TARİKAT NERDEN ÇIKTI?
Bu
soruyu pek çok kere işitmişsinizdir. Bilen bilmeyen, anlayan anlamayan bu
soruyu sormakta ve güya, tarikatın (tasavvufun) sonradan ortaya çıkmış bir bid’at
(uydurulmuş) bir iş olduğunu söylemeyi kasdetmektedirler.
Bunlara
cevab vermekten bıkmadık ve usanmadık. Yenibi uslupla şöyle cevab verelim:
Âlûsî
Tefsirinde (11/380) müellif şu rivayeti zikretmiş:
Resulullah
sallallahu aleyhi ve sellem miraç hadisinde şöyle anlatmıştır. Askalani bunu Mevahibi
Ledünniye’sinde ve diğer eserlerinde zikretmiştir:
“Rabbim
bana sordu da ona cevab vermeye güç yetiremedim. İki elini omuzlarımın arasına
koydu, onların soğukluğunu hissettim. (Bu gibi rivayetler, müteşabihattandır,
manasını ancak Allah bilir.) Beni,
evvelkilerin ve sonrakilerin ilmine varis etti. Bana değişik ilimler öğretti.
1-Bir
ilim hakkında benden onu gizlemekle söz aldı. Zira o ilmi benden başkası
taşımaya kadir olamaz.
2-Bir
ilim ki onun hakkında beni muhayyer kıldı. Bana Kur’an öğretti. Cebrail aleyhisselam
onu bana hatırlatırdı.
3-Bir
ilim ki onu, ümmetimden avam ve husus herkese tebliğ etmemle emretti.”
Burda
bahsedilen ilk ilim, kendisiyle alakalı olan nübüvvet ilmidir ki, O’ndan
başkası o ilmi taşıyamaz. Bu yüzden onu herkesten gizledi. Rabbisiyle kendi
arasındadır.
Üçüncü
sırada zikredilen ilim, şeriat-din ilmidir. İtikad ve amellerle alakalı, Kur’anın
haber verdiği kıssalar güzel ahlak ve bütün dini hükümleri ihtiva eden
hususlardır. Bunların muhatabı bütün ümmettir.
İkinci
sırada zikredilen ilim, hakkında muhayyer bırakıldığı ledun ilmidir. İşte bu
ilmi dilediği kimselerin kalbine akıtmış, özel bilgiler ve marifetleri bir
takım hususi ashabına öğretmiştir. Aynı şekilde bazı gaybi haberleri ve sırlı
işleri Huzeyfe r.a. hazretlerine bildirmesi de özel bir husustur.
Demekki
Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem ashabın bazılarıyla özel halleri, hususi
işleri vardı. Bunlardan en özel ve mühim olanı Ebu Bekir Sıddık r.a. ile olan
dostluğu ve arkadaşlığıdır. Öyleki hicret esnasında bile birlikte oldular ve
mağaraya birlikte girdiler. O esnada müşriklerin yaklaşmasıyla Ebu Bekir’de
r.a. son derece şiddetli korku hasıl olunca, ona hitaben “Üzülme, Allah bizimle
beraberdir” buyurdu ve bir nazarla kalbine sekineyi (manevi kuvveti) ilka etti.
Böylece sukunet bulup mutmeinne oldu. İşte Efendimiz sallallahu aleyhi ve
sellem kendinde olan bazı halleri, ashabının bazısına ikram etmiş, o hallere
muttali kılmıştır. Bu gibi özel hallerin muhatabı hususi kişiler olunca, artık
bunun niçin herkes tarafından bilinmediğini sormanın bir manası yoktur. Zira herkes
bununla mesul değildir. Dileyen araştırır taleb eder ve nasib ise bulur. Allahu
teala bir kulunu kendine dost etmek isterse kim buna mani olabilir ki?
Tasavvufu
inkar edenler, aslında ashabı kiramın Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem ile
olan dostluklarını, mahabbet ve aşklarını, özel hallerini inkar etmiş olurlar
da acaba haberleri varmı? Ne büyük bir şeyi inkar ediyorlar, ne büyük bir
şeyden mahrum oluyorlar farkında değiller.
Ayrıca
Musa a.s. ın, kibirlenmeden tevazu’ edip bir veliden (Hızır a.s.) ilim
öğrenmeye gitmesi, onun terbiyesinde bulunması, sonunda imtihanlara dayanamayıp
ayrılması kıssası, Kur’anda (kehf suresinde) zikredilmiştir. O veliye ilham
edilen ilimler, Alah tarafından ona bildirilmişti ama Musa a.s. a
bildirilmemişti. Halbuki efdaliyyet Musa a.s. içindir. Bu inceliklerakılla
anlaşılmaz. Mevla teala dilediğini dilediği ilimlerle üstün kılar tercih eder
kıymetli yapar.
Allahu
teala’ya hamd olsun ki bizim peygamberimiz Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’i
her yönden en mükemmel yapmış, bütün ilimlerle donatmış, son ve mükemmel dini
ona nasib etmiştir. İşte onun has ve mükemmel tabilerine verilen haller
marifetler kerametler ne varsa hepsi o yüce peygamberin (s.a.v.) bereketiyle
verilmektedir. O’nun yüceliğini kabul edip izini izleyen kamil velilere, O’nun
hallerinden bol bol nasibler vardır. Veysel Karani r.a. Yemen’de olduğu halde, O’nun
(s.a.v) terbiyesiyle kemale erdi ve tabiinin en büyük velilerinden oldu. Ona
haller ve ilimler nerden geldi, kendisimi uydurdu!
| < Önceki | Sonraki > |
|---|








