Gazze’ye günlerdir gökyüzünden ölüm yağıyor. Çocuklar, kadınlar katlediliyor; mescidler, üniversiteler İsrail Ordusu tarafından yerle bir ediliyor. Bu röportaj yapılırken Gazze’deki ölü sayısı 350’ye yaklaşmış, yaralı sayısı da çoktan 1500’ü geçmişti. Hamas’ın Şam’daki bürosunda bir araya geldiğimiz Dr. Hüseyin el Avavede, Gazze’deki son gelişmeleri değerlendirdi. Hamas’ın siyasi sorumlularından olan ve İsrail’in işkence
ADEM ÖZKÖSE-ŞAM-GERÇEK HAYAT
- Gazze’deki son durum hakkında bilgi verir misiniz?
Geçmişte Nebileri öldüren Yahudiler bugün de Gazze’de bebekleri,
çocukları, kadınları katlediyor. Attıkları bombalarla insani yardım
kuruluşlarını, üniversiteleri, sivil insanların evlerini hatta Allah’ın
mescidlerini yıkıyorlar. Hak-Batıl mücadelesinde tarihleri boyunca hep
Batıl tarafı temsil eden Yahudiler, Gazze’ye saldırırken küçük-büyük,
asker-sivil ayırımı da yapmıyorlar. Çünkü onlar katliam, terör ve
ihaneti kutsallaştıran bir din olan Siyonizm’e inanıyorlar. Siyonizm
dini İsraillilere hep daha fazla Müslüman öldürmeyi, İslam’a daha fazla
saldırmayı emrediyor. Gazze’li kardeşlerimiz ise izzeti ve şerefi
kuşanarak Siyonist işgale karşı direniyor. Gazzeliler biliyorlar ki bu
yolun sonunda cennet, zafer ve özgürlük var. Gazze izzet ve destanın
öğretmenidir. Gazze İslam Ümmeti’nin şerefi ve onurudur. Gazzeliler bu
şeref ve onuru asla utanca bulaştırmayacaklar ve şehadete veya zafere
ulaşana kadar mücadele etmeye devam edecekler.
-Mısır Hükümeti’nin saldırıdan bir gün önce Hamas
yetkililerine Gazze’ye yönelik herhangi bir saldırı olmayacağı yönünde
güvence verdiği iddia ediliyor. Bu iddia doğru mu?
Evet, bu iddia doğru. Mısır Hükümeti’nden bir bakan bize İsrailli
yöneticilerle görüştüklerini ve Gazze’ye yönelik yakın zamanda herhangi
bir saldırı olmayacağını söyledi. Mısır Yönetimi, Araplar ve
Müslümanlar için bir yüz karası, bir utanç abidesidir. Hüsnü Mübarek
kıyamet günü Allah’a ne cevap verecek? Mısırlılar Hüsnü Mübarek’in
ihanetlerine daha ne kadar tahammül edecekler? Gazze’ye uygulanan
ambargonun bir başka sorumlusu da Mısır Yönetimi’dir. Mısır Yönetimi
İsrail’le işbirliği yapıyor ve Gazze halkını teslim olmaya zorluyor.
Fakat bu çabaları boşuna. Gazze asla teslim olmayacak ve temenni
ediyoruz ki Gazze Hüsnü Mübarek Yönetimi’nin de sonunu getirecek.
-Gazze’ye yönelik İsrail saldırısı nedeniyle Hamas’ı
suçlayan çevreler de var. Hatta Mahmud Abbas Mısır’da yaptığı basın
toplantısında ateşkesi bozduğu için Hamas’a tepki gösterdi. Gazze
saldırıları nedeniyle Hamas’a yönelik getirilen eleştiriler hakkında
neler söyleyeceksiniz?
Mahmud Abbas yalancılığı bir alışkanlık haline getirdi. Daha önce de
Filistinlilerin hacca gitmelerinin Hamas tarafından engellendiği
yalanını ortaya atmıştı. Şimdi de ateşkesin Hamas tarafından
bozulduğunu söylüyor. Hamas ateşkesi asla bozmadı. Fakat İsrail
askerleri ateşkesi ihlal edip Filistinlileri öldürmeye başlayınca
İzzeddin el Kassam Birlikleri de harekete geçti. Hamas suç işlemiyor.
Hamas vatanını ve dinini savunuyor. İzzeddin el Kassam Birlikleri işgal
edilmiş toprakları geri almak için çarpışıyor. Direniş Filistin
halkının hakkıdır ve halkımız bu hakkı sonuna kadar kullanacaktır.
Mahmud Abbas Hamas’tan ne istiyor? Abbas bizden çocuklarımızı öldüren,
vatanımızı işgal eden Siyonist düşmana çiçek mi vermemizi bekliyor?
