.

.

Mürşidimiz

E-posta Yazdır PDF

Efendi Hazretlerinin Mübarek Sözleri - 3

tekgl.jpg

1)  Hanım ihvanlarımızın elbiselerinin biraz dar olduğunu haber alıyorum. Nedir bu böyle?  Elbise diken terzilere ne diyeyim? Hele bizim ihvanımıza bu hiç olur mu? Ahir zamandayız, düşünün taşının, tehlikeli yere ayak basmayın. Büyük bir iştesiniz, sizinle yaşıyor bu İslamiyet. “şeriatı muhafaza etmemem sebebi ile Müslümanların darlığına sebep olmayayım” deyiniz. Elbiseniz geniş olsun, dar elbiseden vazgeçin, yaptı iseniz tövbe kapısı kapanmadan işi düzeltin, sonra düzelmez.

2)  Erkeklerin takke sarık sarmayıp başları açık gezmeleri mürüvvetlerini, heybetlerini gideriyor. İhtiyar adam başı açık geziyor, niçin? Avrupa’ya uyacak. Sen İslam’ın şeklini bırak, beğenme, Müslümanlığı da kimseye bırakma. Bir kimse lisanı ile Müslüman kabul edilseydi, alırdı eline tesbihi; “Ben Müslüman’ım, ben Müslüman’ım” der, Müslüman olurdu.

Müslüman demek: Rabbinin emirlerine, farz, vacip, sünnet, ne varsa hepsine tam manasıyla boyun eğen demektir. Mevla Teala’nın düşmanlarından kaçıp dostlarının halleri ile hallenen demektir. Çok dikkatli itinalı Müslüman olalım, dikkatli Müslüman olursak İslamiyet gelir.

3)      Avrupa’nın modalarına uymak, onlara uymak demektir. Onların şekli üzere entari giymek, onların sözünü tutmaktır. Bu ise haramdır. İnsan düşmanına itaat etmez, muhalefet eder.

4)      Ah bu gözler, neler yapar neler, ne çanaklar kırar, ne küpler döker. İhtiyar da olsanız muhafaza ediniz kendinizi. Bir dede vardı, ne dedi biliyor musunuz ? “Genç bir hanım gelse karşıma, kedimi on beş yaşında hissediyorum.” Kalbin doğru olsa da bakma, kendini ateşte yakma. Onun için tesettürsüz hanımlar, milletin başına bela oluyorlar. Açıyorlar kendilerini, millette bir şey zannediyor.

5)  İlahi bidat’tir. İlahi, Cenab-ı hak ve din ile alakalı olarak yazılmış makamlı olarak okunan şiirlerdir.

6)      Bir alim ki Hz Rasulullah’ın  vekilidir. Allah’u Teala Kur’anı Kerim de şöyle buyuruyor; “Biz ona şiir öğretmedik, şiir ona yakışmaz da.” (Yasin süresi ayet 69) Resulullah’a layık olmayan hiç alime layık olur mu, Kur’anı okumak anlamak varken ilahi, şiir okunur mu, şiir okuduğunuzda Kur'an darılıyor, niçin? “o mecliste ben okunsaydım, ben tanınmış, benim şerefim, kıymetim bilinmiş olacaktı, insanlar beni okumaya ve benimle amel etmeye rağbet edeceklerdi” demiş oluyor. Kur’anı Kerim’i böyle gücendirmeye razı mısınız? Alimlere marş okumak da yakışmaz. Her kim okursa marş, ona layık olmaz arş.

7)   Birisi diyor “sabah namazına kalkamıyorum”, ben diyorum “teheccüd namazı için erken kalkın” o,  “sabah kalkamıyorum” diyor.

8)    Ezanı dinlemeye gayret edelim, dedim. Az önce caminin kapısına geldik “Ankara’dan telefon geldi” denildi. Telefonu elime aldım, ezan okunmaya başladı, karşı tarafa “ezan okunuyor, bekleyin.” Dedim. Durdular ezan bitti. Dua yaptık, ondan sora konuştuk.

9) Namazı tadil-i erkan üzere kılalım, rükudan, secdeden doğrulduğumuzda azalarımız tam yerleşsin, iki secde arasında “Allahümmeğfirli” diyelim. Rüku ve secdedeki tesbihler 3, 5, 7 kere olabilir. Bu tespihlere üç kere ile iktifa etmekten utanıyorum Rabbimden “ne firar adammışsın yahu” denilmesinden çekiniyorum. 5 ve 7 kere söylemek  müstehab.

10) Erkekler namazlarını camide kılarken, hanımlar aynı vakitte evlerinde kılarlarsa namazlarını cemaatle kılıyor demektir.

11)  Kimileri hafızlık çalışır, kimileri Arapça okur, fakat namaz kılmazlar, bu olur mu? Namaz kılacağız, hem de ezan okunur okunmaz. Akşam namazını üç dakika, öğleyi, ikindiyi beş dakika, yatsıyı on dakika sonra kılalım.

12)  Hanım kardeşlerimiz baba, ağabey amca (vs) mahremlerinden biri olmaksızın sakın seferi mesafeye yolculuk etmesinler. Mahremsiz hacca bile yollamıyor İslamiyet.

13) Kızmamayı adet edininiz, insan kızınca şeytan yaptırmadığını bırakmaz.

14)  Bir çantanız olsun, içerisinde Kur’anı Kerim, Mektubat, Risale-i kutsiye, İslam ilmihali, defter, kalem, koyun ve bu çantanız devamlı her gittiğiniz yerde sizin yanınızda olsun.

