yardımcı olmaları hususunda söz ve ahid aldı.

Hani Allah, peygamberlerden: "Ben size Kitap ve hikmet verdikten sonra yanınızdakileri tasdik eden bir peygamber geldiğinde ona mutlaka inanıp yardım edeceksiniz" diye söz almış, "Kabul ettiniz ve bu ahdimi yüklendiniz mi?" dediğinde, "Kabul ettik" cevabını ver mişler, bunun üzerine Allah: O halde şahit olun; ben de sizinle birlikte şahitlik edenlerdenim, buyurmuştu. (Âli İmran: 81)

Bu sebeble seyyidimiz Ali ibni ebi Talib r.a, İbni Abbas r.a., Katade, Südiyy ve bunların sözüne yakın olarak Hasen, tavus böyle söyledi. Taberi, İbni Kesir ve diğer ehli tefsir şöyle dedi: Nuh'un zamanından itibaren hangi peygamber gönderilmişse, mutlaka Allahu teala ondan Muhammed sallallahu aleyhi ve selleme iman edeceğine ve hayatta olurlarsa kavmi onu yurdundan çıkartınca yardım edeceklerine dair söz almıştır.

Bu yüzden hiç bir peygamber yok ki onun yanında, Muhammed sallallahu aleyhi ve sellemin gönderilmesi, hicreti, zamanı ve alametleri hakkında ilim olmasın.

"Vaktaki bildikleri kendilerine gelince, (inkarcılar) ona küfrettiler." (Bakara : 89)

Bilakis O'nun kadrini sadece nebiler bilmez, ağaçlar taşlar bile O'nun risaletini tasdik etmiştir.

Ağacın şehadeti:

İbni Ömer r.anhuma derki: Bir gün, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem ile birlikte bir seferde idik. Bir bedevi geldi, yakınlaşınca Nebi s.a.v ona "Nereye gidiyorsun?" dedi.

Adam: Aileme..

Nebi s.a.v "Sende hayır varmı? dedi.

Adam: O nedir? dedi.

Nebi s.a.v. : "Allah'tan başka ilah olmadığına ve Muhammed'in O'nun kulu ve resulü olduğuna şehadet edersin." dedi.

Adam: Bu dediğine kim şehadet eder? dedi.

Nebi s.a.v: Şu ağaç şehadet eder, dedi.

Nebi s.a.v vadinin kenarında olan ağacı çağırdı. Ağaç yeri yara yara geldi ve Nebi s.a.v in huzurunda durdu. Onu üç kez şehadete davet etti ve ağaç üç kez dediği gibi şehadet etti. Sonra ağaç evvelki yerine döndü, adam şöyle diyerek kavmine döndü: Eğer bana tabi olurlarsa onları size getiririm, değilse ben kendim gelirim, sizinle birlikte olurum. (Daremi, Taberani, Ebu Ya'la, Bezzar)

Taşların Şehadeti:

Cabir ibni Semure r.a dan rivayetle Nebi sallallahu aleyhi ve sellem şöyle derdi: "Muhakkak ben Mekke'de bir taş biliyorum ki henüz peygamber olarak gönderilmeden evvel bana selam verirdi. Onu şimdi bile biliyorum." (Sahihi Müslim,Daremi)

Hakim'in Müstedrek'inde, Hazreti Ali'den r.a. şu rivayet vardır: "Biz Mekke'de Resulullah s.a.v ile birlikte idik. Bazı nahiyelere doğru yola çıkmıştı, önüne gelen hiç bir dağ ve ağaç yok ki ona, -esselamu aleyke ya Resulellah!- demesin." (Hakim, isnadı sahihtir dedi)

Yasal uyarı : Sitedeki sohbet, yazı ve resimler; üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan ve kaynak göstererek alınabilir.
Üzerinde değişiklik yapılması, ticari amaçla kullanılması hukûken yasaktır.