ÖSS sonucu, Milli Eğitim'in ve YÖK'ün sıfır çektiğinin resmidirAklınızı başınıza devşirin
16 TEMMUZ 2009
Eğitim-Sen İstanbul Bölge Başkanı Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan, sınavı geçerli sayılan 1 milyon 324 bin adaydan 30 bininin ÖSS puanlarının, hesaplanabilecek en alt seviyede bile doğru cevap veremediklerinden dolayı, "sıfır" olduğunu belirterek, "Milli Eğitim'in ve YÖK'ün sıfır çektiğinin resmidir" dedi.
* Aklınızı başınıza devşirin -
Eğitim-Sen İstanbul Bölge Başkanı Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan, sınavı geçerli sayılan 1 milyon 324 bin adaydan 30 bininin ÖSS puanlarının, hesaplanabilecek en alt seviyede bile doğru cevap veremediklerinden dolayı, "sıfır" olduğunu belirterek, "Milli Eğitim'in ve YÖK'ün sıfır çektiğinin resmidir" dedi.
Yazılı açıklama yapan Hanefi Bostan, bu sene ÖSS'ye başvuran öğrenci sayısının 195 bin azaldığını, sınava giren 94 bin 201 adayın, hiçbir tercih yapabilme hakkını elde edemediğini, sınavda, puan türlerinin en az birinden 165 ve daha fazla puan alan aday sayısının 1 milyon 87 bin 409 olduğunu ve 30 bin öğrencinin, hesaplanabilecek en alt seviyede bile doğru cevap verememiş olduğunu hatırlattı.
Bostan, ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan'ın açıkladığı resmi bilgilere göre, en az başarılı okul türünün sırasıyla, akşam liseleri, endüstri meslek liseleri, ticaret meslek liseleri, özel akşam liseleri, otelcilik ve turizm meslek liseleri, kız meslek liseleri ve diğer meslek liseleri olduğunu belirterek, "Bu sene yapılan ÖSS'de en çarpıcı sonuç, sıfır puan alan öğrenci sayısında görülen ve tahminleri aşan sayı olmuştur. Yukarıda da söylemiş olduğumuz gibi, sınavı geçerli sayılan 1 milyon 324 bin adaydan 30 bininin ÖSS puanları, hesaplanabilecek en alt seviyede bile doğru cevap veremediklerinden dolayı, "sıfır" olmuştur. Vaziyet hiç de mutluluk duyulacak gibi değil, burası inkar ve reddedilmesi mümkün olmayan bir gerçek.
O halde, şu soruyu sormamız gerekmektedir. ÖSS sonuçlarının anlattığı, "gerçekte" nedir? Geçici ve arızi bir kötü sonuçla mı karşı karşıyayız, yoksa sistemin hepten tıkanmış olması mı söz konusudur? Türkiye'mizde merkezi üniversite giriş sınavlarında hayli uzunca bir müddetten beri, hemen hemen her sene bir öncekine göre daha can sıkıcı sonuçlarla karşılaşmaktayız ve bu trend de inişe geçmiyor, bilakis, git-gide yükseliyor; bu gidişle, önümüzdeki sene daha da kötü bir sonucu beklememiz gerekecek" dedi.
Sonuçların açıklanmasının üzerinden dört gün geçmiş olmasına rağmen Milli Eğitim Bakanlığı'nın henüz resmi bir açıklama yapmamış olmasını eleştiren Hanefi Bostan, "Bu durum, normal olmasa gerek; Bakanlık sessizliğe gömülmüş, çıt çıkmıyor.
Niçin? Her halde, bir şey söyleyebilecek durumda olmasalar gerek: Bakanlığın ve Hükümet'in, hezimeti gizlemeleri mümkün olmadığı gibi, vazıyeti olduğu gibi kabul edip hata yaptıklarını itiraf edecek medeni bir cesaretleri de olmaması ile açıklanabilir ancak bu ketumluk.
Bu noktada, Türk Eğitim-Sen olarak, derhal, bu olağanüstü derecede mühim mevzunun, cesaretle ve samimiyetle, bir milli mesele olarak kabul edilip, eğitim sendikalarının da mutlaka ciddi bir oranda söz ve oy hakkı olduğu kapsamlı bir "milli eğitim şurası" toplanması gerektiğini kamuoyu önünde açıklamayı milli ve vicdani bir görev telakki etmekteyiz. Bu sonuç, esas olarak, öğrencilerimizin değil, Milli Eğitim'in eğitim ve öğretim sistemi ile YÖK'ün sınav sistemini sıfır çektiğini ve hepten çöktüğünü göstermektedir" diye konuştu. n İHA
Başıbozuk sistemin ürünleri
Eğitim-Sen İstanbul Bölge Başkanı Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan, ortaya çıkan sonucun sebeplerini sıralayarak, şunları söyledi:
"İşin doğrusu şu ki, üniversite-öncesi eğitim ve öğretimde, öğrencilerimizin büyük bir kısmının bilgi seviyeleri acınacak bir zavallılık arz etmektedir: İlköğretim mezunu olduğu halde okuma yazmayı doğru düzgün bilmeyenler, Türkçeyi doğru telaffuz edemeyenler bu başıbozuk sistemin ürünleridir ve haliyle bu sistemden de ancak bu sonuç çıkmaktadır. Bunlara ilaveten, derslik açığı ve kütüphane, laboratuar yetersizliği - hatta "yokluğu" bile denebilir - hala büyük bir sorun olarak durmaktadır. Bunlara, eğitimde fırsat eşitliği sağlanamamasının, bölgelerarası dengesizliklerin giderilememesinin de eklenmesi de gerekli olmaktadır.
Önümüzdeki yıl ÖSS iki aşamalı olacaktır. ÖSS'nin iki aşamalı olması öğrencileri tedirgin etmektedir. Çünkü henüz yeni sınav sistemi ile ilgili öğrenci ya da veliler tam olarak bilgi sahibi değildir. Nitekim Türk Eğitim-Sen olarak 1.100 lise son sınıf öğrencisine uyguladığımız ankette üniversite sınavının gelecek yıl iki aşamada yapılacak olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz sorusuna; ankete katılanların yüzde 42.8'i "olumsuz etkileyecektir" derken, yüzde 27.2'si olumlu etkileyecektir cevabını vermiştir.
Bu soruya "fikrim yok" diyenlerin oranı ise yüzde 29.9'dur. Başarısızlık öğrencilerimizin değil, önce Milli Eğitim'in ve sonra da o suça katılan YÖK'ündür. ÖSS'de "sıfır" çeken, öğrencilerimiz değil, Milli Eğitim ve YÖK'tür."
YÖK Başkanı Özcan: Bir zaafiyet var
YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, ''ÖSS'ye giren 1 milyon 324 bin kişi içinde 30 bin öğrencinin soruya cevap vermemesi gerçekten ortaöğretimde bir zafiyet olduğunun işaretidir'' dedi.
EDİTÖR:
Fuzuli bilgi kalabalığıyla çocukların kafasını karıştıran bir eğitim, sonunda elbette tıkanacaktır... Bu çocuklar neyi bilmek için ve okumak için yaratıldı? Onları evvela yaratanın bilgisiyle donatmak lazım, sonra dünya kolay olur.
| < Önceki | Sonraki > |
|---|