15)  Arkadaşım, eşim, dostum, beni beğenmez diye çarşaf giymeyenler var. Halbuki dinimizin emrini beğenmeyen o kimselerin hakikatlerini görse, onardan kırk metre öteye kaçar.

16)  Millet lise, üniversite bilmem ne bilme ne. Ta Amerika’ya kadar okutmak için çocuk gönderiyorlar. Kapının önünde medrese varken sen oğlunu kızını ta Amerika’ya gönderiyorsun, hiç utanmıyor musun, nedir zorun? Şeytanlık var sende.

Pazar, 16 Kasım 2008 15:25 tarihinde güncellendi
E-posta Yazdır PDF

EFENDİ HAZRETLERİNİN MÜBAREK SÖZLERİ - 2

 

elmas1vy2.jpg 1) Çarşaf giymekle büyük yiğitlik yapıyorsunuz, milletin tesettüre heves etmesine sebep oluyorsunuz. Kimse bu işi yapamaz ancak Cenabı Hak size nasip etti. Ölünceye kadar devam edelim, bunlar yüzümüzü ak edecek. Pantolonlar, bilmem neler giyen-lere öldüklerinde “sen kimin ümmetinden idin, bu halin nedir?” der, sitem ederler, iyice cehalet doldu ortalık.



Perşembe, 02 Ağustos 2012 13:35 tarihinde güncellendi
E-posta Yazdır PDF

Peygamberimizin s.a.v Annesinin ismi olsun !

  hatamin.jpgİSMİ NE OLSUN???

Gürcistanlı bir talebemiz vardı, hanımını da getirmiş ve bir medreseye yerleştirmişti. Bir müddet sonra çocukları oldu. Gelinin annesi müslüman değildi ve doğan kızın isim olarak Meryem ismini teklif etti. Anna baba ne yapacaklarını düşündüler sonunda Efendi hazretlerine k.s. müraccat ettiler, çocuklarına bir isim takmasını rica ettiler. Efendi Hazretleri k.s. bunun ismi Âmine olsun buyurdu. bu durumu gelinin annesine haber verdiklerinde şaşırıp sukut etti ve kabullendi. 

İşte her işte Allah dostlarının bir ilacı ve çıkış yolu vardır, yeterki istifadeyi bilelim. 

Salı, 11 Kasım 2008 06:46 tarihinde güncellendi
E-posta Yazdır PDF

Mektubun Aslı

ferman_1.jpgDaha önce Efendi hazretlerimizin Merhum Hasbi hocamıza göndermiş olduğu mektubu sizlerle paylaşmıştık... Şimdi de sizlere istek üzerine mektubun aslını paylaşıyoruz. Bu yazıyı yazan eller hürmetine, Allah cc bize Habibi Muhammed Mustafa sav yanında cemalini seyreylemeyi  nasib eyleye...

Mektubun Türkçesi için ise buraya bakınız: Buyrun  

Pazartesi, 15 Eylül 2008 19:37 tarihinde güncellendi
E-posta Yazdır PDF

Efendi Hazretlerinin Mektubu!

ferman.jpgEsselamu Aleyküm ve Rahmetullahi ve Berekatuhu!

Sizlere ve yanınızda bulunan Allahın salih kullarından (yanınızdakilere de) Alahın selamı, rahmeti ve bereketleri olsun. 

Allah yolunda kardeşimiz muhterem Hasbi Efendi. Tebriknamenizi aldık, çok memnun olduk. bBl mukabele (karşılık olarak) mübarek ramazanı şerif bayramınızı tebrik eder, dini mübini islama hizmetçi olmak üzere hakiki bayram olan, Mevlamızın cemaline kavuşmak şerefiyle müşerref olmamızı, Cenabı Hak celle ve alâ Hazretlerinden dilerim.

Kıymetli vakitlerimizi, en kıymetli olan vazifelerimize sarf etmeye canla gayret edelim. Bu fırsat bir daha ele girmez. Bu yoldaki kardeşlerimizi de bu hususta uyandırmaya dikkat edelim. 

Dini mübini islamın devam ve bekası, kişi kendi vazifesini ifa ettikten sonra, milleti uyandırmak için çalışmaya bağlıdır.

Tekrar selam ve hürmetlerimizle sözümüzü bitirir, istikamet ve hüsnü hatimemiz için dualarınızı dilerve dua ederiz. 

Miskin kardeşiniz Mahmud Ustaosmanoğlu  27 Ramazan 1390 

NOT:

Bu gün usul-u fıkıh (Mir'at) kitabımı karıştırırken karşıma Efendi Hazretlerinin k.s. mektubu şerifi çıktı. Bu ve bir kaçtane mektubunun fotokopisi yanımızda mevcuttur. Sırası geldikçe yayınlarız inşaallah! 

Şu kısa mektubu şerifte ne büyük inceliklere temas etmişlerdir. Önce muhatabın (kendi talebesi ve müridi olduğu halde) tebriğini kabul etmesi, en mühim vazifelere teşvik edip son maksud olan Mevlanın cemalini kazanmaya arzulandırması, vakitlerin boşa geçirilmemesi, islamın bekasının dayandığı tebliğ vazifesini de hatırlatması. Allahu teala, bu dostlarının ahlakını bize de nasib eylesin. Yolundan ayırmasın. Âmîn! 

 

Pazartesi, 08 Eylül 2008 07:05 tarihinde güncellendi

Sayfa 5 - 9

Yasal uyarı : Sitedeki sohbet, yazı ve resimler; üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan ve kaynak göstererek alınabilir.
Üzerinde değişiklik yapılması, ticari amaçla kullanılması hukûken yasaktır.