Elbette istisnalar bir yana bırakılırsa hanımlar için
en rahat yer evleridir, çocuklarının yanıdır. Bir kısım insanlar bu
tesbitlere de karşı çıkıp, “Kimse kadınları eve kapatamaz! Burası
‘komşu ülkelerimiz’ gibi değildir!” diyebilir. Tabiî ki dilin kemiği
yoktur ve insanlar düşüncelerini ifade etmekte hür olmalıdırlar. Fakat
bu itirazlar Türkiye, dünya ve yaradılış gerçekleriyle ne ölçede
örtüşüyor? “Hanımların yeri, evi, çocuklarının yanı olmalıdır”
tesbitini, “Hanımlar evlerine kapansın” şeklinde anlamanın da gereği
yok. Geniş anlamıyla ‘çocuk yetiştirmek’ basit bir iş midir ki,
‘anneler çocuklarının yanında olsun’u bazıları ‘kadınlara hakaret’
olarak anlamak istiyor? Herkes kabul eder ki; çocuk yetiştirmek, mutlu
ve huzurlu bir aile yuvası kurmak ve onu devam ettirebilmek dünyanın en
zor, zahmetli ve aynı zamanda o derece de önemli bir ‘iş’idir.
“Hanımlar çocuklarını eğitsin, onlarla ilgilensin” teklifine tepki
gösterilmesini anlamak mümkün değil. Meselâ, çocuğu olan bir hanım
niçin kendi çocuğunun eğitimini ‘ücreti mukabilinde çalışan bir
bakıcı’ya bırakıp da ‘ekmek parası peşinde’ koşsun?
İstisnaları bir yana bırakırsak, ‘hanımların evinde olması’ fıtrata
daha uygun olan tavırdır. Aksini iddia etmek, Türkiye ve dünya
gerçeklerini inkâr anlamına gelir.
Hepimiz biliyoruz ki, zaman zaman gündeme gelen “hanımlar için ayrı
otobüs ihdas edilsin” talepleri bazı çevrelerden ciddî tepki alan ve
‘darbe’ye bahane edilen konulardan biridir. ‘Yanlışlıkla’ bir belediye
böyle bir uygulamaya imza atsa, emin olun ki hemen bir ‘andıç’ bile
yayınlanır. Bununla da kalmaz, ‘büyük gazete’ ve TV’lerde günlerce,
bıktırırcasına haber konusu yapılır. Çoğunlukla da bu adımı atan
belediyeler özür beyan ederek bu uygulamadan vazgeçer.
Türkiye’de darbelere bahane edilebilen bir konu, başka ülkelerde
‘ihtiyaç’ olarak görülüyor ve gereği de yapılıyor. Bunun son örneği
geçenlerde Japonya’da sergilendi. Başşehir Tokyo’da daha önce
başlatılan “sadece hanımlara özel vagon”lardan sonra şimdi de bir adım
daha atılarak “sadece erkeklere özel vagon” uygulaması isteniyormuş.
Dikkat edelim: Hanımlar için zaten böyle bir uygulama var.
‘Taciz’den bıkan kadınlar daha önce böyle bir talepte bulunmuşlar ve ‘insana değer veren’ idareciler bu talepleri yerine getirmiş, hanımlar için özel ve ayrı vagonlar tahsis etmiş.
Şimdi de ‘taciz iftirası’ndan korkan ve bıkan erkekler, sadece erkeklerin binebileceği özel vagonlar istiyormuş. (Yeni Asya, 18 Haziran 2009) Bu talep sebebiyle Japonya ‘geri’ gitmediği gibi, irtica da hortlamamış, ilke ve inkılaplar da elden gitmemiş. Üstelik Japon ana muhalefet partisi de bu talebe karşı çıkmamış! Çıkmış olsaydı her halde duyulurdu.
EDİTÖR:
Artık insanlık istemese de Allahın kanunlarına uymaya mebur olacak...Ya severfek kabullenecek veya istemese de çaresiz oraya varacak....
| < Önceki | Sonraki > |
|---|