Hamas Siyonist düşmana anladığı dilden cevap verecek ve İsrailliler
işgal ettikleri topraklarda asla huzur yüzü göremeyecekler.
-El Fetih’in tavrını nasıl değerlendiriyorsunuz? Zira
Gazze saldırısı başladığından beri El Fetih yetkilileri sürekli olarak
Filistin halkını birlik olmaya çağırıyorlar.
Biz El Fetih ile Mahmud Abbas’a bağlı Filistin Yönetimini birbirinden
ayırıyoruz. El Fetih, Filistin’in onurudur. El Fetih Filistin’in
tarihidir, El Fetih Yaser Arafat’tır. Fetih’in bir çok savaşçısı Kudüs
için şehit oldu. Gazze’de de ilk defa direnişi başlatan da Fetih’tir.
Bugün gerçek Fetih Hamas ’la birliktedir ve onlar bizim halkımızın
evlatlarıdır. Mahmud Abbas’a bağlı Filistin Sultası’nın Fetih’le hiçbir
alakası kalmadı. Yaser Arafat’ı zehirleyenler de onlar. Bugün Mahmud
Abbas’a bağlı askerler Filistinli direnişçilerin silahlarına el
koyuyorlar ve onları tutukluyorlar. Tıpkı İsrail gibi Filistinlilere
zulüm yapıyorlar. Bu ihanet değil midir? Bu Siyonist düşmana hizmet
değil midir? Hamas Filistin’i savunan bütün gruplarla dün olduğu gibi
bugün de birlik içinde olacaktır.
-Halid Meşal El Cezire televizyonuna verdiği röportajda
bütün Filistinlileri direnişe çağırarak 3. İntifadayı ilan etti. Bundan
sonra Filistin’de neler olacak? Ayrıca İsrail’in Gazze saldırısına
karşı şiddetli bir cevap vermeyi düşünüyor musunuz?
İzzettin el Kassam Birlikleri İsrail’in Gazze saldırısına karşı en
güzel cevabı istişhad eylemcileri vasıtasıyla verecek. İsrailliler
Filistinlilerin kanının bedelinin ne kadar ağır olduğunu öğrenecekler.
İştişhad eylemcileri önümüzdeki günlerde Siyonistleri işgal altında
tuttukları her yerde vuracaklar. İzzettin el Kassam Birlikleri
günlerdir Askalan ve çevresine füze yağdırıyor. Bir çok İsrailli
yerleşimci bu füzeler nedeniyle ağır şekilde yaralandı. Ramallah’ta 7
İsrailli bıçaklandı. İsrail halkının ne kadar zor durumda olduğunu
anlamak istiyorsanız İsrail televizyonlarına bakın. Askalan ve
çevresine atılan füzeler sadece bir başlangıç. Siyonist düşmana hak
ettiği cevabı pek yakında iştişhad eylemcileri verecek. Direniş birinci
ve ikinci İntifadadan daha da güçlenerek çıkmıştı. Şimdi sıra üçüncü
intifadada. Allah’ın izniyle üçüncü intifada Filistin devrimine bizi
daha da yaklaştıracak.
- Bir kara operasyonu bekliyor musunuz? Kara operasyonu gerçekleşirse Hamas Gazze’yi savunacak güce sahip mi?
1O ay önce İsrail Ordusu Gazze’ye girmek için kara operasyonu
düzenlemişti. 6 gün boyunca Gazze’ye girebilmek için sürekli
saldırdılar; fakat İsrail tankları 1OO metreden fazla ilerleyemedi. 10
ay önceki kara operasyonunda 20’den fazla İsrail askeri öldü ve onlarca
İsrail askeri de yaralandı. Bir kara operasyonu olursa Hamas ve diğer
direniş grupları Allah’ın izniyle İsrail Ordusu’na büyük bir hezimet
yaşatacaklar. Mücahidler şu an İsrail Ordusu ile karada çarpışmak için
bekliyorlar ve karadan gelecek İsrail askerleriyle göğüs göğüse
çarpışmak için kendi aralarında yarışıyorlar. Hepsi ilk safta olmak
istiyor. İsrail Ordusu Gazze’ye girmeye kalkışırsa Gazze Siyonist
düşman için Allah’ın izniyle bir mezarlığa dönüşecek. Gazzeliler
bıçaklarla, silahlarla, taşlarla Siyonist düşmana karşı direnecek.
-Şu an Refah Kapısı ne durumda? Gazze’ye yardımlar girmeye başladı mı?
İslam Ülkelerinden gelen yardım konvoyları Refah Kapısı’nın önünde
bekliyorlar. Mısır Hükümeti Refah Kapısı’nı açmayarak büyük bir ihanete
imza atıyor. Bu ihaneti ne İslam Ümmeti, ne Araplar, ne de Filistin
halkı unutmayacak. Hatta bir Mısırlı kardeşimiz Refah Kapısı’ndan
Gazze’ye girme denemesinde bulundu. Mısır Askerleri bu genci
öldürdüler. Sizde hiç mi insaf yok? Alınlarınız secdeye nasıl değiyor?
Refah Kapısı’nın önünde Gazze’ye girmeye çalışanlara silah sıkan Mısır
Askerlerinin İsrail Askerlerinden farkı ne? İkisi de Müslüman’a
zulmediyor, Müslüman’a silah sıkıyor. Çünkü Mısır Yönetimi İsrail’le
irtibat halinde çalışıyor. İsrail’in sınırlarını Mısır ve Ürdün
askerleri koruyor.
-Hamas, Gazzelilerin Mısır’a girmeleri için tekrar sınırdaki duvarları yıkacak mı?
Evet. Bunun için uygun bir vakit bekleniyor.Mısır Refah Kapısı’nı açmazsa Hamas bir kez daha aynı yönteme başvuracak.
-Hizbullah Lideri Hasan Nasrullah Mısırlılara Refah
Sınır Kapısı’nı yıkmaları için bir çağrı yaptı. Hamas’ın da böyle bir
beklentisi var mı?
Mısırlılar bu mücadelede mallarıyla, dualarıyla bizimle birlikte
oldular. Şimdi tarihi bir dönemden geçiyoruz. Bu yolun sonunda ya
şehadet ya da zafer var. İkisinde de Müslümanlar kazanacak. Biz de
Mısır ve Ürdünlülere aynı çağrıyı yapıyoruz. Çıkın sokaklara ve
sınırlara yürüyün. Gazze’de çocuklarınız, kardeşleriniz öldürülüyor.
Nerede Amr bin As’ın torunları? Nerede Selahaddin Eyyübi’nin torunları?
Daha ne kadar İsrail’le işbirliği yapan yöneticilerinize sabır
göstereceksiniz? Kıyamet gününde Allah’a nasıl hesap vereceksiniz?
-Olmert, Gazze saldırısından önce
Türkiye’ye gelip başbakan Recep Tayyip Erdoğan’la görüşmüştü. Gazze
saldırısı sonrası bu görüşmeyle ilgili Türk kamuoyunda bir çok iddia
gündeme geldi. Siz Olmert’in Gazze saldırısı öncesi Türkiye’ye yaptığı
ziyareti nasıl değerlendiriyorsunuz?
Biz Hamas olarak Türk Hükümeti’nden İsrail’le olan ilişkilerini
kesmesini, özellikle de askeri işbirliğine son vermesini istiyoruz.
Türk Hükümeti İsrail Ordusu yerine İzzettin el Kassam’la askeri
işbirliği yapmalı. İşgalci İsrail Ordusu ile tatbikatlar yapmak yerine,
Filistinli direnişçilere silah desteği vermeli. Bunu sadece Hamas
değil, Türk Halkı da istiyor. Türkiye Halkı Gazze ile birliktedir.
Türkiye Halkını televizyonlarda yağmurun altında Gazze için gösteri
yaparken görüyoruz. Türkiyeli kadınlar Gazze’ye altınlarını
gönderiyorlar. Türk Halkı bu mücadelede Filistinlilerle aynı saftadır.
Kudüs Filistinlilerin olduğu kadar Türklerindir de. Kudüs’e yıllarca
Osmanlı hükmetti. Filistin Osmanlının, Sultan Abdulhamid’in toprağıdır.
Sultan Abdulhamid Türklerin olduğu kadar Filistinlilerin de
halifesidir. Türkiye hükümeti hiçbir şey yapamıyorsa en azından İsrail
Elçisini Türkiye’den çıkarmalı. Filistinliler Türk Hükümeti’nden tıpkı
Sultan Abdulhamid gibi kendilerine önderlik etmesini istiyor.
Başbakanınız Sayın Recep Tayyip Erdoğan Sultan Abdülhamid Han’ın
Siyonistlere verdiği cevabı hatırlamalı. Siyonistler Sultan
Abdülhamid’den toprak istediklerinde; Sultan Abdülhamid Siyonistlere
“Dünya kadar altın verseniz, size Filistin’den bir karış toprak parçası
vermem” demişti. Biz bugün aynı tavrı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dan da
bekliyoruz. Ayrıca Sayın Recep Tayyip Erdoğan Refah Kapısı’nın
açılmasını da sağlayabilir. Çünkü Türk Hükümeti’nin Arap Dünyasında
büyük bir itibarı var.
-Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Gazze saldırısı sonrası yaptığı açıklamaları nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türk Hükümeti’nin duruşu Mısır Hükümeti’nden daha iyi. Ayrıca Sayın
Recep Tayyip Erdoğan Filistin konusunda Hüsnü Mübarek’ten daha duyarlı
davranıyor. Fakat bizim Türkiye’den beklentilerimiz daha ileri derecede.
-Şu an Gazze Halkı en çok neye ihtiyaç duyuyor? Hem bir Hamas
Yetkilisi, hem de bir Filistinli olarak Türkiye Halkından istekleriniz
nelerdir?
Öncelikle Türkiye Halkına sizin aracılığınızla selamlarımızı gönderiyor
ve Türkiye Halkından bizimle birlikte verdikleri cihadı sürdürmelerini
istiyoruz. Türkiye’de Gazze için düzenlenen gösterileri
televizyonlardan seyrediyoruz. Bu gösteriler Türkiye’deki İsrail
Elçiliği kapatılana, İsrail Elçisi Türkiye’yi terk edene kadar sürmeli.
Şu an Gazze’deki yaralılar acil şekilde sıhhi ve tıbbi malzemeye
ihtiyaç duyuyor. Gazzeliler Türkiye Halkından bu konuda dün olduğu gibi
bugün de yardım bekliyorlar. Bugün İslam Dünyası’nda Filistin
mücadelesine en çok destek olanlar Türkler ve İranlılardır. Araplar
Türkleri ve İranlıları kendilerine örmek almalı. Kardeşlerim! Biz bir
Ümmetin fertleriyiz. Bizim kanımız, sizin kanınız. Siz bu mücadelede
onurlu bir tavır sergiliyorsunuz.
-Son olarak sizinle ilgili bir soru sormak istiyorum.
İsrail işgaline karşı mücadele verirken gözlerinizi kaybetmişsiniz.
Fakat Hamas’daki görevlerinizi aksatmadan sürdürüyorsunuz. Bu sizin
için zor olmuyor mu?
Her Müslüman gücü yettiği kadar cihad etmek, direnmek ve İslam için
çalışmak zorundadır. Allah Kur-an’da; insanlara ancak güçleri yettiği
kadar mesuliyet yüklendiğini haber veriyor. Sahabe Abdullah İbn Mektum
(RA) gözleri görmemesine rağmen hiçbir işten geri durmadı ve son
nefesine kadar İslam’ın yayılması için mücadele etti. Gözleri görmese
de Kadısi’ye Savaşı’na katıldı. Çünkü Abdullah İbn Mektum (RA) cihada
katılmanın bir Müslüman için ne kadar büyük bir öneme sahip olduğunu
biliyordu. Biz de inşallah hayatımızın sonuna kadar İslam’ın kuvvet
bulması için çalışmaya ve Filistin’in özgürlüğü için mücadele etmeye
devam edeceğiz.
Gözlerini işkencede kaybetti
1960 yılında El Halil’de doğan Hüseyin Halil el Avavede
ilkokul,ortaokul ve liseyi El Halil’de okudu. Kudüs İslam
Üniversitesi’nde 4 sene eğitim gören El Avavede daha sonra mastır
yapmak için Lübnan’a gitti ve Beyrut’ta İslam Felsefesi alanında
mastıra başladı. El Avavede ilk defa 1981 yılında Filistin’de gözaltına
alındı ve 40 gün boyunca İsrail Askerleri tarafından sorgulandı.
Gözaltı esnasında başına aldığı darbeler ve vücuduna verilen aşırı
elektrik nedeniyle gözlerini kaybeden El Avavede Beyrut’taki eğitimine
ara verdi ve El Halil’deki bir camide imamlık yapmaya başladı. Burada
yaptığı vaazlarda Filistinli gençleri İsrail işgaline karşı mücadele
etmeye çağıran Dr. Hüseyin el Avavede, 1981 ile 1993 yılları arasında 6
kez daha gözaltına alındı ve toplam 20 ay cezaevinde kaldı. Cezaevinden
çıktıktan sonra Filistin’den sürülen El Avavede; İsmail Heniye, Dr.
Rantisi, Mahmud Zahar ve bazı Hamas mensuplarıyla birlikte Güney
Lübnan’da bir mülteci kampında kalmaya başladı. 1994 yılından beri
Şam’da sürgünde yaşayan Dr. Hüseyin el Avavede, Hamas’ın siyasi
kanadında çalışıyor ve Beyrut’taki İmam Evzai Üniversitesi’nde akademik
kariyerini sürdürüyor
| < Önceki | Sonraki > |
|---|













